X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye’de büyük değişimlere şahit olduk
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye’de büyük değişimlere şahit olduk

  • Giriş Tarihi: 22.4.2015 12:55
Türkiye’de büyük değişimlere şahit olduk
Türkiye’de büyük değişimlere şahit olduk

Güler Sabancı son 30 yılı şöyle değerlendirdi: “Türkiye, her geçen gün kendini yenileyen, değişime çok hızlı adapte olma kabiliyetine sahip, son derece dinamik bir ülke”

1980'leri yenilikçi, 1990'ları da belirsizliğin en çok hissedildiği yıllar olarak hatırlayan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, "2000'lerde ise oluşan istikrar ortamıyla ekonomik anlamında gözle görülür bir toparlanma yaşadık. Türkiye, her geçen gün kendini yenileyen, değişime çok hızlı adapte olma kabiliyetine sahip, son derece dinamik bir ülke" diye konuştu.

SABAH gazetesinin kurulduğu 1985 yılında, Sabancı Holding'te yaşanan en önemli gelişmeler nelerdi? O yıllarda hangi alanlarda çalışıyordunuz?

1978'de Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun olmuş ve Lassa'da çalışmaya başlamıştım. 1985 yılında da Kordsa Global Genel Müdürü olarak görev yapıyordum.

1985'lerin Türkiye'si ile 2015'lerin Türkiye'sini karşılaştırdığınız zaman sizi en çok etkileyen gelişmeler neler?

70'lerin sonuna doğru Türkiye zor günler yaşıyordu. Ben de tam o dönemde çalışma hayatına başladım. 1980'li yıllar ise dünyada açılım yıllarıydı. Türkiye'de de büyük değişimlerin yaşandığına hep birlikte şahit olduk. Daha büyük girişimler, özel teşebbüsler, özel inisiyatifler ön plana çıkmaya başladı. Telekomünikasyon sektörünün büyümeye başlamasını, bu dönemde yaşanan en önemli gelişmeler arasında görüyorum. Kısaca, 80'ler çok yenilikçi bir dönemdi. 90'lı yıllar ise Türkiye'de belirsizliğin en çok hissedildiği yıllardı. Koalisyon hükümetleri ülke yönetimindeydi, politikada istikrar yoktu, enflasyon yüksekti ve yüksek faiz oranları uygulanıyordu. Tüm bu nedenlerden ötürü, 90'larda Türkiye, potansiyelini gelişme yolunda kullanmada maalesef başarılı olamadı. 2000'lerde ise oluşan istikrar ortamıyla ekonomik anlamında gözle görülür bir toparlanma yaşadık. Türkiye, her geçen gün kendini yenileyen, değişime çok hızlı adapte olma kabiliyetine sahip, son derece dinamik bir ülke. Bunun da faydalarını her alanda görüyoruz.

SABAH ÖNCÜ VE REKABETÇİ

SABAH gazetesinin sizin hayatınızdaki özel yeri nedir? Medya dünyasında da önemli rekabetlerin yaşandığı yıllardan geçtik. SABAH gazetesi sizin için ne anlam ifade ediyor?

SABAH, Türk medyasının temel taşlarından biri. 80'li yılların ikinci yarısıyla, 90'lı ve 2000'li yıllara tanıklık edip bugünlere gelmesi, SABAH gazetesinin öncü ve rekabetçi bir yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor. Toplumun haber alma özgürlüğü için çalışmanın, son derece hayati bir görev olduğuna inanıyorum. Bu görevi layıkıyla yerine getiren tüm SABAH gazetesi çalışanlarını ve gazetenin bugünlere gelmesinde emeği geçen herkesi gönülden tebrik ederim. -

Sabancı Holding, 30 yılda nereden nereye geldi? Çalışan sayısı, yaptığı ihracat, satışlar, ciro, yenilikler anlamında neler yaşadı?

80'li yıllar ortaklıklar kurmaya, büyümemizi hızlandırmaya başladığımız yıllardı. 90'lı yıllar ise Sabancı Topluluğu'nun, yönetişim, kalite, rekabet edebilirlik konularında ciddi bir dönüşüm yaşadığı, mükemmeliyette başarı sağladığı, yeni atılımlar yaptığı bir dönem oldu. 1990'da Akbank ilk defa halka arz edildi ve hisselerinin yüzde 15'ini halka sattı. Bir taraftan da şirketlerimizi Gümrük Birliği'ne hazırladık. O yıllarda toplam kalite sistemlerini, iş mükemmeliyet modellerini şirketlerimizde uygulamaya başlamıştık. Şirketlerimiz bu konularda öncülük ediyordu. Örneğin 1996 yılında lastik şirketimiz Brisa, Avrupa Kalite Ödülü'nü kazanmıştı. Kord bezi şirketimiz Kordsa Global, bu alanda birçok ödüle layık görüldü. 90'larda Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir seviyesi 2 bin dolardan, 3 bin dolara çıkıyordu. Gelecek 10 yıl içinde 5 bine, 7 bine çıkacağı da görülüyordu. Bugün ise, 10 bin dolar seviyesinde bir rakamdan söz ediyoruz. Dolayısıyla tüketici daha büyük önem kazanmaya başlamıştı. Biz de bu doğrultuda Carrefour'la ortaklık gibi, kendi elektronik perakende mağazamız Teknosa gibi tüketiciye yönelik perakende iş sahalarına girdik. Portföyümüzü zenginleştirdik. 1996'da Enerjisa ve Akçansa kuruldu. 1997'de Sabancı Holding'in halka arzı yapıldı. 1999'da Sabancı Üniversitesi açıldı. 2002'de yine bizim için çok değerli olan Sakıp Sabancı Müzesi'nin açılışını yaptık. Bugün her biri sektöründe lider iştirakleri, güçlü yabancı ortaklıkları, üniversitesi, vakfı ve müzesi ile, insan için çalışan köklü bir topluluk haline gelmenin gururunu yaşıyoruz.

Grup Türkiye'yi hangi ilklerle tanıştırdı? Hangi sektörlerdeki yenilikleri bu gruba borçlu ülke?

Sabancı Topluluğu olarak, geride bıraktığımız zaman diliminde, farklı sektörlerde birçok ilke imza attık. Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse; Türkiye'yi yüzde 50-50 yabancı ortaklık modeliyle tanıştırarak, başarılı sonuçlar alınabileceğini kanıtladık. 1996'da Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girmesiyle, uluslararası yatırımların ülkemizde rekabetçiliği arttıracağına inandık ve bu yönde topluluğumuzu hazırladık. Bu sayede verimli ortaklıklar gerçekleştirmeye devam ettik. Dünyanın lider kord bezi üreticisi olan Kordsa markamız, Türkiye'de kendi teknolojisini üreten ilk şirket oldu. Öte yandan Türkiye lastik pazarı lideri Brisa ise, 1996 yılında iş mükemmelliği konusunda gösterdiği üstün performans sayesinde Avrupa Kalite Büyük Ödülü'nü kazanan ilk Türk şirketi olarak hepimizi gururlandırdı. Türkiye'de "Toplam Kalite Yönetimi" anlayışını ilk uygulayan şirketlerden biri olduk.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.