X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İkinci take off dönemi başlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İkinci take off dönemi başlıyor

  • Giriş Tarihi: 4.1.2016
İkinci take off dönemi başlıyor
İkinci take off dönemi başlıyor

Yatırım Ajansı'nın Başkanı Arda Ermut, Türkiye'nin yabancı yatırımda 2003-2007 arasındaki gibi bir dönemi yaşayacağını belirterek, "İkinci take off dönemi başlıyor" dedi

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ile yeni dönemi ve hedeflerini konuştuk.

2015'te doğrudan uluslararası yatırımların büyüklüğü ne oldu? 2016 hedefiniz nedir?
Geçen yıl hedefimiz aslında 2014'ün rakamını korumaktı. Ama seneyi umduğumuzdan daha iyi kapatacağız. 14 milyar doların üzerinde bir büyüklük oluştu. Bu yıl rakamı netleştirmedik. Ama bir önceki yılın üzerine çıkmaya çalışacağız. Ajans olarak yeni bir sisteme geçiyoruz.

"1 Kasım'dan sonra telefonlarımız susmadı" demiştiniz. Realize olan proje var mı?
1 Kasım sonrasında birçok proje raftan inip, masaya kondu. DP World'ün Kocaeli'nde yürüttüğü bir liman projesi var. Gıda sektöründe uluslararası bir şirket, Türkiye'de bir ortaklık sürecinde. İhracatı ön plana çıkaran ve Ortadoğu'yu hedefleyen bir yatırım olacak. Avrupa'dan ilaç üreticisi bir şirketin yatırımına odaklandık. Türkiye'de hiç üretilmeyen bir ilaç için çalışmak istiyor. Uzakdoğulu bir şirketin petrokimya yatırımı üzerinde çalışıyoruz. Bu iş için büyük mesai harcıyoruz. İnşallah realize edersek, tahtaya vurarak açıklayacağımız bir proje olacak. Afşin-Elbistan'ı takip eden bir yatırımcı var. Onlara da destek sağlıyoruz. Avrupa'da birden fazla şirketin havacılık yan sanayi projelerini takip ediyoruz. Birkaç tane de kompozit ürünlerle ilgili yatırım planlayan şirket var.

Ajansta kuracağınız yeni sistemden bahseder misiniz?
Sapanca'da bir toplantı yaptık. Sektör ve ülke stratejileri oluşturduk. Performans bazlı bir sisteme geçeceğiz. İlk 5 yılda ajansın çalışmaları daha çok farkındalık yaratmaya yönelikti. İlker başkan (Aycı) döneminde sektör bazlı ve proje odaklı stratejiye geçildi. Türkiye'nin imalat ve hizmet sektöründe yatırım çekme konusunda bir sıkıntısı olmadığını gördük. Şimdi kritik sektörlerde ülkeyi küresel değer zincirlerinde daha üst noktaya getirmek, katma değerli yatırımları buraya taşımak istiyoruz. Yeni stratejimiz bu.

ÖNCE YÖNETİM SONRA ÜRETİM MERKEZİ

Kritik sektörler dediğiniz hangileri?
Otomotiv, petro-kimya, bilgi ve iletişim, iş hizmetleri, mühendislik ve tasarım, lojistik, altyapı, elektrik ve elektronik ürünler, Ar-Ge, yönetim-pazarlama… Türkiye'nin bölgesel üs konumu var. Çokuluslu şirketler birçok ülkeyi buradan yönetiyor. Örneğin, Coca-Cola, İntel, GE… Biz potansiyeli kullanıp, şirketlerin Türkiye'yi yönetim merkezinden sonra üretim merkezi olarak görmelerini sağlamak istiyoruz. 3M bunun bir örneği oldu. KOBİ'lerle ilgili çalışmalarımızı da artırmayı planlıyoruz. Startup yatırımlara da yoğunlaşmaya başladık. Orada Türkiye'nin ciddi bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye artık düşük maliyetli ülkelerle yarışan bir ülke değil. Biz, ekosistemi geliştirerek yatırımcının maliyetini düşüreceğiz, hem lojistik hem de altyapı projeleriyle diğer ülkelerden ön plana çıkacağız.

Performans bazlı sisteme geçileceğini söylediniz. Nedir bu?
Devlette kamu yönetimi reformu konuşulurken, biz bu sisteme kendi içimizde başlayalım istiyoruz. Yani bir nevi pilot uygulama gibi olacak. Toplam personel sayımız 140. Bu sistemle, nereye ne kadar zaman harcadığımız, kaynaklarımızı nasıl kullandığımız, nasıl sonuçlar elde ettiğimiz ortaya çıkacak. Bu ciddi bir envanter de sağlayacak.

PROAKTİF BİR AJANS OLACAĞIZ

Yatırımcılara anlattığınız yeni hikâyeniz var mı?
Uluslararası yabancı yatırımlar açısından 2003-2007 arasında çok iyi bir dönem vardı. Şimdi de ikinci bir 'take off' (havalanma) dönemi yaşayacağız. Önümüzde 4 yıllık seçimsiz bir dönem var. Hükümetimizin açıkladığı eylem planında yabancı yatırımcılarla ilgili birçok düzenleme bulunuyor. Bu konuda bir başbakan yardımcılığı oluşturuldu. Başbakan Yardımcımız Lütfi Elvan'ın olması bize ekstra güç katıyor. Ajans ilk kurulduğu günlerde farkındalık yaratmak için uğraşıyordu. O zaman bir yatırımcı geliyor, bizi buluyordu. Şimdi bu farkındalık oluştu. Yatırımcılara elimizde hazır paketlerle gitmek istiyoruz. Yani ülkemizde katma değerli ürün üretecek yatırımcıyı bulup, "Bakın bir potansiyel var, teşvik ve arsamız hazır" diyeceğiz. Proaktif olacağız.

YATIRIM DANIŞMA KONSEYİ TOPLANACAK

Yatırım Danışma Konseyi toplanacak mi?
Bu ay, Türkiye'de yatırımı olan yabancı şirketlerin CEO'larıyla Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcımız Lütfi Elvan'ın katılacağı bir zirve yapılacak. Dolmabahçe'deki zirveye 50 yatırımcı katılacak. Daha sonra da Yatırım Danışma Konseyi için hazırlıklara başlayacağız. Katılımcı listesini henüz oluşturmadık. Davos'ta da yatırımcılar ile karar vericileri bir araya getireceğiz.

Yabancılar Türkiye'deki ve çevresindeki olayları soruyor mu?
Türkiye'yle ilgili dışarıda haksız bir kampanya yürütülüyor. Ama bakın, 2002'den sonra başlayan bir süreç var. Türkiye, özgüven kazandı. Global krizler dışında Türkiye ekonomisi kolay kolay bir şeyden etkilenmiyor. İki yılda birçok operasyon oldu ama ekonomi etkilenmedi. Bize bölgesel riskleri sorduklarında "Bu bölge yüzyıllar boyunca karışıktı ama biz hep bunlarla başa çıktık" diyoruz. Yabancı yatırımcı da buradaki pazarlara ulaşmak için en güvenli limanın Türkiye olduğunu görüyor.

Kanal İstanbul ve İstanbul Finans Merkezi'yle ilgilenen yatırımcı var mı?
Kanal İstanbul'u soran 4-5 şirket var. İstanbul Finans Merkezi için de Singapur ve Malezya ile ilgili ciddi bir çalışma yapıyoruz.