X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şerzan Kurt Davası’nın Ardından
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şerzan Kurt Davası’nın Ardından

  • Giriş Tarihi: 20.2.2015 17:58

Muğla’da 11 Mayıs 2010 günü karşıt gruplu öğrencilerin kavgası sırasında Şerzan Kurt’u öldürdüğü ileri sürülen polise 16 yıl hapis cezası verilmesinin ardından, sanık ve maktul avukatları açıklamalarda bulundu.
Mahkeme heyetinin tutuksuz sanık G.Ş. hakkında 16 yıl hapis cezası verdiği duruşma sonrasında, maktul avukatı ile baba Ömer Kurt’un yanı sıra, sanık avukatı Erol Halka basın açıklaması yaptı.
Erol Halka, Türk hukuk tarihine geçecek olan bir dava ile karşı karşıya olduklarını söyledi.
Mahkeme tarafından verilen kararın vicdanları kanattığını ifaden eden Halka, “Müvekkilim olan Gültekin Şahin’in, Şerzan Kurt’u öldürdüğü iddiasıyla yapılan yargılama sonunda kendisi hakkında 16 yıl hapis cezası verilmiş, suçun vasıf, mahiyeti ve süreleri dikkate alarak da kendisi hakkında tutuklama kararı verilmiş ve netice itibariyle kendisi buradan Kapalı Cezaevi’ne intikal edecek. Zira söz konusu kararı hukuki anlamda değerlendirdiğimizde ortada maddi hiçbir hakikatin olmadığını ve bu kararın sabit delillerle delillendirilemediğini görmekteyiz. Şerzan Kurt’un öldürülmesi hadisesini hepimiz nefretle, şiddetle kınıyoruz. Bu anlamda ailenin yanındayız. Lakin gelinen aşamada Şerzan Kurt’un gerçek katilleri dışarıda ellerini kollarını sallayarak dolaşmaktadırlar. Türk yargısı, maalesef yanlış şahsı, bir kamu görevlisini, ülkesi, vatanı ve milleti için hareket etmekten öte herhangi bir düşüncesi olmayan evli, çocuk sahibi bir baba olan zatı bugün cezaevine göndermiştir. Yargı süreci devam etmektedir. Tabi temyiz vesaire gibi haklar da saklıdır” dedi.
“KARARDAN DOLAYI SEVİNÇLİ DEĞİLİM”
Şerzan Kurt’un babası Ömer Kurt ise verilen karardan dolayı sevinçli olmadığını söyledi. Kurt, sözlerine şöyle devam etti:
“Biraz önce Şerzan Kurt’un mahkemesi bitti. Ben aslında sevinçli değilim. Polise verilen Selahiyet Vazife Kanunu ile 2007 tarihinden bugüne 183 gencimiz, çocuğumuz polis şiddetiyle karşı karşıya geldi ve öldürüldü. Şerzan’ın davası kısa bir süre içerisinde bitmiş olsaydı, katile gerekli ceza verilmiş olsaydı bugün aramızda Cömert’ler, Sarısülük’ler, Berkin Elvan’lar olacaktı, onlar öldürülmeyecekti. Bütün bu gençler polisin şiddetine maruz kalarak öldürülüyor. Niye? Mahkemelerin bunların koruyup, kollamasından dolayı. Umarım bizi tatmin etmemesine rağmen Şerzan Kurt davası sonrası bundan sonra kolluk kuvvetleri hak ettikleri cezayı alırlar."
Şerzan Kurt’un Avukatı Erkan Şenses ise mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararında dile getirdiği sanığı öldürme suçunu haksız tahrik altında işlediği yönündeki bozma kararına uyduğunu söyledi. Mahkeme heyetinin dosyadaki tek olumlu kararının ise sanığı tutuklanması olduğunu belirten Şenses, “Ancak haksız tahrik uygulaması kötü bir uygulama oldu. Zira polis görevi ve sıhhati gereği tahrik olamayacak konumdadır. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Duruşmada da ifade ettik. Yargıtay, polise karşı söylenen sözlerin örgüt propagandası oluşturmayacağına ilişkin iştir atta bulunmaktadır. Aynı Yargıtay bizim dosyada polisin karşı tarafın gösteriyi yapmasından dolayı tahrik altında olduğunu belirterek kendi istir atına aykırı bir karar vermiştir. Bizce bu çok tehlikeli karardır. Biz bu haksız tahrik yönünden dosyayı temyiz edeceğiz. Ayrıca mahkeme sanığa iyi hal indirimi yapmadı. Son günlerde sıkça tartışılıyor. İyi hal indirimi yapsaydı 16 yıl değil, 13,5 yıl gibi bir ceza verecekti. İyi hal indirimi yapmaması da olumlu bir örnek oldu. Zira sanık, duruşmanın başından beri gerek katılan tarafa gerek mahkeme heyetine karşı agresif tavırlar içerisindeydi. Neticede mahkeme kararı kısmen olumlu” diye konuştu.