X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Krizlere kalkan sektör: Bankacılık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Krizlere kalkan sektör: Bankacılık

  • Giriş Tarihi: 22.4.2015 12:25
Krizlere kalkan sektör: Bankacılık
Krizlere kalkan sektör: Bankacılık

2002 öncesinde Türkiye'nin tarihinin en büyük krizini yaşamasında baş aktör olan bankacılık sektörü, siyasi ve mali istikrar ile etkin denetim sayesinde dünyaya örnek oldu.

Koalisyon hükümetleri döneminde, düzenleme ve denetleme işlevi etkin bir şekilde hayata geçirilemediği için büyük bir güven kaybına uğrayan bankacılık sektörü, 2002 seçimleri ile birlikte sağlanan siyasi istikrarla kabuk değiştirdi. Bir dönem, Türkiye'de krizlerin kaynağı haline gelen sektör, son yıllarda ise adeta krizlere karşı koruyan kalkan rolünü üstlendi.

GÜVEN UNSURU ZEDELENDİ

Özellikle 1990-2000 yılları arasında, kamunun hesapsız harcamaları ile birlikte borç stoğu hızla artarken, kamu bankaları görev zararları ile hükümetlerin arka bahçesi haline dönüştü. Kamunun borçlanma ihtiyacının rekor düzeylere ulaşması sonucunda, gerçek işlevleri olan reel ekonomiyi finanse etmeyi bir kenara bırakan bankalar, sadece kamuyu fonlar hale geldi. Zedelenen güven unsuru ve kredibilitesi yeterli olmayan kişilere verilen bankacılık izinleri, 2011 yılına gelindiğinde Türkiye'nin tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşamasına neden oldu. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankaların ve başta kamu bankaları olmak üzere sektörün yeniden yapılandırılmasının maliyeti, gayri safi milli hasılanın üçte birine denk geldi.

GERÇEK BANKACILIĞA DÖNÜŞ

2002 yılının kasım ayında yapılan seçimler, Türkiye ekonomisi için de bir dönüm noktası oldu. Tek parti iktidarı ile birlikte sağlanan siyasi istikrar ve ekonomik programın tavizsiz uygulanması, bankacılık sektöründe adeta milat oldu. Üç haneye ulaşan enflasyonun ve yüzde 1500'ü gören faizin tek haneye gerilemesi ile bankacılık sektöründe yapısal değişimleri sağladı. Bir dönem sadece devleti finanse eden sektör, gerçek işlevine dönerek reel ekonomiyi ve büyümeyi desteklemeye başladı. Denetim ve gözetim faaliyetlerinde taviz verilmemesi sonucu çürük elmaların da ayıklanması ile birlikte bankacılık sektörü, özellikle 2008 krizinde rüştünü ispat ederek, Türkiye'nin krizden en az etkilenen ülkelerden biri olmasında kilit rol oynadı. Sektör, siyasi ve ekonomik istikrarı da arkasına alarak yabancıların da gözdesi haline gedi.

KREDİLER 18 KAT ARTTI

2002 yılından günümüze bankacılık sisteminin büyüklüğünün milli gelire oranı 44 puan yükseldi. Sektörün öz kaynakları 16 milyar dolardan 100 milyar dolara, krediler 31 milyar dolardan 545 milyar dolara çıktı. 2001 krizi sonrasında mali disiplinin sağlanması, kamunun borç yükünün hafifletilmesi ve enflasyonun düşürülmesiyle makroekonomik istikrar sağlandı. Bankacılık sistemi de asli görevi olan özel sektörün yatırım ve tüketim ihtiyaçlarının finansmanına odaklandı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.