Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)

  • 1
  • 20
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)

Vizesiz Avrupa'da karar günü
AB Komisyonu, vizesiz Avrupa için Türkiye'nin yerine getirmesi gereken 72 kriterin ne ölçüde gerçekleştirildiğine ilişkin raporunu bugün açıklayacak. Kriterleri yerine getirdiğini düşünen Ankara'nın beklentisi 'Türkler Haziran sonunda vizesiz gelebilir' şeklinde bir tavsiye kararının çıkması.

AB Komisyonu'nun bugün açıklayacağı rapor beklendiği gibi olumlu olursa Haziran ayı sonunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İngiltere ve İrlanda hariç diğer AB ülkelerine vizesiz seyahatlerinin önü açılacak.

Raporda vizesiz seyahat için Türkiye'nin yerine getirmesi gereken 72 kriterin tamamlandığı belirtilirse, AB içinde de yeni bir süreç başlayacak.

AB'DEKİ ONAY SÜRECİ

Buna göre, konu öncelikle Avrupa Parlamentosu Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komisyonu'nda ele alınacak. Sonra da Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda görüşülecek. Parlamentodaki üyelerinin yarısının 'Türkler vizesiz gelsin' demesi yeterli.

Ancak Avrupa Parlamentosu'nda vize serbestisinin gerekli durumlarda askıya alınmasını öngören bir düzenleme önerisinin gündeme gelmesi de olasılıklar arasında.

Avrupa Parlamentosu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için vizesiz Avrupa'yı onaylarsa, konu Avrupa Konseyi'nde ele alınacak. Burada da nitelikli çoğunluk gerekiyor. Nitelikli çoğunluk oylamaya katılan ülkelerin yüzde 55'nin 'evet' demesini gerektiriyor. Bu da AB'ye üye 28 ülkenin 16'sının 'evet' demesi anlamına geliyor. Ayrıca 'evet' diyecek ülkelerin nüfusunun AB toplam nüfusunun yüzde 65'ni temsil etmesi gerekiyor. Yani, 'Vizesiz Avrupa' sürecinde hiç bir ülkenin veto hakkı yok.

AB'nin en etkili ve en kalabalık ülkelerinden Almanya, süreci desteklediği için, Ankara, onay süreci aşamasına gelindiğinde sorun çıkmayacağını düşünüyor.

GEÇ KALMIŞ BİR HAK

AB'ye vizesiz seyahat etme hakkı diğer aday ülkelere vatandaşlarına, adaylık statüsü kazandıklarında tanınan bir hak olarak uygulandı. Ancak Türkiye 1999 yılında AB'ye aday ülke kabul edilmesine rağmen, Türk vatandaşları için vize serbestisi 2013 yılında gündeme geldi.

16 Aralık 2013'te imzalanan anlaşmayla vize muafiyeti diyaloğu başlatıldı. Bu anlaşma, geri kabul süreciyle vize serbestliğinin paralel yürümesi üzerine kuruldu.

Geri kabul süreci, Avrupa'ya Türkiye üzerinden gittiği ispatlanan ancak iltica talebi kabul görmemiş üçüncü ülke vatandaşlarının kendi ülkelerine geri gönderilmek üzere Türkiye'ye iadesini öngörüyor.

Vizesiz Avrupa sürecinde sorun çıkması durumunda Türkiye'nin geri kabul anlaşmasını feshetme hakkı da bulunuyor.

  • 2
  • 20
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)

"AB ya sözünde duracak ya da Avrupa fikri yerle bir olacak"
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, "Eğer Avrupa Birliği uygun bir 'bahane' bulamaz ve vizeleri kaldırırsa, vizesiz seyahat Türkiye'yi Avrupa'nın en güçlü ve güvenilir ticari ortağı yapacak" dedi.

AB Komisyonu'nun bugün yayınladığı raporla Türk vatandaşları için vize muafiyeti yönünde tavsiye kararı aldığını belirten Çağlar, "Bu tavsiye kararı Avrupa Parlamentosu ve üye devletlerin önüne gelecek. Onlar da Haziran ayında bu tavsiyeye uyup uymadıklarına karar verecekler. Avrupa Birliği artık yol ayrımında; AB ya sözünde duracak ya da Avrupa fikri yerle bir olacak" diye konuştu.

Türkiye ile AB'nin 1996'dan bu yana Gümrük Birliği uyguladığını belirten Çağlar, "Bugün AB Türkiye'nin bir numaralı ithalat ve ihracat ortağı. Türkiye de AB'nin ithalatında 7'nci, ihracatında 5'inci sırada. Bu gerçeğe rağmen Avrupa'ya giden işadamımızın işini bitirip Türkiye'ye geri döneceği günü bırakın, neredeyse dönüş saatini bile ispat etmek zorunda bırakılması ne kabul edilebilir, ne de sürdürülebilir" dedi.

'TÜRK MALINI AVRUPA'DA DAHA ÇOK GÖRECEĞİZ'

Turizm ya da iş amaçlı kısa süreli vize muafiyetinin geçerli olacağı 26 Schengen ülkesinin toplam nüfusunun 400 milyonu aştığını belirten Çağlar, şunları söyledi:

"Vize serbestisiyle ticaretin hızlanmasıyla Avrupa'da Türk mallarına talep artacağı gibi, Türkiye'de maliyet avantajı sunan üreticilerin kıymeti de artacak. Avrupa evlerinde Türk malı beyaz eşya, tekstil, makine ve petrokimya gibi ürünleri çok daha fazla görmemizin önü açılacak. Vizelerin kalkmasıyla ihracatımızın yarıya yakınını yaptığımız Avrupa pazarı, Türkiye'ye daha da yakınlaşacak."

  • 3
  • 20
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)

"Gıda arzını sağlayamazsak Suriye trajedileri artar"
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, "Gelecek nesiller için sürdürülebilir gıda arzını sağlayamazsak, Suriye'deki trajedi benzerleri dünyanın pek çok yerinde yaşanabilir" dedi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Konferansı'nın 30'uncu oturumu, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da başladı. Toplantının açılış oturumunda konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, konferansın bölgede dünyada siyasi, ekonomik ve sosyal çalkantıların yaşandığı kritik bir dönemde gerçekleştiğini söyledi.

BİR YANDA 500 MİLYON OBEZ, DİĞER YANDA 800 MİLYON AÇ

Dünyada açlık çeken nüfusun oranının 1960'lı yıllarda yüzde 35 gibi yüksek bir düzeydeyken bugün yüzde 11'lere gerilediğini kaydeden Çelik, "Oran olarak baktığımızda bu önemli bir ilerleme olarak görülebilir. Ne var ki günümüzde bir yanda 500 milyon insan obezken diğer yanda 800 milyon insan aç" dedi. Aynı şekilde dünyadaki en zengin 62 kişinin servetinin dünya nüfusun yarısı olan 3.5 milyar insanın servetiyle eşit olduğunu belirten Çelik, her yıl 1.3 milyar ton gıdanın da israf edildiğini söyledi. Bunun karşılığında 27'si Afrika'da olmak üzere 34 ülkenin halkını besleyecek yeterli gıdaya sahip olmadığını aktaran Çelik, şunları söyledi:

"Böylesine çarpıcı tezatların yaşandığı dünya hiç kimse için güvenli bir dünya değildir. 1996 Roma Dünya Gıda Zirvesi'nde açlık çeken insan sayısının 2015'e kadar yarıya indirilmesi hedefi konulmuştu. 1000 Yıl Kalkınma Hedefleri arasına da giren bu konuda biraz ilerleme sağlanmasına rağmen ne yazık ki hedef tutturulamamıştır. Geçtiğimiz eylül ayında kabul edilen ve bu toplantımıza ana gündem maddelerinden biri olan sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde 2030 yılına kadar dünyada açlığın ortadan kaldırılması hedefi belirlendi. Ana misyonu açlık ve yoksullukla mücadele olan FAO gibi uluslararası kuruluşlara bu hedefe ulaşmak için büyük görevler düşmektedir."

GIDAYA ERİŞİM BARIŞIN KİLİDİ

Bu konunun G-20, G-7 gibi ekonomi temelli işbirliği platformlarının da gündemine girmeyi başardığını kaydeden Çelik, gıdaya erişimin uluslararası barışın kilit noktası haline geldiğini söyledi. İstanbul'da gerçekleşen G-20 Tarım Bakanları Zirvesi'nde gıda kayıp ve israfının ölçülmesi ve azaltılmasına yönelik teknik platform oluşturduklarını aktaran Bakan Çelik, 4 Aralık 2015'te FAO Genel Merkezi'nde faaliyete başlayan bu platforma katkı istedi.

TARIM TOPRAKLARI YOK OLUYOR

Gıdanın israf edilmeden ölçülü şekilde tüketilmesinin İslam'ın da ana öğretilerinden biri olduğunu kaydeden Çelik, "İsraf edilen gıdaların miktarına baktığınızda dünyada açlığı kolaylıkla yok edebileceğimizi düşünüyorum" dedi. Dünya nüfusunun artasıyla birlikte gıdaya kolay ve ucuz yoldan erişimin sağlanmasının hükümetlerin öncelikli görevleri haline geldiğini aktaran Çelik, 2050 yılında 10 milyar olması öngörülen dünya nüfusu için tarımsal üretimin yüzde 60 artırılması gerektiğini söyledi. Ancak dünyada tarıma elverişli arazilerin hızla yok edildiğini ve her yıl 12 milyon hektar arazinin tarım vasfını yitirdiğini belirten Çelik, bunu durdurmak ve artın gıda ihtiyacını karşılamak için tarımsal üretimde verimliliğin artırılması gerektiğini söyledi.

AKDENİZ BÜYÜK BİR MEZARLIK

Türkiye'nin sınır komşusu Suriye'de yaşanan insanlık dramında olduğu gibi sosyal ve siyasal krizlerin kıtaları aşarak dünyanın huzurunu kaçırmaya yettiğini kaydeden Bakan Çelik, "Masmavi Akdeniz'e bakınca deniz, güneş, kumsal, turizm ve balıkçılık akla gelirdi. Akdeniz günümüzde maalesef kıyılarına çocuk cesetlerinin vurduğu büyük bir mezarlık olarak anılıyor. Eğer gelecek nesiller için sürdürülebilir gıda arzını sağlayamazsak, Suriye'deki trajedi benzerleri dünyanın pek çok yerinde yaşanabilir" dedi.

  • 4
  • 20
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)

31 bankanın denetim süreci devam ediyor
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, geçen yıl 4 büyük bankaya toplam 373,9 milyon lira idari paracezası uygulandığını, 31 bankanın denetim süreci hala devam ettiğini söyledi.

Bakan Tüfenkci, bankacılık sektöründe yaşanan en önemli uyuşmazlıklardan birisinin kredi kartı aidatları olduğunu kaydetti. "Kredi kartlarının yaygın olarak kullanılması ve bu kullanıma bağlı olarak başta yıllık üyelik aidatı olmak üzere farklı ücretlerin tüketicilerden talep edilmesi ile birlikte bu alanda tüketici şikayetlerinin sayısı da ciddi şekilde arttı." diyen Tüfenkci, kart aidat ücretlerine ilişkin yaşanan söz konusu sıkıntıları bertaraf etmek amacıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 31'inci maddesi 3'üncü fıkrası ile kart çıkaran kuruluşlara yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartını tüketicilere sunma zorunluluğunun getirildiğini anımsattı.

Tüfenkci, bu yükümlülükleri yerine getirmeyen bankaya uygulanacak idari para cezası miktarının 2016 yılı için 5 milyon 812 bin 706 lira olduğunu dile getirdi.

Aidatsız kart uygulamasının 28 Mayıs 2014'te başladığını hatırlatan Tüfenkci, şu anda piyasada 4 milyon 350 bin aidatsız kredi kartı olduğunu, bu kartların toplam kredi kartları içindeki payının Şubat 2016 itibarıyla yüzde 7,45'e yükseldiğini ifade etti.

"AİDATSIZ KREDİ KARTI UYGULAMASI NEREDEYSE DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE YOK"

Tüfenkci, aidatsız kredi kartı uygulamasının İrlanda ve İngiltere hariç dünyanın hiç bir yerinde olmadığını, Türkiye'deki tüketicilerin bu kartlara itibar ettiğini vurguladı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından çıkarılan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile kredi kartları özelliklerine göre yıllık belirlenecek tutar kadar ücretlendirileceğinin hüküm altına alındığını aktaran Tüfenkci, "Bankaların tüketicilere sundukları ücretli ve ücretsiz kredi kartları birbiri ile karşılaştırıldığında bütün kredi kartlarının nakit faiz oranlarının, gecikme faiz oranlarının ve alışveriş faiz oranlarının eşit olduğu, ancak kredi kartları ile tüketicilere sunulan imkanların ve sağlanan bu imkanlara göre yıllık aidat ücretlerinin çeşitlilik arz ettiği görülmektedir." şeklinde konuştu.

Tüfenkci, yasal düzenlemeler çerçevesinde bankaların aidatsız kredi kartlarına taksit yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, ancak bazı bankaların rekabet koşulları içerisinde aidatsız kredi kartlarına taksit, puan ve ödül gibi bazı imkanlar sunduğunu dile getirdi.

  • 5
  • 20
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)

Milli Piyango ile ilgili flaş gelişme
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Milli Piyango İhalesi'ne yönelik 6 Mayıs Cuma günü ilana çıkmayı, 5 Ağustos'ta ilk teklifi almayı planladıklarını söyledi.

Ağbal, "Şans oyunlarının 10 yıllık lisans hakkının devredilmesi için gerekli hazırlıklar tamamlandı. Pazartesi yapılan bakanlar kurulunda lisans değerlendirmesi onaylandı. 6 Mayıs Cuma günü ilana çıkmayı 5 Ağustos'ta ilk teklifleri almayı planlıyoruz" dedi.

İHALEYE KATILIM ARTACAK

Maliye Bakanı, "Önceki ihale imtiyaz hakkı devri olarak planlanmıştı, yeni lisans hakkı ihalesi özel hukuk sözleşmesi ihalesi olarak düzenlendi. Yeni ihale için şartnamede önemli değişiklikler yaptık. Aynı oyun için bir kez olan çekiliş hakkı yeni ihalede ikiye çıkarıldı. Yapılan düzenlemeler ihaleye katılımı artıracak" diye devam etti.

  • 6
  • 20
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(04.05.2016)

Fed başkanlarından faiz artışı sinyali
San Francisco Fed Başkanı Williams ve Cleveland Fed Başkanı Mester, haziranda faiz artışına gidilebileceği sinyalini verdi.

ABD Merkez Bankası (Fed) San Francisco Şubesi Başkanı John Williams, ülke ekonomisinin beklenen iyileşmeyi göstermesi halinde haziranda faiz artırımını destekleyeceğini söyledi.Williams, Bloomberg Radyosuna verdiği mülakatta ABD ekonomisine ve parapolitikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Büyümenin ve enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşması ve güçlü istihdamın artışının devam etmesi durumunda haziranda faiz artışına gidilmesinin uygun olacağını belirten Williams, buna karşın, gelecek verilerin fikrini değiştirebileceğini vurguladı.

San Francisco Fed Başkanı Williams, Fed'in ekonominin beklenenden daha zayıf bir performans göstermesi durumunda beklemeye devam etmesi gerekebileceğini kaydederken, faiz kararının verilere dayanacağını yineledi.

Şu anki Fed Başkanı Janet Yellen'in, San Francisco Fed Başkanı olduğu dönemde Araştırma Direktörü görevinde bulunan Williams, Yellen'in görüşlerine destek vermesiyle tanınıyor ve bu nedenle piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.

"BEKLEMEK DAHA FAZLA DALGALANMA YARATABİLİR"

Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester de Florida'da düzenlenenpara politikası konferansında faiz artışını ertelemenin risklerine dikkati çekti.

Mester, faiz artışına gitmek için piyasaların sakinleşmesini beklemenin daha fazla dalgalanma yaratabileceğini dile getirdi. Mester, Fed'in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesinde (FOMC) bu yıl oy hakkı bulunan üyeler arasında yer alıyor. San Francisco Fed Başkanı Williams ise rotasyon kuralı çerçevesinde gelecek yıl oy hakkı kazanacak.

Aldığı kararlarla sadece Amerikalıları değil, tüm dünyayı etkileyen FOMC üyeleri yaklaşık 6 haftada bir Washington'da toplanıyor. FOMC'nin toplantı bildirileri ve bundan 3 hafta sonra yayımlanan toplantı tutanakları, küresel piyasaların sabırsızlıkla beklediği gelişmelerin en başında geliyor.

FOMC'nin bir sonraki toplantısı 14-15 Haziran'da Fed'in Washington'daki merkezinde yapılacak.