Editörün seçtiği köşe yazılarından...

    Giriş Tarihi: 19.09.2016 14:27
    • Editörün seçtiği köşe yazılarından...

      Adnan Menderes o gece Eskişehir'deydi, Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te olduğu gibi... Fakat Menderes'in uçağa atlayıp başkente dönecek, halka seslenip onu sokağa dökecek hali yoktu. Bir kere, kendi uçağı yoktu. (CHP çevreleri cumhurbaşkanına ve başbakana uçak tahsis edilmiş olmasına niçin kıllanırlar sanırsınız?)
      Yapabildiği, arabaya atlayıp kaçmaya çalışmak oldu.
      Oysa "Tahkikat Komisyonu'nu dağıttığını" 26 Mayıs akşamı açıklamıştı ama bunu kitlelereduyuramamıştı...
      Bize yıllarca Eskişehir'deki merasim kıtasının Menderes'e "arkasını döndüğünü" söylediler, biz de bunu yuttuk.
      Yıllar sonra öğrendik ki, "merhaba asker" selamı üzerine merasim kıtası Menderes'e hepbirlikte "el hareketi" yapmış!
      Bunu sineye çekti! Bu rezalet üzerine hemen uçağa tekrar atlayıp gerisin geri Ankara'ya dönebilseydi... Hemen o akşam bir radyo konuşması... Acaba cunta durup bir kere daha düşünmek zorunda kalır mıydı?
      Sanmam. Çoktan kararlıydılar. Beş yıldır buna hazırlanıyorlardı. 27 Mayıs'ta olmaz da 27 Haziran'da olur, yeni bir kulp bulurlardı.
      Ama Menderes hemen o akşam "erken seçime gideceğini" açıklasa, seçim tarihini de eylül ya da ekim olarak verse... Çok gerilmiş olan ülkede tansiyon birdenbire düşerdi, o ortamda da darbe yapmaya bu sefer büzük isterdi.
      Menderes'in basireti bağlanmıştı bir kere... Bir ay kadar önce istifa etmeye kalkmış, Bayar bırakmamıştı. Dinlemeseydi, istifasını kamuoyuna açıklasaydı Bayar karşı koyamazdı. O zaman da darbe yapılamazdı.
      Bilemedi. Haklıydı, kendi kendini haksız duruma düşürdü. Ona da yazık oldu Türkiye'ye de.

      Engin Ardıç/Sabah