Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

  • 1
  • 16
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

Alamut Kalesi, Alamut Devleti'nin merkezi olarak sarp dağların tepesine yaptırılan bir kaledir.

  • 2
  • 16
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

Hasan Sabbah'ın önderliğini yaptığı, fedailerine sahte bir cennet vaadiyle kendi Haşhaşilik öğretisini yaydığı, tarihte Belde't-ûl'İkbâl adıyla şöhrete kavuşan Elemûtlar Devleti'in karargahı ve başkenti niteliğinde hizmet vermiş olan bir yerleşim birimidir.

  • 3
  • 16
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

Nizari-İsmaili mezhebinin yaşatılmasında büyük bir rol oynayan bu merkezde adamlarına cennetin anahtarlarını kendi ellerinde bulundurduğuna inandıran ve haşhaşın uyuşturucu etkisini kullanan Hasan bin Sabbah, eğitime tabi tuttuğu fedaileri aracılığıyla bir çok devlet adamı ve hükümdarın canına mâl olan suikastler tertip etmeyi başarabilmiş ve çevresindeki ülkelere epey gözdağı vermeyi başarabilmişti.

  • 4
  • 16
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

Suikast düzenlemek anlamına gelen İngilizce assassination kelimesinin burada yaşayan haşhaşin örgütünün adından değişerek türetildiği zannedilmektedir.

  • 5
  • 16
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

Zamanın Haçlı kaynaklı tarihçileri Hasan bin Sabbah fedailerinin kendilerini feda edecek kadar davaya bağlı olmalarını anlamlandıramamış ve siyasi suikastleri yerine getirmesi için haşhaşın uyuşturucu etkisini kullanıldığını öne sürmüşlerdir.

  • 6
  • 16
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

Şiîlik mezhebinin İsmâilîlik meşrebinin Nizârîlik koluna bağlı Hasan Sabbah'ın zamanında şöhretinin doruk noktasına ulaşmıştır.

  • 7
  • 16
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler
Alamut Kalesi hakkında bilinmeyenler

Tarihe "Haşhaşiler" ve "suikastçılar" olarak geçen bu kalede ikamet eden İsmâilîler'in bu şekilde tanımlanmalarının nedenlerinden biri Marco Polo'nun anılarında aktarmış olduğu bilgilerdir.