X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER (Özel Haber) Tarladan Türkiye Şampiyonluğuna
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

(Özel Haber) Tarladan Türkiye Şampiyonluğuna

  • Giriş Tarihi: 13.4.2015 09:58 Güncelleme Tarihi: 13.4.2015 09:58
KÜÇÜK YAŞLARDA DEDELERİNİN TARLADA ÖĞRETTİĞİ TEKNİKLERLE GÜREŞE BAŞLAYAN ANTRENÖR İLYAS PEKER, 12 YAŞINDA KAZANDIĞI TÜRKİYE ŞAMPİYONLUĞUNUN ARDINDAN ŞİMDİLERDE GELECEĞİN SPORCULARINI YETİŞTİRMEK İÇİN MÜCADELE VERİYOR.
(Özel Haber) Tarladan Türkiye Şampiyonluğuna

Küçük yaşlarda dedelerinin tarlada öğrettiği tekniklerle güreşe başlayan antrenör İlyas Peker, 12 yaşında kazandığı Türkiye şampiyonluğunun ardından şimdilerde geleceğin sporcularını yetiştirmek için mücadele veriyor.
Dedelerinden öğrendiği kaba tekniklerle güreş müsabakalarında 12 yaşında Türkiye şampiyonu olan antrenör İlyas Peker (40), azmin ve sabrın başarının anahtarı olduğunu belirterek, gençlerin yeteneklerini öldürmemeleri gerektiğini ve yetenekleri varsa mutlaka bu spora yönelmeleri gerektiğini söyledi.
Dedelerinin tarlada çalıştıkları sırada mola verdiklerinde güreştiklerini ve kendisinin de güreş ile bu dönemde tanıştığını anlatan Peker, atalarından öğrendiği teknikler sayesinde 12 yaşında iken Türkiye şampiyonasında birincilik kazandığını ifade etti. Peker, "Ata sporu olduğundan dolayı biz köyde bağda bahçede küçük yaşlarda tarlada buğday biçerken dinlenme esnasında büyüklerimiz birbirleriyle güreşirlerdi. Onların yaptığı bu davranışlar bizlerde heves oluşturdu. Bu arzuyla başladım güreşe. Atalarımız büyüklerimiz bana hep sen de güreşçi olacaksın pehlivan olacaksın derdi. Yemek yiyip çalışmamız konusunda bizlere tavsiyelerde bulunurlardı. O havayla o istekle başladım güreşe. Sonra şehre geldik yerleştik. Girdiğimiz ilk salonda baktım güreş yapılıyor. O zamanlar okullarda beden eğitimi öğretmenleri çok nadirdi. Sınıf öğretmenlerimiz de çok aktif ve yaramaz olduğumuzu görünce bizi salonlara teşvik etti. Salonlarda güreşe ilk başladığımda adaptasyon sürecini bile yaşayamadan dedelerimizin bize gösterdiği o kaba tekniklerle güreştim. Bir ay sonra yetenekli olduğumu anlayınca hocalarımız bizi miniklerde grup müsabakalarına götürdü. Miniklerde 26 kiloda grup şampiyonu oldum. Daha sonra Türkiye Şampiyonasına götürüldüm. Güreşe başlayalı henüz 3 ay olmuşken Türkiye Şampiyonu oldum. Böylelikle güreş hayatım başlamış oldu" dedi.
"GENÇLERİMİZ YETENEKLERİNİ ÖLDÜRMEMELİ"
Gençlerin yetenekli olduklarını görmeleri halinde mutlaka bu branşa yönelmeleri gerektiğini kaydeden Peker, "Gençlere tavsiyem kendi yeteneklerini öldürmesinler. Güreşi onlara rahatlıkla tavsiye ediyorum, çünkü zihinsel bedensel gelişime katkı sağlayan bir branş. Bütün sporları içerisinde barındıran mükemmel bir branş. Sonuçta ata sporumuz. Kökeni insanlığın varlığına dayanan bir branş. Ben gençlerimize bu branştan kopmamalarını tavsiye ediyorum. Ben gençlerimizin bu branşı Avrupa veya dünya şampiyonluğu için değil bu sporun ahlakını kazanmaları için tavsiye ediyorum. Tabi ki yetenekli olursun mücadele edersin şampiyon olursun ama ben de yetenekliydim Allah nasip etmedi Avrupa veya Dünya şampiyonluğu. Nihayetinde burada biz vatana millete hayırlı ahlaklı sporcular yetiştirmeye gayret ediyoruz bence en önemlisi bu" diye konuştu.
OĞLU İLE BİRLİKTE MAÇLARI İZLİYOR
Güreşi büyükleri sayesinde sevdiğini anlatan Peker, oğlu ve babasıyla birlikte maçları takip ettiğini ifade ederek, "Oğlumu da bu ata sporuna özendirmeye çalışıyorum. Babam da bu müsabakaları izlemeye geliyor. Oğlum var, kardeşim var. Akrabalarım yeğenlerim yani kısaca sülalece bu camianın içerisindeyiz. Biz güreşi atalarımızdan öğrendik, gelecek nesillerimize aktarmak zorundayız" dedi.
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nde güreş antrenörü olarak görev yapan Peker, ’da bu branşa gereken önemin verilmediğini kaydederek, yetenekli gençlerin bu branşa yönlendirilmesi halinde başarılı sporcular yetişebileceğini sözlerine ekledi.