X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Ekonomi Başdanışmanı Emine Nur Günay:
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan Ekonomi Başdanışmanı Emine Nur Günay:

  • Giriş Tarihi: 9.7.2015 13:48 Güncelleme Tarihi: 10.7.2015 16:30

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Ekonomi Başdanışmanı Emine Nur Günay, “Rusya, en önemli ticaret ortağımız. Çok derin kriz yaşıyor. Bunun olumsuz etkilerini Türkiye ekonomisi olarak sonuna kadar hissediyoruz” dedi.
’de iş adamları tarafından verilen ifatar yemeğine katılan Başbakan Ekonomi Başdanışmanı Emine Nur Günay, yaptığı konuşmada ekonomiyi değerlendirdi. Türkiye’nin bugünlerde huzura ihtiyacı olduğunu ifade eden Günay, “Yaşadığımız günlerde huzura çok ihtiyacımız var. Bu coğrafyada şöyle etrafımıza bir bakarsak, siyasi bir ateş çemberinin içinde olduğunu görürüz. Çok kritik günlerden geçiyoruz. Siyasi ateş çemberinin ekonomik ateş çemberine dönmemesi için hep birlikte el ele çalışmamız gerekiyor. Şöyle bir dünyadaki tabloya baktığımızda Rusya diyelim, en önemli ticaret ortağımız çok derin bir kriz yaşıyor. Bunun olumsuz etkilerini Türkiye ekonomisi olarak sonuna kadar hissediyoruz. Diğer tarafta Yunanistan, son gelişmelerin hepimiz farkındayız. Nereye gideceği belli olmayan görüşmeler Türkiye’yi doğrudan etkileyecek. Öbür tarafta ABD yeniden toparlanmaya başladı, ama çok kuvvetli toparlanma sinyalleri zaman zaman aksıyor. Çin ise yepyeni bir tabloyla karşı karşıya. Tek haneli büyüme rakamlarını beğenmeyen Çin, şu anda yüzde 6’lar civarında büyüyor. Ve şu son yaşanan borsa sorunu nedeniyle Çin ile ilgili çok büyük tereddütler var” dedi.
Günay, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Orta Doğu, Kuzey Afrika şu anda gerçekten çok zor günler geçiriyor. Ve artık bunlar kaos, çatışma değil savaşlar haline geldi. Peki Türkiye için bu ne demek? Önce dünya için ne demek? Ekonomi ve iş ortamını etkileyecek. Çin’deki yavaşlama, dünyadaki bu belirsizlik hepsi daha düşük büyüme demek. Daha düşük büyüme demek daha az yatırım, üretim, istihdam demek. İşte ekonomik ateş çemberi derken bunu kast ediyorum. O zaman bizim yapmamız gereken bu kadar zor koşullarda olan dünyada el ele verip iş dünyamız, siyasi partilerimiz, üniversitelerimiz, özellikle STK’larımız ele vereceğiz ve bu döneme hep birlikte çözüm bularak geçireceğiz. Bu yönde umutluyum, bunu yapmamız gerekiyor. Çünkü bu ülke bizim.”