Türkiye'nin en iyi haber sitesi

''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''

  • 1
  • 19
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''

İdil Demirel / SABAH

Dışarıdan baktığınızda onunki mükemmel bir hayat. Başarılı bir tasarımcı, iyi bir anne... Etrafı insan ve enerji dolu. O da enerji saçan biri. Fakat hayatın sürprizleri, sınavları bitmiyor. Bu kez Korçan'ı hastalıkla test etti. "Hayatın doğal döngüsünü unuttum ve sonunda hasta oldum" diyen Korçan hastalık sürecini, hayata bakışının nasıl değiştiğini ve yeni planlarını Pazar SABAH'a anlattı

  • 2
  • 19
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''

Bazı insanlar sanatçı doğar... Yazmak, çizmek, dikmek, kostüm tasarlamak, yepyeni dünyalar inşa etmek onların vazgeçilmezidir. Bahar Korçan da böyle kadınlardan... Ayrıca Türkiye'de moda için en çok emek harcayan, birçok ilke imza atanlardan biri... 1982'den bu yana Türk modasının önemli isimlerinden biri. Moda Tasarımcıları Derneği'nin kuruluşunda yer alan, 1992 yılında kendi ismini taşıyan markasını kuran, sayısız moda haftasına ve fuarlara katılan Korçan, artık bambaşka, taptaze bir yolda ilerliyor. Moda dünyasının altı aylık döngüsünden çıkıp, yepyeni ve sanatın farklı alanlarını bir araya toplayabildiği projeleriyle konuşulmak istiyor artık. Üç yıllık bir çalışmanın eseri olan resim, heykel ve tasarımlarını, toz kavramından yola çıkarak oluşturduğu bir bütünde toplayan Korçan, geçtiğimiz yıl Toz ismini verdiği bu çalışmaları sergilemişti. Şimdi de yeni çalışmasına odaklanmış durumda. Kendi deyimiyle daha hafif ve daha nefes alan bir alt markanın yaratılış süreciyle uğraşıyor. Korçan hiç durmayan, enerjisiyle bulunduğu yeri ve çevresindekileri aydınlatan bir kadın. Ona ve hayatına bakınca, her şey çok yolunda görünüyor. Sonuçta mutlu olan ve mutluluk veren bir kadın var karşımızda. Ama hayat görüntüden ibaret değil. Onunla bir araya gelmemiz Instagram'da paylaştığı ve çok konuşulan fotoğrafların üzerine oldu. Fotoğraflarda hayata kucak açan, geleni olduğu gibi kabul eden ve mücadeleci bir kadın var. Biz bu fotoğraflarla Korçan'a kısa bir süre önce yumurtalık kanseri teşhisi konduğunu öğrendik. Korçan mart ayında ameliyat oldu, altı seans kemoterapi aldı, Tedavisi devam ediyor. Şu anda durumu iyi, her şey yolunda görünüyor. Korçan ile Galata'daki atölyesinde bir araya geldik... Fotoğraf çektirmek istemedi. Hastalık ve tedavi onu yormuştu. İstedi ki sağlıklı, mutlu fotoğraflarla karşınıza çıksın. Bakın Korçan neler anlattı...

  • 3
  • 19
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''

- Hayatta sizi en çok ne kızdırır?

- Sevgisizlik. Sevgime karşılık alamamak, o sevginin hırpalandığını görmek. Aslında o sevgi yaşatıyor bizleri. Oysa sevgisizlikten, mutsuzluktan, kavgadan beslenen çok fazla insan var çevremizde. İşte bu yüzden hepimizin daha nötr olmayı öğrenmemiz gerekiyor sanırım.

- Peki sizi bu kötü, karamsar ve kaba ruhlarla savaşmak mı, yoksa onları uzak tutmak mı daha çok yaraladı?

- Bazen göremiyordum onları. Belki de en çok bu kırdı ve yıprattı beni. Gördüğünüz anda kendi farkındalığınızı hatırlayıp ona göre bir savunma mekanizması yaratabiliyorsunuz sonuçta. Bu son dönemde kendi kendime "Ben sevgiyle kucak açmış olabilirim ama buna rağmen karşılık olarak sert bir darbe alabilirim" diyorum kendi kendime. Demek ki bir şeyleri yanlış yapmışım, bazı şeyleri değiştirmem lazım. Şimdi bunu öğrenmeye çalışıyorum. Tabii ki bazı şeyleri de yaşamamız gerekiyor. Bunun önüne geçmek mümkün değil. Ne yaparsanız yapın yine de bazı şeyleri değiştiremiyorsunuz.

  • 4
  • 19
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''

- Peki o anda ne yapmak lazım?

- O anda başınıza gelen şeyi kabul edip, bundan ne öğreneceğinize bakmanız lazım. Ben de bunu öğrenmeye çalışıyorum şu anda.

KUKLA GİBİ YAŞIYORUZ

- Nasıl koruyorsunuz kendinizi?


- Kendime daha çok vakit ayırıyorum. Kendi kendimle baş başa kalıp düşünmek için zaman yaratıyorum. Kendimle ilgileniyorum. Kendi kendimizle ilgilenmemiz lazım. Gün içinde kendimizle, kendi özümüzle ne kadar az irtibattayız düşünsenize. Kukla gibi yaşıyoruz.Her sabah kendime bu düşünce dilimini ayırıyorum. Tasarımcı olmasaydım kesinlikle çiftçi olurdum. Yiyebileceğiniz şeyi yetiştirmekten daha büyük bir hüner olabilir mi? Bir de bu işle insan doğanın olağanüstü olduğunun farkına varıyor bir kez daha. Bebek'te oturuyoruz. Şanslıyız, bir de küçük bahçemiz var. Zaten orada yıllardır bir şeyler yetiştiriyorum. Ektiğim şeyleri de mutfağımda kullanıyorum. Sabah ektiğim dut ağacından dutlarıkoparıp geldim ofise. Bundan büyük mutluluk olabilir mi?

  • 5
  • 19
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''

- Ne hissettiyor size tabiatla iç içe olmak?

- Döngünün içinde olduğumu hissediyorum. Dünyada bir doğal döngü var ve bizler de onun bir parçasıyız. Ama ne yazık ki unutuyoruz. Unutmak da bize iyi gelmiyor. Doğal döngünün bir parçası olduğumu dört ay unuttum, kanser oldum sonunda.

- Nasıl unuttunuz?

- Sıkışık bir dönemdi. Birkaç konuda çok stres yaptım. Şimdiunutmamam lazım diyorum.

- Duygularını paylaşan, ifade edebilen bir kadın mısınız?

- Aslında hiç tutamam içimde hissettiklerimi... Kızdığımı da darıldığımı da söylerim kesinlikle. Hataylıysam da hemen özür dilerim.

- Hastalık süreciyle birlikte hayatınızdan çıkardığınız şeyler oldu mu?

- Cep telefonu mesela. Yatak odamda asla tutmuyorum artık.

  • 6
  • 19
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''
''Hastalığımı bir hediye olarak görüyorum''

- Ne öğretti size bu süreç?

- Kendimle daha baş başa kalmayı öğrendim. Kendimi dinlemeyi öğrendim. Kendi alanımı toparlamayı, kendime daha iyi bakmayı öğrendim. Biz iyiysek bize bağlı her şey daha iyi oluyor hayatta.Sevdiğim şeyleri prangalı bir şekilde sevmemeyi öğrendim. Eşinizi de çocuğunuzu da öyle sevmemelisiniz. Öğrenmeye çalışıyorum, daha doğrusu bunları uygulamayı öğreniyorum.

- Neler oldu hastalığınızı öğrenmenizle birlikte?

- Bir sürü dosya açıldı. Bu işi insanın başına gelen bir hediye olarak görüyorum ben. Bana bir hediye verildi. Şimdi paketi açıyorum ve ortaya çıkanları algılayarak yaşamıma koymaya çalışıyorum.

- Nasıl dosyalar açıldı?

- Bu tarz uyarılar diyeceğim, insanın hep kendiyle alakalı şeyler. Keşke bunlar olmadan bazı şeyleri anlayabilsek ama genelde bu pekmümkün olmuyor. Durup kendimizi yeniden tanımlamamız gerekiyor. Unutuyoruz kendimizi, özümüzü, içimizdeki çocukları. Anthony Hopkins cep telefonunda hep bir çocukluk fotoğrafını tutarmış. Kendisini hatırlamak için de her gün bakarmış o fotoğrafa. Ben de şimdi yükleyeceğim cep telefonuma bir çocukluk fotoğrafımı.