X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İktisat fakülteleri bankacı değil girişimci yetiştirebilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İktisat fakülteleri bankacı değil girişimci yetiştirebilir

  • Giriş Tarihi: 14.12.2015 17:50 Güncelleme Tarihi: 15.12.2015 09:39
İktisat fakülteleri bankacı değil girişimci yetiştirebilir
İktisat fakülteleri bankacı değil girişimci yetiştirebilir

Özgür BAYRAKTAR

Türkiye'de yurt dışına kıyasla neden daha az iyi girişimci var? Aslında bu soruyu şöyle sormalıydık: Eğitim sistemimiz neden daha fazla girişimci yetiştiremiyor?


Girişimciliğin önemini siyasiler gözden kaçırmış olabilir mi?

Bu önermede Türkiye'nin Cumhuriyet kurulduğundan beri geçtiği oldukça çetin politik ve ekonomik buhranları yok saymıyoruz. Ancak bugün özellikle internet girişimciliği tarafında önemli bir yere sahip olan ABD ve İngiltere, bunun altyapısını yıllar önce yapmıştı. ABD'de Ronald Reagen'ın ''Reagonomics'' adı ile de anılan iktisat politikası, girişimcilik ve inovasyon merkezliydi. Evet, 1980'lerden bahsediyoruz. Dönemin ünlü ekonomistlerinden Friedman, bu politikaları olumlu bulurken ABD'nin girişimcilerin riskini azaltan bu iktisadi politikalarla yükseldiğini tarihe not düşmüştü.

Margaret Thacther'ın yine bütününe ''Thatcherism'' adı verilen iktisadi politikası da 1975'te İngilitere'deki girişimciliğe yeni bir ufuk katmıştı. Bu uygulamalar GSYİH büyümesi eksilerde olan İngiltere, kararlı politikalarla eski günlerine kavuşmuştu.





Hem ABD'de, hem İngiltere'de siyasi otoritenin girişimci ve girişimcilik hakkında konuşması haliyle eğitim sistemine de yansıdı ve işletme ile iktisat okulları girişimci yetiştirmeye başladı, bankacı değil.




Yukarıdaki tablo, ABD'de üniversite ve kolejler üzerinde yapılan bir araştırmanın sonucu. Buna göre bu eğitim kurumları ''Öğrencilerden girişimcilik eğitimi talebi gelmemesi'' sorusuna yüzde 16 ile evet demiş. Yani eğitim kurumlarıa göre öğrencilerin yüzde 84'ü girişimcilik eğitimi istiyor. Bu araştırma ülkemizde yapılsa çok üzücü sonuçların ortaya çıkacağını tahmin etmek güç değil.

İlköğretim altyapımız hala sorunlu, lise mezunları ise dünyayı tam olarak tanımıyor.

Türkiye'de ilköğretim reformu halen tamamlanamadı. Pek çok model denendi, sonuç alınamadığı düşünüldü ki bu modeller yerine yepyeni modeller uygulanmaya başladı. Bugüne dek hiçbir milli eğitim politikası ders programlarına temel iktisat, girişimcilik gibi çocukları erken yaşta iş dünyası ile tanıştıracak zorunlu veya seçmeli ders ekleyemedi.

Liselerde de durum farklı değil. Zaman zaman girişimcilik konuşmak üzere lise öğrencileri ile de bir araya geliyoruz. Dünya ticaretinden, Türkiye ekonomisinden ve girişimcilikten haberi dahi olmayan öğrenciler mezun ediyoruz. İlköğretim sert bir adım olsa da, on yedi on sekiz yaşlarında bir Türk gencinin girişimci ruhu taşıması gerekiyor. İngiltere'den 40, ABD'den 34 yıl geriden gelen bir girişimcilik temelli eğitim sisteminden bahsediyoruz.

İktisat, işletme mezunu bankacı, mühendisler özel memur.

Türkiye'deki iktisat fakülteleri bankacı, mühendislik fakülteleri ise masa başı ''özel sektör memuru'' yetiştiriyor. İstisnalar hariç olmak üzere böyle giderse neredeyse mühendislik yapan mühendisimiz kalmayacak.

Bazı vakıf okulları ve birkaç devlet üniversitesi haricinde girişimciliğe yeterince önem veren yüksek öğrenim kurumları çok az sayıda. Hatta bazı üniversitelerin bazı fakültelerinde ''Girişimcilik Kulüpleri'' dahi bulunmuyor.

Peki çözüm nedir?

Türkiye, 2023 ve 2071 vizyonları için oluşturduğu ekonomik politikaya girişimciliği ve girişimcilik eğitimine ayıracağı bütçeyi de şimdiden eklemeli.

- İktisat Fakülteleri bankacı değil ekonomist yetiştirmeli, işletme fakülteleri ise yönetici yetiştirmeli. Kurumiçi girişimciliğin de altını çizmeli. Dünya devi şirketleri yöneten Türklerin tek farkı, çoğunun Türkiye'de eğitim görmemiş olmaları. Demek ki sorun cevherde değil, işleyen de.
- Aşama aşama ilköğretim ve lise seviyesinde temel ekonomi, temel girişimcilik dersleri eklenmeli. Değerler eğitimi içerisinde iş ahlâkına da yer verilmeli.
- Türkiye'de girişimci olmanın -maalesef hala- bir işsizlik ya da iş bulamadığı için yapılan bir ''oyalanma süreci'' olduğu algısının yıkılması için daha çok etkinlik, eğitim kurumlarında daha çok konferans, daha çok teşvik.
- Büyüyünce ''girişimci olacağım!'' diyen çocuklar yetiştirmeli. Bunun için ise girişimci öğretmenler. Bir nesil yetiştirmekten daha büyük bir girişim olabilir mi?
- Siyasi otorite, girişimcilik eğitimine serbestiyet ve fon sağlayarak devlet üzerinde oluşabilecek yükü dışarıya vermeli. Düşünsenize devlet liselerinde ve üniversitelerinde girişimcilerin kredili dersler verdiğini? Vakıf okullarında okuyan gençlerimiz bunlardan faydalanırken milyonlarca öğrenci girişimcilikle neden tanışmasın?

Türkiye'nin geleceği istikrarlı eğitim politikaları ve girişimcilikte. Girişimciliğin geleceği ise yenilenecek eğitim sistemi ve ekonomi politikalarında.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.