Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum

  • 1
  • 10
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum

Röportaj: Ceren Arseven
Fotoğraflar: Murat Şengül

15. yılını kutlayan Anadolu Ateşi'nin yeni gösterisi Pera, İstanbul'un yeni kültür ve sanat mekanı Grand Pera'da bugün seyirciyle buluşuyor. Ekibin sanat yönetmeni Mustafa Erdoğan'a göre ayaklarını kendi toprağına basıp yüzünü modern dünyaya dönen topluluk adeta ülkenin kartviziti

Anadolu Ateşi'nin Şişli'deki stüdyosundayız. Grubun yeni gösterisi Pera için sayısız dansçı prova yapıyor. Ortama hummalı bir telaş hakim. Koşturmacanın arasından geçip ekibin kurucusu ve sanat yönetmeni Mustafa Erdoğan'ın odasına süzülüyoruz. Biraz sert ve aksi olduğunu düşündüğüm Erdoğan ilk an itibariyle bunun benim önyargımdan ibaret olduğunu ispatlarcasına şaka üstüne şaka yapıyor. Çocuklarından ve danstan bahsederken gözlerinin içi ışıldıyor. Uzun çalışmalar sonunda ortaya çıkan yeni gösteri sebebiyle büyük heyecan içinde olduğu belli olan Erdoğan Pera'da Beyoğlu'nun tarihini anlattıklarını söylüyor. Kendi bahçesinden elleriyle topladığı domates ve salatalıkları bize ikram ediyor ve derin bir sohbetin içinde buluyoruz kendimizi.

  • 2
  • 10
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum

- Anadolu Ateşi 15 yıldan fazla süredir sahnede. Kaç gösteri sahnelemişsinizdir?

- Sahneye çıktığımız 3 Mayıs 2001'den bu yana 4800 civarı gösteri sergiledik. Aynı anda üç, hatta kimi zaman dört kast ile çalıştık. Bundan iki sene önce bir grup Paris'teydi, bir grup Azur adasındaydı, bir grup Filistin'deydi, bir grup da Antalya'daydı. Anadolu Ateşi bu kapasitesiyle dünyanın en büyük dans grubu. Altını çiziyorum, en büyüklerinden değil, en büyüğü. Senede en az iki ay Çin turnesi, iki ay Rusya turnesi, mutlaka 2 ay da Hollanda turnesi yapıyoruz. Bir de diğer Avrupa turneleri var. Antalya'da haftada iki gün sabit gösterimiz var. Şimdi de Emek Sineması'nda iki temsil başlıyor.Türkiye'nin bu zor zamanlarında, yalnızlaştırılmak istenen, yanlış tanıtılan Türkiye'de açtığımız koridor, verdiğimiz ışık hissedilebilir bir fayda yaratıyor Türkiye için. Bizi Meksika'da izleyip sadece bir kere daha izlemek için Türkiye'ye gelen birinin biletine hem orada hem burada imza attım. Bizi 29 kere izleyen İsrailli bir müzik profesörü çift var. Onları ağırladık, tören yaptık, ödüller verdik.

- Bu topluluğu kurduğunuzda kafanızda oluşturduğunuz hedeflere ulaştınız mı?

- Ben ilk günden itibaren yurt dışında başarılı olacağımızı biliyordum. Yıllarca halk danslarıyla uğraştım. Uluslararası arenada tek başarılı olduğumuz alan halk danslarıydı eski Türkiye'de. Ama halk danslarıyla ilgili algı farklıydı. Bu sebeple Türk seyircisinin bu kadar ilgi göstermesini beklemiyordum. İlk temsilimizi verdiğimizde birden bire Türk seyircisi altında ezildik. Kafamızda üç oyun oynayıp turneye gitmek vardı. Turnelerin tümünü iptal ettik, beş ay İstanbul'dan çıkamadık. Hem de haftada beş temsille, beş bin kişilik bir tiyatroda. Bu Türkiye gösteri sanatları tarihinin en yüksek rakamıdır. Türkiye'de ve dünyada sayısız rekor kırdık. Halkımız bize milli takım muamelesi yapıyor. İlk günden bu güne bu destek hiç bitmiyor.

- Bundan sonraya dair en büyük hayalleriniz neler?

- Küba'da temsil yapmayı çok istiyorum. Önümüzdeki ilkbaharda gidiyoruz. Küba dünyada herkesin merak ettiği bir yer. Bizim eski anılarımıza da karşılık geliyor.

  • 3
  • 10
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum

- Yeni gösterinizin adı Pera. Nasıl bir hazırlık süreci yaşandı?

- Pera'da mekanla özdeşleşen bir gösteri bekliyor izleyicileri. Çarşamba ve cumartesi akşamları Beyoğlu Grand Pera Emek Salonu'nda oynayacağız. Sahnede iki yıldan fazla süredir prova yapan 100'den fazla dansçı olacak. Anadolu Ateşi'nin klasikleriyle harmanladık. Beyoğlu'nun tarihini anlatıyoruz. Gösteriyi sokaktan başlatıyoruz. İstiklal Caddesi 24 saat yaşayan bir müzik koridoru. Her adımda farklı bir ses çalınıyor kulağınıza. Dünyanın en güzel caddesi... Dansçılarımızı İstiklal'de çektik. Sokakta neler yaşanıyorsa onun bir mizansenini yaptık. Bu video yansıtılacak, dansçılar sonra kapıdan girecekler.

- Mekan da çok etkileyici. Bu tarihi yapıda bu gösteriyi sahnelemek nasıl bir katkı sağlayacak?

- Bizim için sembolik bir anlamı var. Burası Beyoğlu'nun gözbebeği, bizim için özel bir mekan. Tartışmaların tamamından haberim var ama güzel bir şey çıkacağını biliyordum. AKM için de bu tartışmalar yapılıyor ama AKM'yi yaparlarsa güzel bir sonuç olacağına inanıyorum. Normalde dekor kurup oynarız, burada bir dekorun içindeyiz zaten. Bir İstanbul klasiği yarattık. Eski Beyoğlu'na, Türk filmlerine göndermeler var. İstanbul'a gelen yabancının ne izleyeceğini biliyoruz artık. Bu konuda bir kirlilik ve algı sorunu var. Türkiye'ye gelen turistler garip Türk gecelerini izlemek zorunda bırakılıyor. O gösteriye gidip kendi ülkemizi tanıyamıyoruz. Takma bıyıklı tuhaf adamlar. Modern bir anlatımla biz buyuz diyoruz. Ülkeye dair kartvizit gösteriyoruz.

EN VAZGEÇİLMEZİM ÇOCUKLARIM

- Çok çalışırken çocuklara vakit ayırabiliyor musunuz?


- Benim en vazgeçilmezim çocuklarım. Ne kadar yoğun olursam olayım mutlaka çocuklara vakit ayırıyorum. Onları görmediğimsürenin dört- beş günü geçmemesi gerekir. Şu anda anneleriyletatildeler. Ben hafta sonu gideceğim.

  • 4
  • 10
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum

-Nasıl aranız?

- Arkadaşız. Bütün çocuklarla ilişkim arkadaşlık düzeyindedir.Okulda ders veren hiçbir öğretmen "Çocuklar şimdi şu hareketi yapıyoruz" diyemez. Arkadaşlar denir burada. Zaten elimizi bir kez kaldırdığımızda herkes susar. Burada hafta sonunda 300 öğrenci olur, sınıfa girdiğinizde sadece öğretmenin sesini duyarsınız. İlkokulöğretmenleri çocukları sağır sandığı için bağırır durur. Oysa çocuklar cin gibi. Hele hele şimdiki çocuklar. Çok zekiler, her şeye bir cevapları var, müthişler. Benim için onlarla çalışmak büyük zevk, büyük hazine. Her Anadolu Ateşi gösterisinde mutlaka çocuklar vardır.

- Baba olmasaydınız çocuklarla yine böyle ilgilenir miydiniz?

- Zannetmiyorum. Eğer baba olmasaydım çocuklarla aram bu kadar iyi olmazdı. Baba olduktan sonra çocukların lisanını öğrendim. Çocuklarla kurduğum ilişki gerçekten şaşırtıcı. Asık suratlı, sert bir adam gibi görünüyorum. Normalde çocuklar bayılmaz. Şimdi müthiş bir ilişkimiz var.

- Siz ne kadar iyi bir dansçısınız?

- Ben geleneksel bir dansçıyım. Burada bütün dansçılarımla birlikte modern dans ve bale eğitimi aldım. Esneme dersleri, vs. Kökenim halk dansları.

  • 5
  • 10
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum

- Dans etmenin hangi yönünü seviyorsunuz?

- Dans etmek Tanrı'yla konuşmak gibi bir şey. Başka bir evrenle buluşuyorsun ve kendi bedeninin şiirini kendi kendine okuyorsun. Öyle bir trans hali. Bu çok büyüsel bir şey. Zaten de dans büyüdençıkan, dini motifleri olan bir ilk sanat. Bütün sanatların da öncülü. O açıdan bir ritüel gibi yapıyoruz. Dansçılarımdan da dans ederken istediğim şey onun içine girebilmeleri. Görev yapar gibi değil. Bizimizleyicimizi de en çok etkileyen şey sahnedeki dansçıların kendi aralarında eğlenmeleridir. Ağlattığımız da olur tabii.

- Anadolu'da erkeğin dans etmesi pek hoş görülmez aslında...

- Anadolu'da geleneksel dansları erkekler eder. Zeybektir, halaydır... Modern dansla erkeğin mesafesi var ama doğru. Bizim diğer topluluklardan farkımız kurulduğumuz zaman başvuran erkek dansçı sayısının kadından daha fazla olması oldu. Kurslarda daha çok kız öğrencimiz oluyor. Bu biraz futbolla ilgili. Kendi çocuklarımdan da biliyorum.

- Sizinkiler de mi futbol meraklısı?

- Hem de nasıl! Türkiye'de futbola duyulan merak genel olarak arttı son dönemde. Bu güzel bir şey, yanlış anlaşılmasın. Biraz konunun cahili olduğum için böyle diyorum.

  • 6
  • 10
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum
Mustafa Erdoğan: İlk günden itibaren biliyordum

- Siz ilgili değil misiniz konuya?

- Sonradan öğrendim ben. Çocuklardan... Messi nerede oynuyor? Ronaldo kim? Bunları ben çocuklarımdan öğrendim. Onlar Galatasaraylı. Formayla yatıyorlar. O derece seviyorlar. Genelde erkek çocuklar kendilerini futbolcularla özdeşleştiriyor. Hepsi de bir futbol yıldızı olacakları umuduyla yapıyor bunu. Dansta böyle bir şey yok. Dansı meslek haline getiren biziz. Futbol rekabete dayalı oysa dansta herkes kazanır.

- Evde de disiplinli misiniz?

- Evet öyleyimdir. Bazı babaların yaşadığı sorunları duyuyorum da bizde öyle sorunlar yaşanmaz. Anadolu Ateşi'nin içinde büyüdükleri için benim dansçılarımla ilişkimi gördüler. Benim için sözüdinlenmesi gereken bir adam diye düşünüyorlar.

- Atlas, Aras, Güney'den hangisi dansçı olur?

- Hepsi olabilir. Güney müziğe de yatkın. Röportajı okuyacakları için dikkatli olmalıyım. Üçü de birbirinden yetenekli. Ares kaleci olmak istiyor. Atlas forvet, Güney stopper. Futbol okuluna gidiyorlar.

BABALIK BENİ "KORKAK" YAPTI

- Babalık sizi nasıl değiştirdi?


- Eskiden daha katı iken bugün biraz daha sakin, sorumlu, "korkak" bir insanım. Çünkü sorumluluğum var artık. Sadece benden ibaret bir şey değilim. Başka bir bütünün parçası oluyorsun daha dikkatliolman gerekiyor. Sağlığına, yaşamına... Hep onları düşünüyorsun.