Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Özlem DOĞANER: “Uzun ince bir yolda”

Giriş Tarihi: 21.5.2016
"Erzincan'da çocukken yere uzanır gökyüzüne bakardım. Geçen uçağın içinde olmayı hayal ederdim." İşte o çocuk, önce semalarında uçan bütün uçakları yönetti, sonra kendisi gibi çocuklar için uçağa binmeyi hayal olmaktan çıkardı. Yarın 'nin rotasını çizecek koltuğa oturacak. Binali Yıldırım, bugüne kadar 'yi karadan, denizden, havadan ve internetten bağlayan adam oldu. Marmaray'dan hızlı trene, 4.5G'den köprü ve havalimanlarına birçok proje hayal etti. Türkiye'nin mega projelerde bu kadar başarılı olmasının ana nedeni AK Parti hükümetlerinde Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım'ın hayallerinin kesişmesiydi. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Yıldırım'ın yaptıkları, bu yeni dönemde "sadece planlayan değil, planlarını uygulayan bir hükümet"le karşı karşıya olacağımızı gösteriyor. Biz başka bir yönünü anlatalım Yıldırım'ın... Bugüne kadar yolları kısalttığı kadar gönül bağlarını da kuvvetlendiren yanını. Yıldırım, bir gün görmeyen çocukların olduğu bir yuvayı ziyaret eder, kendisini tanıtır ve çocuklara ne istediklerini sorar. Çocuklar bakan olduğuna inanmazlar. O da çıkarır kartvizitini uzatır. Çocuklar braille yani körler alfabesinin de olduğu kartviziti ellerine alınca karşılarında bir bakan olduğunu anlarlar. Yakın çevresi onu iki kelimeyle anlatır: Hırslı ve vefalı... Gitmediği yer kalmadı, en sevdiği türküyü "Uzun ince bir yoldayım"ı hayata geçirdi. Her ortamda Ulaştırma Bakanı olduğu kadar Uzlaştırma Bakanı olarak da anıldı bugüne kadar. Yıldırım, bütün toplantılarda esprilerle başladığı konuşmalarda işadamlarına şu hikayeyi anlattı: "2007 yılında seçimler öncesinde Erzincan'ın köylerini dolaşırken karşıma bir nine çıktı. Nineye bir isteği olup olmadığını sordum. O da "Evladım yolumuz, suyumuz, elektriğimiz tamam da internetimiz hızlı değil" dedi. 'O ne ki?" diye sorunca nine dedi ki 'Sen nasıl bakansın? Bilmiyor musun? Messenger'ı da mı bilmiyorsun?' 'O ne dedim?' O da torunuyla Almanya'dan messenger'la konuştuğunu anlattı. Bu yüzden de kimsenin bahanesi olmasın." Görünen o ki Türkiye ekonomisi yeni bir sıçrama hamlesi yakalayacak. O yüzden yeni dönemde kimse Yıldırım'ın önüne bahanelerle gelmesin. Dokunulmazlık oylaması da göstermiştir ki sağduyu ve ülke sevgisi ön plana alınınca Türkiye'nin önünde hiçbir engel olamaz.

İnsanlığın zirvesi
Yeni hükümet, kabinede değişiklikler derken altını mutlaka çizmemiz gereken bir konuyu atlamayalım. Tarihte ilk defa düzenlenecek olan Dünya İnsani Zirvesi 23-24 Mayıs tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. İnsani yardımda milli gelire oran dikkate alındığında dünyanın en cömert ülkesi unvanına sahip olan Türkiye, insanlığa yine ders verecek. Zirve, insan acılarının İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek düzeye ulaştığı bir dönemde düzenleniyor. Yaşadığımız dünyaya bir bakın. Son 10 yılda yardıma muhtaç insan sayısı 2 katına çıktı. Her yıl 218 milyon insan doğal afetlerden dolayı mağdur oluyor. Ve bu afetlerin dünya ekonomisine maliyeti 300 milyar doları aşıyor. Savaş ve çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilen 60 milyon kişi bir ülke nüfusu olsaydı dünyanın en büyük 24. ülkesi olurdu. Bu acılı nüfus, dünyanın en kalabalık ülkesi haline gelmeden bir şey yapmalı. İnsanlığa yazılacak İstanbul bildirisi çok büyük önem taşıyor bu yüzden...
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Özlem DOĞANER: “Uzun ince bir yolda”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz