Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)

  • 1
  • 23
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)

İTO'dan Sözcü'ye yalanlama!

İstanbul Ticaret Odası (İTO), FETÖ'cü Sözcü'de yer alan Rıza Sarraf ve Bilal Erdoğan'ın sahibi ya da ortağı bulunduğu firmaların borçlu olduğu iftirasını yalanladı.

İTO, bugün FETÖ'nün Sözcü Gazetesinde yer alan Rıza Sarraf'ın ve Bilal Erdoğan'ın sahibi ya da ortağı bulunduğu firmaların odaya ödenmemiş aidat borcu bulunduğuna dair başlıkla yayınlanan haberin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

İstanbul Ticaret Odasından (İTO) yapılan açıklamada, "Sözcü Gazetesinde bugün yayınlanan T.C vatandaşı Rıza Sarraf'a ait Roysar Gıda Dış Ticaret Limited Şirketi, Roysar Altın Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi ile Necmeddin Bilal Erdoğan'ın ortağı olduğu Doruk Izgara Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin İTO'ya ödeme süresi geçmiş borcu bulunduğu şeklindeki haber gerçeği yansıtmamaktadır" denildi.

"İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR"

İTO'dan, bugün Sözcü Gazetesinde yer alan Rıza Sarraf'ın ve Bilal Erdoğan'ın sahibi ya da ortağı bulunduğu firmaların odaya ödenmemiş aidat borcu bulunduğuna dair başlıkla yayınlanan haber üzerine şu açıklama yapıldı:

"Sözcü Gazetesi'nde bugün yayınlanan T.C. vatandaşı Rıza Sarraf'a ait Roysar Gıda Dış Ticaret Limited Şirketi, Roysar Altın Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi ile Necmeddin Bilal Erdoğan'ın ortağı olduğu Doruk Izgara Gıda Ticaret Limited Şirketinin İTO'ya ödeme süresi geçmiş borcu bulunduğu şeklindeki haber gerçeği yansıtmamaktadır. İTO'ya kayıtlı tüm şirketler için geçerli olduğu şekilde; söz konusu üç firmaya da 2016 yılına ait oda aidatı ve munzam aidat tahakkuk etmiştir. Bu aidatlar 2 eşit taksitte ödenecek olup; birinci taksitin son ödeme tarihi 30 Haziran, ikinci taksiti 31 Ekim'dir. Dolayısıyla, haberde belirtilen İTO üyesi 3 şirketin de bugün itibarıyla odamıza ödenmemiş borcu bulunmamaktadır."

  • 2
  • 23
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)

THY'den yolculara bagaj kolaylığı

Türk Hava Yolları (THY), bagaj taşımada yolculara kolaylık sağlayacak yeni bir projeyi hayata geçirdi. THY'nin Atatürk Havalimanı ile Taksim arasında bagaj taşıma hizmeti başlatan, yolcular artık bagajlarını Miniport ofislerine bırakarak gün boyu rahatça hareket edebilecek.

MİNİPORT OFİSLERİNDE KABUL BAŞLADI

Türk Hava Yolları, seyehat edecek yolcuların valiz taşıma çilesine çözüm bulmak için İstanbul'da Miniport ofisleri açarak yolcuların valizlerini kabul etmeye başladı. Miniport sayesinde yolcular Taksim ve tarihi yarımadada yer alan otellerinden check-out yaptıktan sonra bagajlarını teslim edebiliyor. İstanbul'daki son günlerini rahatça gezerek ya da alışveriş yaparak geçiren yolcuları bagajları olmadığı için havalimanına saatler öncesinden gitmesine de gerek kalmıyor. Yolcular Taksim'de bulunan Miniport ofisine haftanın her günü 07.00-23.00 saatleri arasında valizlerini teslim edebiliyor. Yolcularında uçuşlarından en az 5 saat önce valizlerini bu ofise teslim etmesi gerekiyor.

HAVALİMANINDAN DOĞRUCA ETKİNLİKLERE

İstanbul'a gelen yolcular ise otellerine gitmeden bagajlarını havalimanındaki Miniport ofisine teslim edebiliyor. Kendileri gün içinde fuar, toplantı ve kültür turlarına katılırken ya da alışveriş merkezlerini dolaşırken bagajları doğrudan Taksim'e getiriliyor. Atatürk Havalimanı'nın dış hatlar terminalindeki metro katında bulunan Miniport ofisinde herhangi bir saat kısıtlaması bulunmuyor ve günün her saatti bagajteslimi yapılabiliyor.

  • 3
  • 23
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)

1 Arap tüketici 5 Rus tüketici kadardır

Ünlü turizmci Fettah Tamince, turizm sektörünün yaşadığı krizin Türkiye'nin turizm yazılımını bir kez daha gözden geçirme zorunluluğunu ortaya çıkardığını belirterek, "Bunu yapabilirsek belki 2 yıl sonra 'İyi ki böyle bir şok yaşamışız. Riskli pazarları çeşitlendirdik' diyeceğiz" dedi.

Her sektörün zaman zaman birtakım sorunlar yaşadığını, yaşamaya da devam edeceğini belirten Tamince, turizm sektöründe bugün yaşanan sorunların geçen yıl sinyallerini verdiğini söyledi. Tamince, "2016'da farklı bir türbülans yaşıyoruz" dedi. Antalya'ya yılın 5 aylık döneminde gelen turist sayısında ciddi düşüş yaşandığını aktaran Tamince, uçak krizi dolayısıyla Rusya, sonrasında güvenlik endişesi nedeniyle Avrupa pazarından gelişlerde sorunlar yaşandığını anlattı.

"ÇÖZÜM ODAKLI BAKIŞ"

Türkiye'nin son yıllarda dünya ortalaması yüzde 4'ler düzeyindeyken, turizmde çift haneli büyüme rakamlarına ulaştığını, ancak bu yıl itibariyle bunun sürdürülebilirliğinin ortadan kalktığını kaydeden Tamince, sektörün yaşadığı krize ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Çok uzun vadeli bakmak lazım.Türkiye turizm potansiyeli çok büyük, turizm yatırımları çok yüksek olan bir ülke. Sadece Antalya'da özel sektörün 35 milyar dolar üzerinde yatırımı söz konusu. Bununla birlikte devletin de ciddi altyapı yatırımları var. Antalya'ya sadece 5 saatlik uçuş uzaklığında 3 milyar nüfus var. Realitede sorunlar var, ancak 'bunun üstesinden nasıl geliriz'in gayreti içinde olmamız lazım. 'Aman ne oldu' diye kendimizi demotive edersek bu işin içinden çıkamayız. Grup olarak bu sorun karşısında 'Rixos olarak satış pazarlama faaliyetlerini nasıl artırırız, yeni pazarlara nasıl gideriz' arayışı içinde olduk ve ciddi mesafe kat ettik." "

"1 ARAP TÜKETİCİ 5 RUS TÜKETİCİ KADARDIR"

Tamince, sektörün yeni pazar arayışı içinde ön plana çıkan Ortadoğu ve Arap yarımadasının siyasi eleştiri içinde ele alınmasına karşı çıktı. Söz konusu pazarların olumsuz değerlendirilmesinin şu an için geçerli bir nedene dayanmadığını savunan Tamince şöyle konuştu: "Avrupa'nın en iyi destinasyonları yıllardır Araplarla ayakta kalır. Fransa, İtalya, İsviçre, Paris,Londra. Ortadoğulu, Arap tüketici ciddi para harcar, lükse düşkünlükleri var. Çünkü zenginler. Ülkelerin makro dengelerine bakmak lazım. Suudiarabistan'da kişi başı gelir 30 bin dolar, Arap Emirlikleri'nde 50 bin dolar. Rusya'da kişi başı gelir 10 bin dolar. Bir Arap tüketici 5 Rus tüketici kadardır."

"YENİ ÜRÜNLER ORTAYA KOYMAK GEREK"

Bununla birlikte söz konusu grubun kalabalık aile yapısıyla tatil için gittikleri ülkede uzun süre konaklamayı tercih ettiğini aktaran Tamince, bunun İstanbul'u ayakta tutan en büyük potansiyel olduğunu, ancak Türkiye'nin bu pazar içindeki payını artırabilmesi için onlara göre ürün geliştirmesi, yeni ürünler ortaya koyması gerektiğini belirtti. Tamince, "Yıllardır Mart ayını İranlı'lar kurtarır. Bir anda yüz binler gelir, bütün oteller dolar. Hindistan'ın yut dışında yapılan düğün bütçesi 5.2 milyar Euro. Bunun 1 milyar Euro'sunu neden almayalım. 3 yıl sonra Çinli seyahat edenler dünyada 1 numara olacak. Niye gayret göstermeyelim" diye konuştu.

"9 GÜN TATİL ÖNEMLİ BİR FIRSAT"

Bu süreçte dikkat çekilmesi gereken en önemli noktanın hükümetin, Kültür veTurizm Bakanlığı'nın sorunlar karşısında sektörle hareket etmeyi tercih etmesi olduğunu vurgulayan Tamince şöyle devam etti: "Gidiyoruz kapıları açık. Bizi dinliyorlar. Tanıtım bütçelerini artırmaya çalışıyorlar. Yeterli mi, hep beraber gayret ediyoruz. Yeterli olmayan noktaları yeterli hale getirmenin mücadelesi içindeyiz. Bu işbirliği içinde, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması yönünde sektör talebi de Bakanlar Kurulu tarafından hızla değerlendirilip sonuca bağlandı. Bu uzatma hem tüketici hem de bizler için önemli bir fırsat oldu."

"KRİZİN ÖĞRETİCİ YANI DA VAR"

Bu haliyle sektörün yaşadığı krizin öğretici bir yanı olduğunu da savunan Tamince, "Belki 2 yıl sonra 'İyi ki böyle bir şok yaşamışız. Riskli pazarları çeşitlendirdik. Bundan sonra yüzde 30- 40 düzeyinde, bir kentin bütün gelirini bir ülkeye bağlamak doğru olmaz' diyeceğiz" dedi.

Kriz koşullarında önemli bir noktanın da markalaşmak olduğunu belirten Tamince, yarattığı markanın krizin etkilerine karşı koruyucu güç olduğunu söyledi. Bu noktada marka haline gelmemiş, gelememiş sektör oyuncularının büyük markalarla işbirliğine gitmesini öneren Tamince, "Büyük marka bir okyanustur, onunla beraber olmak lazım" dedi.

"TÜRKİYE VE RUSYA BİRBİRİNE MUHTAÇ"

Türkiye'nin artık turizm yazılımını bir kez daha gözden geçirmek zorunda olduğunu kaydeden Tamince, bu ortamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya'ya mektubunun, Rus kamuoyunda geniş karşılık bulduğunu söyledi. Türkiye ve Rusya'nın birbirine muhtaç iki ülke, birbirini tamamlayan iki toplum olduğunu belirten Tamince, "Bunlar güzel gelişmeler. İki ülke arasındaki sorun 3 ayda çözülür, 1 yılda çözülür onu bilemem ancak bizim sektörü olumlu etkileyecektir" değerlendirmesini yaptı.

Tamince, kriz günlerinde gruba satın alma yoluyla yeni otel eklenip eklenmeyeceğine yönelik soruya ise "Gündemde yok ama neticede işadamıyım, hesabıma kitabıma uyan bir şey olursa değerlendiririz. Ama bunun insanların zor gününden faydalanıyoruz gibi görülmesi lazım" karşılığını verdi.

  • 4
  • 23
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)

Bakanların yeri değişti

BAKANLARIN LİSTESİ YENİDEN DÜZENLENDİ

Türkiye'nin bazı ülkelerle imzaladığı anlaşmaların öngördüğü ikili ticari ve ekonomik konuların ele alındığı Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantılarına başkanlık edecek Bakanların listesi yeniden düzenlendi.

Başbakan Binali Yıldırım imzasıyla yayımlanan ve bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan genelge ile KEK toplantılarına başkanlık edecek Bakanların listesinin yer aldığı 1 Mart 2016 tarihli genelge yürürlükten kaldırıldı.

"Karma Ekonomik Komisyon Eş Başkanlıkları" konulu Başbakanlık Genelgesi ile yeniden düzenlenen listeye göre görevlendirilen Bakanlar şöyle:

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli: Endonezya, Hırvatistan, Lüksemburg,Sırbistan.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek: Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: Bangladeş, Kamerun, Kongo Cumhuriyeti, Suudi Arabistan.

Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş: Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Tacikistan.

  • 5
  • 23
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)

Kıdem'de yeni sistem için geri sayım

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan yeni kıdem tazminatı düzenlemesiyle ilgili BaşbakanYıldırım'a sunum yapıldı. Düzenleme, ilgili bakanlıkların görüşünün alınmasının ardından hükümet tarafından kamuoyuyla paylaşılacak.

Yaklaşık 14 milyon 660 bin sigortalı çalışanı direkt ilgilendiren kıdem tazminatında, yeni sisteme geçilmesi için çalışmalar hız kazandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca başta Avusturyaolmak üzere farklı ülke modellerinin incelenmesiyle hazırlanan yeni kıdem tazminatı düzenlemesiyle ilgili, Başbakan Binali Yıldırım'a 15 Haziran Çarşamba günü sunum yapıldı.

İŞSİZLİK SİGORTASI FONUNA BENZEYECEK

Avusturya'da uygulanan modelden fon sisteminin örnek alındığı yeni düzenlemeye göre, kıdem tazminatı çalışanın kişisel hesabında birikecek. Böylelikle işsizlik sigortası fonundaki gibi işveren, çalışanının kıdem tazminatını her ay sisteme düzenli olarak yatıracak.

Fondan, kaldığı süreye bağlı nemalanacak kıdem tazminatı birikimlerini çalışanlar, belli koşulları sağladıktan sonra çekebilecek.

Çalışanların hak kaybının olmaması hassasiyetiyle hazırlanan düzenlemede, mevcut sistemdeki 30 günü koruyacak katsayı da oluşturuldu. Tüm çalışanların 1 günlük de olsa kıdem hakkından yararlanmasının hedeflendiği yeni düzenleme, ilgili diğer bakanlıkların da görüşünün alınmasının ardından hükümet tarafından kamuoyuyla paylaşılacak.

İŞÇİ KONFEDERASYONLARI FARKLI DÜŞÜNÜYOR

Kıdem tazminatında yeni sistem tartışmaları, işçi konfederasyonlarının da gündemini meşgul ediyor. Türk-İş ve DİSK kıdem tazminatının mevcut haliyle kalmasını savunurken, Hak-İş kıdemin fona devredilmesine sıcak bakmakla birlikte her bir yıla 30 günlük kıdem hakkından geriye gidilmemesini istiyor.

MEVCUT KIDEM UYGULAMASI NASIL?

Kıdem tazminatı, bir iş yerinde en az 1 yıldır çalışan işçinin, belirli şartlar oluştuğunda, işten ayrılırken aldığı toplu ödeme tutarıdır.

Kıdem tazminatı hesaplanırken, işçinin en son ay eline geçen brüt ücret esas alınıyor. İşçiye, iş yerinde geçirdiği her bir yıl için bir aylık brüt ücreti tutarında ödeme yapılıyor ve bu ödemeden sadece damga vergisi kesiliyor.

İşçinin sözleşmesinin "işveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık dışındaki nedenlerle, işçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık veya iş yerinde işin durması gibi sebeplerle, askerlik görevi nedeniyle, emeklilik hakkının elde edilmesi veya bu kapsamda gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulmasıyla, kadın işçinin evlenmesi ve işçinin ölümüyle" feshi halinde kıdem tazminatı ödeniyor.

  • 6
  • 23
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)
Günün ekonomi haberleri (17.06.2016)

Mehmet Şimşek'ten zorunlu trafiksigortası açıklaması

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, zorunlu trafiksigortası primlerinde düşüş eğiliminin başladığını, gelecek aylarda bunun belirgin hale geleceğini söyledi.Şimşek, sektöre de uyarı yaptı.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, bir televizyon kanalında katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI PRİMLERİ

Zorunlu trafik sigortalarına ilişkin düzenlemenin ardından primlerin makul bir düzeye gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine Şimşek, 2011'de itibaren birtakım yargı kararları nedeniyle sektörde sorunlar yaşandığını, şirketlerin zarar etmesinden dolayı primlerin yükseldiğini anımsattı.

Nisan ayının sonuna doğru Meclis'ten bir düzenleme çıkardıklarını ve sistemde öngörülebilirliği artırdıklarını belirten Şimşek, şöyle konuştu:

"Vatandaşımız haklı olarak 'bu düzenlemeyi yaptınız hani nerede, primler düşsün' diyor, haklılar. Sektörle de biz bu düzenlemeler öncesi epey çalıştık. Dedik ki 'bakın biz bu düzenlemeleri yapıyoruz, öngörülebilirliği artırıyoruz. Siz bunu hızlı bir şekilde tekrar fiyatlayın, daha düşük prim olarak vatandaşımıza hizmet vermeye devam edin'. Daha bu uygulama başlayalı bir ay oldu, henüz sonuçlarını görmek için biraz erken olmakla birlikte, ben özellikle takip ediyorum, primlerde düşüş eğilimi başladı, fakat esas önümüzdeki aylarda bu çok belirgin hale gelecek".

''SEKTÖRÜ UYARIYORUM''

Prim artışının durduğunu, aşağı doğru bir eğilim başladığını ifade eden Şimşek, "Biz sistemi de takip edeceğiz. Buradan da sektörü uyarıyorum, sektör yeni düzenlemeleri fiyatlara mutlaka yansıtması lazım. Yansıtmazlarsa ne olur? Ben olacağına inanıyorum ama olmazsa Hazine'nin bu yönde var olan yetkilerini kullanırız" dedi.

Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz kararının nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Şimşek, dünya ekonomisinin düşük büyüme ve düşük enflasyon tuzağına girdiğini, bunun önemli bir sorun olduğunu söyledi.