Editörün seçtiği köşe yazılarından…

    Giriş Tarihi: 02.07.2016 12:20 Güncelleme Tarihi: 02.07.2016 13:27
    • Editörün seçtiği köşe yazılarından…

      İsrail ve Rusya ile eşzamanlı normalleşme süreci dış politikada "revizyon" tartışmasını başlattı. AK Parti iktidarını ideolojikdogmatik dış politika yürütmekle eleştirenler şimdi de "U dönüşüyle," "çark etmeyle" ve "fırıldaklıkla" suçluyorlar. Bu suçlamaların altında sıkıntılı iki varsayım var: Birisi, Türkiye'nin 2009'dan itibaren İran devrimi gibi "ideolojik" bir bölgesel dış politika yürüttüğü. Diğeri ise şimdi bundan vazgeçerek statükoya, büyük güçlere "teslim olduğu" ya da "ilkelerini sattığı." Son dönem dış politikamızda yaşanan dönüşümü anlamlandırmak için polemiğe değil analize ihtiyacımız var.
      Dış politikada revizyonu üç boyutta analiz edebiliriz: a) bir bütün olarak revizyonun bölgesel düzlemi ve diğer aktörlerin tavırları b) dış politikanın dilindeki retorik ve rasyonel menfaat çelişkisi c) Erdoğan'ın siyaset tarzı.
      İlk olarak dış politikadaki revizyon bölgesel denklemlerin geldiği yeni duruma verilen bir cevap. Ve diğer aktörlerin değişen stratejik değerlendirmeleri ile örtüşen bir mahiyete sahip. Teslimiyet ya da zafer değil; karşılıklı adaptasyon gerçekleşiyor. Denklemlerin değiştiği bölgemizde her devlet pragmatik, esnek ve konu temelli yaklaşım gösterme ihtiyacında.
      Suriye krizi bu değişen denklemin merkezinde duruyor.
      Denklemin formülü de netleşti: DAİŞ ve YPG'nin geleceği Suriye'yi, Suriye'nin geleceği de Yeni Ortadoğu'yu şekillendirecek.
      Bölgesel fırtınanın gözüne en yakın ülke olarak Türkiye'nin de yeni değerlendirmeler yapmakta ön alması kaçınılmaz. Bu yüzden "normalleşme" aslında önce bölgedeki demokratik dalgayı boğan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile başladı. Sonra da bir süredir beklemede olan İsrail ile ilişkiler Rusya ile eşzamanlı şekilde toparlanma dönemine girdi.
      Anlaşılan bütünlük arz eden bu sürecin Mısır ve Suriye ayaklarının şartları da olgunlaşmakta. Türkiye'nin Suriye politikası da normalleşme sağlanan ülkelerin tercihleriyle etkileşerek revize edilmiş bir forma bürünecek gibi.