Günün öne çıkan yazarları (16.09.2016)

    Giriş Tarihi: 16.09.2016 13:01 Güncelleme Tarihi: 16.09.2016 13:13
    • Günün öne çıkan yazarları (16.09.2016)

      Darbeyle hiçbir ilgisi yoktu. Cunta, başına yüksek rütbeli bir subay geçirmek, "paravan" olarak kullanmak istedi. En yakın ve en "sempatik" paravan olarak da orduda "Cemal Aga" lakabıyla sevilen Gürsel'i buldular. (Üçüncü Ordu Komutanı Ragıp Gümüşpala'nın "ya başınıza benden daha kıdemli birini bulun, kabul ederim, ya da Erzurum'dan Ankara'ya yürüyüp sizi ezerim" dediği söylenir.) İzmir'den bir uçağa bindirdiler, Ankara'ya geri götürdüler, "başımıza geç" dediler. O da geçiverdi!
      Birkaç ay sonra cunta ikiye bölününce, ağırlığını, idareyi sivillere bırakmak isteyen "sözde demokratlardan" yana koydu. "Hazır memleketi ele geçirmişken biraz daha kalalım, hatta hiç gitmeyelim" diyen radikal kanat tasfiye edildi. Yok canım, içeri tıkılmadılar, uzakça ülkelere "askeri ataşe" olarak zorla gönderildiler, o kadar.
      Ve de yeni rejim, "askeri vesayetin sürmesi" garanti altına alındıktan sonra, sözde demokrasi olarak kuruldu. Cunta üyeleri, kendi kendilerini, Kurucu Meclis'i ve 1961 Anayasası'nı kullanarak, her türlü seçimin üstünde ve dışında "doğal ve sürekli senatör" yaptılar. Ve bu rejim ahmak solculara demokrasi diye yutturuldu. Cemal Gürsel bu rejimin cumhurbaşkanı olarak bir süre Çankaya'da süs gibi oturdu, sonra beyin kanaması geçirdi, birkaç ay komada kaldı ve öldü gitti. Hepsi bu. Önemli olamayan sevimli bir adamcağızdı. Eski bir Osmanlı subayı olduğunu, teğmen rütbesiyle Çanakkale'de ve Gazze'de çarpıştığını, iki yıl Mısır'da esir kaldığını kaç kişi bilir? Yerine, gizli kalmış rakip cuntacı Cevdet Sunay seçildi. Onun da anma törenine kaç kişi katılır acaba?