Editörün seçtiği köşe yazılarından...

    Giriş Tarihi: 08.11.2016 12:40
    • Editörün seçtiği köşe yazılarından...

      Malum, Avrupa'yı çifte standartla suçlayıp dururuz. En tepedeki siyasetçilerimiz bizle, hani "Avrupa şu çifte standardı bıraksa, her şey hallolacak" havasındadırlar.
      Oysa bu durum Avrupa için tek standarttır! "Evrensel kültür"; "evrensel değerler" ve "evrensel insan" tezleri mi?
      Bunlar modern çağlara ait ideolojik örtülerdir. Bu örtüleri kaldırmayı başarırsanız, altından neo-kolonyal bir dünya tasarımı çıkar.
      O "evren" herkesi ve her yeri değil; Avrupalıyı ve Avrupalıya benzeyenleri kapsar. Gerisi "dışarısı"dır. Akıllı telefonları kullanıyor olmak "Dışarı"da kalan tehlikedir.
      Akıllı telefon kullanması, global kapitalizme ürün verip kasaya dolarları yığması onu kurtarmaz.

      Uzun sözün kısası... Son zamanlarda oryantalizm üzerine çok tartıştık ama oksidentalizm (Doğu'daki Batı tasavvuru) konusunun yanına bile yaklaşmıyoruz. Daha düz söylersek... Avrupa'yı tanımanın turistik görgü veya iş ilişkisiyle ilgisi olmadığını anlayamıyoruz. Birkaç klişe kanaat içine hapsolup kaldık.
      Baktım... Dünkü yazıma gelen tepkiler de "biz de parayı bastırıp lobi kursak" tezi ile "N'olacak; hepsi Hıristiyan işte!" bakışı arasında gidip geliyordu.
      Oysa güncel bir detay bile dikkat edilecek ne çok şey olduğunu gösteriyor. Ne mi o? Şimdilerde Avrupa kurumlarının büyük bölümünün yönetimlerinde 70'lerde ciddi sol hareketlerde yer almış kişiler var. Türkiye'nin kendini Avrupa'ya ifade edebilmesinin önündeki yeni engellerden biri de bu. Bilen, bilir. Burunlarından kıl aldırmayan sekülerlere ve züppe liberallere laf anlatmak dindar/ muhafazakâr Avrupalılarla anlaşmaktan çok daha zordur.

      Haşmet Babaoğlu/Sabah