Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din Şurası Kararları

Diyanet İşleri'nin "Dini istismar hareketi FETÖ" başlıklı rapor programı tamamlandı. Buna göre FETÖ ile ilgili tespit ve alınan kararların yayınlandığı bir doküman da oluşturuldu. İşte Din Şurasının Hain FETÖ örgütü hakkındaki kararları

  • 1
  • 84
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları

FETÖ/PDY DİNÎ BİR YAPI OLARAK NİTELENDİRİLEMEZ

1. Gizli ve karanlık emellerine ulaşmak için her türlü yolu mübah gören, dini ve dinî duyguları istismar eden; milletimizin zekâtını, sadakasını, kurbanını çalan, evladını elinden alıp yanlış yönlendiren, dinimizin temel değerlerini, kavramlarını tahrif ve tahrip eden, gayr-i İslamî ve gayr-i ahlakî tutum ve davranış- larla fitne, fesat, yalan ve desiselerle kendine insan ve imkân devşiren, devletin tüm organlarına sızarak, milletin geleceğini ipotek altına almaya çalışan ve son darbe girişimiyle millet tarafından suçüstü yakalanan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) dinî bir oluşum olarak nitelenemez. Bu örgütün elebaşı "din âlimi" ya da "hocaefendi" olarak kabul edilemez.

  • 2
  • 84
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları

Kendine özgü bir dil ve üslûpla altmışlı yıllardan itibaren yaptığı heyecanlı vaazlarıyla ilk müntesiplerini etrafında toplayan Fetullah Gülen, ardından Risale-i Nur zeminini kullanarak eğitim alanında yoğun bir çaba içine girmiş, okullar, dershaneler ve etüt merkezleri ile etkinliğini artırmıştır. Ancak zamanla bu eğitim faaliyetlerinin arkasında "Bağlıları aracılığıyla devletin en kritik kurumlarını ele geçirmek" gibi gizli bir gündemi olduğu anlaşılmıştır. Bunun için seçilen ve kendilerine "altın nesil", "ikinci kutsîler" adı verilen genç dimağlar, "abi" ve "abla" denilen elemanlar aracılığıyla oldukça sığ ama bir o kadar duygusal telkinlerle beyinleri yıkanarak tek tipleştirilmiştir. Böylece bağlılarını birer adanmış militan gibi yetiştirerek kurumların içine yerleştirmiş, uzun yıllar kendilerini gizlemelerinin yollarını onlara öğretmiş ve vakti geldiğinde emri ile harekete geçmeleri için onları programlamıştır. Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY), böylece hem toplumu, hem de siyaseti ele geçirme stratejisini yıllar boyu ısrarla sürdürmüştür. Bu uzun vadeli siyasi stratejinin 1986'dan itibaren dış güçlerin müdahalesine açık olarak şekillendiği tahmin edilmektedir. Nitekim Gülen, internete düşen sözüm ona mahrem bir sohbetinde bu stratejinin ana felsefesini açıkça dile getirmiştir:

  • 3
  • 84
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları

Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın. Bu açıdan, bir taraftan bu kanun ve kuralları kullanma, biraz önce anlattığım esneklik içinde, diğer taraftan bir kanun ve kural adamı olma imajını uyarmak, yani harfiyen riayet ediyor bunlar denmeli, denmeli ki muntazam terfilerin arkasında bir ölçüde bu vardır. Ve sizin ileriki dönemde daha hayati, daha önemli yerlere gelmenizin arkasında da bu vardır. Yani sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek, işte, bu iki müessesede olduğu gibi hayati dinamik bir kısım müesseselerde söz konusudur. Ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma ve eğer dönülüp gelinecekse yara alınmadan, hissettirmeden dönüp geriye gelme meselesi geleceğimiz adına çok esaslı hususlardır. İstikbale yürümek için sistemin püf noktalarını keşfedin.

…Bir diğer yanı da ister adliyede, ister mülkiyede arkadaşlarımızın gittikleri yerlerde daha rahat iş yapmaları, tutulmaları, kaymakam iseler vali olmaları, sıradan bir hâkim iseler takdir olunan bir hâkim olmaları…

  • 4
  • 84
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları

… Kuvvet dengesi yoksa kuvvete başvurmayın. Çok iyi planlayacak, ona göre yürüyeceksiniz. Dı- şarıdan bizi korkaklıkla itham edeceklerdir. Allah bizim çaremize bakacak. Fuzuli kahramanlık yerine ele geçirmeyi tercih ederim. Çok tedbirli, çok temkinli ve tedbirli hareket etme mecburiyeti var. Bu hizmetin içinde bulunanlar, bu hizmete göre hizmet vermek isteyenler, her birisi dünyayı idare edebilecek bir diplomat gibi hareket etmeli, kendi planındaki meseleleri çözdükten sonra ülkesinde de çözmeye çalışmalı bu şekilde. Böyle bir dönemde tam özümüzü bulacağımız, kıvama geleceğimiz âna kadar, dünyayı sırtımıza alıp taşıyabilecek güce ulaşacağımız âna kadar, o kuvveti temsil edeceğimiz şeyler elimizde olacağı âna kadar, Türkiye'deki devlet yapısı ölçüsüne göre, bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz âna kadar her adım erken sayılır. Bu evler doldurma boşaltma yerleridir. İnsanlar burada dolar, sonra gider boşluklara boşalırlar… Hususiyle her şeyin kapatıldığı, bütün kapılara kilit vurulduğu bir dönemde bu evler geçmişte olan misyonlarından daha büyük misyon yüklenirler. Çünkü geçmişte bu evlerin yaptığı vazifelerden bazılarını medrese yapar. Bazılarını mektep yapar. Bazılarını tekke yapar. Bazılarını zaviye yapar. Gel gör ki bu evlerin temeline harç atıldığı zaman, dünyanın o dönem itibariyle en şereflilerinden birisinin kutlu eliyle harç atıldığı zaman artık medrese yoktur; mektep misyonlarından uzaklaştırılmıştır. Tekkenin kapısına kilit vurulmuştur, zaviyenin kapısının arkasına sürgü sürülmüştür. O kapıları açmak, o kapılardan içeri girmek mümkün değildir. Bütün bu büyük misyonu, bu çok ağır vazife ve mükellefiyetleri bu evler gö- recekti. Allah bu evlere izin verdi. İzni Allah verdi. …

  • 5
  • 84
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları

Acı mesela, fakat bütün bunlarda karşı tarafı tahrik etmemek, bu okuduğumuz şeyleri daha yumuşak bir üslûp ile anlatmak çok önemlidir. Bunu aştıktan sonra da, acaba bu mevzuda dünyanın tavrı nedir, onu hesaba katmalı, ayrı ayrı platformlarda karşısına çıkabilecek planların hepsinde başarılı olmadan son adımı atmamalıdır. Bir yanlışlık bize falso yaşatır ve yanlışlıktan yediğimiz mağlubiyeti sonra telafi edemeyiz. Yanlışlık olur, telafi edemeyiz. Bu sefer onlar bizi kıskıvrak derdest ederler. Bir daha da belimizi doğrultmaya fırsat vermezler...

Burada yapılan şeyler mikro planda dünya ile hesaplaşma işidir. Bütün bir dünya ile hesaplaşma işidir. Ve dünya ile bir gün hesaplaşacak bu insanların, dünya ile hesaplaşma yollarını öğrenmeleri işidir. Talim ve terbiye işidir. Bunca kalabalık içinde, ben bu duygu ve düşüncemi sizlere sözde mahremiyet içinde anlattım. Ancak sizin mahremiyete sadık, mahremiyet hususunda hassas duygularınıza sığınarak anlattım. Biliyorum, elinizdeki meyve sularının boş kutularını dışarı çıkarken bir çöp kutusuna attığınız gibi, bu düşünceleri de -açık olma yanıyla- çöp kutusuna atıp geçeceksiniz. Arz edebildim mi? Sırrınız sizin esirinizdir. Söylerseniz siz esir olursunuz. Bizim hizmetimiz; temel felsefesi, temel talimatı açısından bunu zaten öğretiyor. Yani böyle bir yerlerde birer tane ev açtık. Orada örümcek sabrıyla ağımızı kurup, o gün içine düşecek insanları bekleme, dü- şenlere bir şeyler anlatma, yememe, bitirmeme, onlara dirilmeye giden yolları gösterme şeklinde ağ kurup bekleme…"

  • 6
  • 84
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları
Diyanet İşler Başkanlığı olağanüstü din şürası kararları

Bu gizli hedefini gerçekleştirebilmek için Gülen, zaman ve zemine göre pragmatist bir tavır takınmış ve her ortama uygun bir söylem geliştirmiştir. Onun kırk yıllık söylem ve eylemlerine bakıldığında Sünnî, Alevî, sûfî, hurûfî, radikal, demokrat, laik, anti-komünist, liberal, hümanist, diyalogçu, çağdaş, modernist, milliyetçi… diye nitelendirilebilecek kadar birçok maskeyi ustalıkla kullanabilmiştir. Gülen, zaman içerisinde bu gizli hedef uğrunda İslam ahlakıyla asla bağdaşmayan her türlü nifak ve fesat odaklı işleri yaptıracak hâle gelmiştir. Başlangıçta dinî bir cemaat hüviyetindeyken, süreç içerisinde gizli projeleri olan bir örgüte dönüşerek yabancılaşmıştır. Nitekim bu "ötekileşme" ve "örgütleşme" tavrını gören çekirdek kadrodaki en önde gelen bazı isimler yapıdan ayrılmışlar ve onun iç yüzünü deşifre etmişlerdir. Gerçeği görerek örgütten ayrılanların beyanlarına göre söz konusu yapı, uluslararası çıkar ağlarıyla birbirine bağlanan fertlerin piramit tipi hiyerarşi, hücre tipi gizli yapılanma ve yabancı istihbarat örgütleriyle yakın temas içine girilebilen kirli bir örgüt hâline gelmiştir. Hedef, İslam'a hizmet değil Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde karanlık güçler adına dünyevi bir hâkimiyet elde etmektir. Nitekim Gülen'in uzun yıllar önce söylediği "Biz, yeryüzünü bütü- nüyle fethetsek bile, ona takılıp kalmadan gökyüzünü fethetmek için yollar aramalıyız." sözü, onun ne kadar hayalperest ve ihtiraslı olduğunu göstermektedir. Gülen ve müntesiplerinin doğup büyüdükleri ülkeyi kana bulayarak yaptıkları darbe teşebbüsü ve geçmişte işledikleri faili meçhul cinayetler ile toplumun değişik kesimlerine yönelttikleri şantajlar, bunun en açık aracı olmuştur. Örgütün dilinde ve faaliyetlerinde din, o sinsi planlarını uygulamak için sadece bir araçtır. Örgüt elebaşısı, başlangıçta dinî eğitim vaadiyle geniş halk kitlelerini aldatmış, sonunda ise ülkemizi fesat yerine çevirmeye çalışan eylemlerin ve sivil halkın üzerine ateş açarak toplu katliamlar yapma gibi gayr-i ahlakî ve gayr-i insani cürümlerin emrini vermiştir. İçeride ve dışarıda ülkemize yönelmiş küresel terör örgütlerine karşı mücadelenin verildiği kritik bir zaman diliminde yönettiği darbe girişimi ile devlet kurumlarını yıkmaya ve ülkemizi yabancıların işgaline hazır hâle getirmeye kalkışmıştır.