Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

  • 1
  • 20
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

Seyahat için 2015'te 24,4 milyar lira harcandı

Yurt içinde seyahat harcamaları 2015'te bir önceki yıla göre yüzde 8 artarak 24 milyar 409 milyon 560 bin liraya yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılının son çeyreği ile yılın tamamına ilişkin "Hanehalkı Yurtiçi Turizm Araştırması" sonuçlarını açıkladı.

Buna göre ekim, kasım, aralık aylarını kapsayan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 103 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydıyla ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 20 azalarak 11 milyon 292 bin olarak gerçekleşti.

Bu dönemde seyahate çıkanlar 78 milyon 630 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 7, seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 346 lira oldu.

Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,4 azalarak 3 milyar 909 milyon 119 bin liraya geriledi.

Seyahat harcamaları, kişisel veya paket tur harcamaları olarak yapıldı. Yurt içi turizm harcamasının yüzde 95'ini (3 milyar 715 milyon 511 bin lira) kişisel, yüzde 5'ini (193 milyon 607 bin lira) ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Seyahate çıkış amacı olarak "yakınları ziyaret" yüzde 68,7 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 10,5 ile "gezi, eğlence, tatil", yüzde 9,6 ile "sağlık" izledi.

Söz konusu dönemde seyahate çıkanlar 51 milyon 432 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş, akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 17 milyon 886 bin ile "kendi evi" yer alırken, bunu 3 milyon 394 bin geceleme sayısı ile "otel" takip etti.

2015 VERİLERİ

Yıllık değerlendirildiğinde ise 2015'te toplam seyahat sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0,5 artışla 71 milyon 251 bin oldu.Seyahate çıkanların toplam geceleme sayısı yüzde 2,2 artarak 588 milyon 786 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 8,3 gece, seyahat başına ortalama harcama 343 lira olarak hesaplandı.

Yurt içi seyahat harcamaları yıllık bazda yüzde 8 artarak 24 milyar 409 milyon 560 bin lira olarak kayıtlara geçti.Yurt içi turizm harcamasının yüzde 92,9'u (22 milyar 685 milyon 602 bin lira) kişisel, yüzde 7,1'i (1 milyar 723 milyon 958 bin lira) ise paket tur harcamalarından kaynaklandı.

Seyahate çıkış amaçları değerlendirildiğinde ise yüzde 67,5 ile "yakınları ziyaret" birinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 18,7 ile "gezi, eğlence, tatil", yüzde 6,6 ile "sağlık" izledi.

Konaklama türleri açısından bakıldığında da seyahate çıkanlar 415 milyon 572 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş, akraba evinde" kaldı. Bunu 104 milyon 893 bin geceleme ile "kendi evi", 32 milyon 150 bin geceleme sayısı ile "otel" takip etti.

  • 2
  • 20
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

Ankara-İstanbul 9 lira!

Sanayi Bakanı Fikri Işık, yerli otomobille ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Işık, "2 liralık şarj maliyetiyle, büyük şehir trafiğinde 100 kilometre yol yapabilecek" dedi. Bakan Işık'ın açıklamalarına göre 450 kilometre olan İstanbul - Ankara yolu 9 liralık maliyetle gidilebilecek.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ekonomi Bakanlığının desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin koordinatörlüğünde TÜBİTAK MAM TÜSSİDE'nin Gebze Yerleşkesi'nde düzenlenen 5. Otomotiv Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışması etkinliği düzenlendi.

Bakan Işık, programın açılışında yaptığı konuşmada, bugünün otomotiv sektörü ve yerli otomobil projesi için bir dönüm noktası olacağına inandığını belirterek, Türk Otomobili Geliştirme Projesi'nde, çok önemli bir mesafe aldıklarını söyledi.

Bugün itibarıyla, özel sektörle, otomotiv yan sanayisiyle, üniversitelerle, öğrencilerle, akademisyenlerle, çok daha yakın bir işbirliği sürecini başlatacaklarını dile getiren Işık, proje pazarı ve komponent tasarım yarışmasının da bu açıdan çok iyi bir başlangıç olacağını anlattı.

Işık, yerli bir otomobil markası oluşturulamamasının insanların içinde adeta bir ukde kaldığına dikkati çekerek, Türk otomobili yapmanın toplumun öz güveni açısından son derece önemli olduğunu ifade etti.

"ÖYLE BİR OTOMOBİL YAPACAĞIZ Kİ DÜNYANIN HER YERİNDE SATILABİLECEK"

"Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde bu projeye başlarken, sadece bu gerekçeden hareket etmedik. Türk otomobili projesini başlattık, çünkü bu, ekonomik ve rasyonel bir ihtiyaçtı ve tam zamanıydı." diyen Işık, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin en başarılı olduğu sektörlerin başında otomotiv geliyor. Üretimde sahip olduğumuz başarı, ülkemizin nüfusu, gelir seviyemizin yükselmesi, iç ve dış pazar imkanlarımızın çeşitliliği gibi faktörleri yan yana koyduğumuzda, sektörde milli bir markaya olan ihtiyaç, zaten ayan beyan ortadadır. Ancak, Türk Otomobili Projesi, sadece otomotiv sektöründe bir milli marka oluşturmak için yürütülen bir proje değildir. Biz öyle bir otomobil yapacağız ki dünyanın her yerinde satılabilecek, talep edilecek. Yani, yapmış olmak için iş yapmayacağız. Tüm küresel pazarları hedefleyen, otomotiv sektöründe ciddi rekabet avantajı olan ve sektörü farklılaştıracak, sektöre yeni açılımlar kazandıracak bir iş yapacağız."

"TÜRK MARKASI ALTINDA OTOMOBİLLER ÜRETECEĞİZ"

Bakan Işık, Türk Otomobili Projesi'nin sadece otomotiv sektörünü ilgilendiren bir proje olmadığına işaret ederek, "Evet, bu projenin çıktılarından biri olarak, Türk markası altında otomobiller üreteceğiz. Ancak bu projenin esas çıktısı, hayatın her alanına dokunacak yeni teknolojiler olacaktır. Türk otomobili, üniversitelerimizin ve sanayimizin inovasyon gücünü hayata geçirecek, tetikleyecek ve ülkemizi küresel rekabette söz sahibi yapacak bir projedir. Otomobilimiz, yeni teknolojiler geliştirmek için adeta bir platform işlevi görecektir." diye konuştu.

Özellikle sensör teknolojileri, otonom araç sistemleri, yazılım, nesnelerin interneti gibi alanlarda, birçok Ar-Ge projesini, bu platform üzerinden ticarileştirmiş olacaklarını anlatan Işık, Türk otomobili sayesinde fikirlerini ticarileştirme imkanı bulan mucit ve girişimcilerin, işlerini büyütebileceğini ve geliştirilebileceğini söyledi.

Işık, Türk otomobili ile yeni teknolojilere tarihçe kazandırmış olacaklarını vurgulayarak, "Burada tarihçe kazandırmak derken şunu kastediyoruz, Türk otomobili, yerli ve yeni teknolojilerin sahaya inmesini, pratiğe dönüşmesini, gerçekleşmesini sağlayan bir platform vazifesi üstlenecek. Türk otomobili sayesinde, bu teknolojiler, raflarda veya proje dosyalarında kalmayacak, rüştünü ispat eden ürünler olarak, dünyaya açılacak." değerlendirmesinde bulundu.

"2 LİRALIK ŞARJ MALİYETİYLE ŞEHİR İÇİNDE 100 KİLOMETRE YOL YAPABİLECEK"

Bugün araçlardaki parçaların yüzde 70'inin gelecek dönemde kullanılmayacağını, 2030'lu yıllarda bir aracın maliyetinin yarısını otomotiv elektroniği ve yazılımın oluşturacağını anlatan Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"TÜBİTAK'ta geliştirdiğimiz batarya teknolojilerini, Türk otomobilinde kullanacağız. Bu araç, 2 liralık şarj maliyetiyle, büyük şehir trafiğinde 100 kilometre yol yapabilecek. Şehirler arası yolculuklarda ise arabadaki küçük jeneratör devreye girerek bataryayı şarj edecek. Yani şarjı istasyonda değil de aracımızda taşıyacağız. Bunun anlamı şu, 20 litrelik yakıtla bin kilometre mesafeyi katedeceğiz. Bunun anlamı, şu anda yakıt tasarrufu en yüksek olan aracın bile yarısından daha az yakıtla aynı mesafeyi gitmiş olacağız. Aracımızın en belirgin vasıflarından birisi de otonom araç sistemleriyle donatılması olacak. Savunma sanayiinde hava araçlarında kullandığımız Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi'ni, Türk otomobiline de uyarlamayı hedefliyoruz. Bu sistem, aracın kontrolü, güvenliği ve yakıt tüketimiyle ilgili önemli avantajlar sağlayacak. Mesela bu sistem, yolun, havanın, araç ekipmanlarının durumuna ve sürücünün kullanım tarzına göre, yakıt tüketimini anlık olarak ayarlayacak."

"ÜRETECEĞİMİZ ARAÇ DÖRT TEKERLEKLİ YÜRÜYEN BİLGİSAYAR OLACAK"

Işık, araçta sensör teknolojilerini ve araçlar arası iletişimsistemlerini de kullanacaklarını vurgulayarak şunları kaydetti:
"Diyelim ki öndeki araca, kaza riski oluşturacak şekilde aşırı yaklaştınız. Araç, mevcut sensör teknolojilerinden çok daha hızlı bir şekilde bunu tespit ederek fren sistemini devreye alacak. Ancak fren yapma mesafesi yeterli olmazsa, öndeki araçla iletişim kurarak, eğer müsaitse o araçtan hızını artırmasını isteyecek. Öndeki araçta bu talebi alacak, çok hızlı bir şekilde değerlendirecek ve önü müsait ise hızını artıracak. Bütün bu işlemler, adeta saliseler içinde yapılacak."

Türk otomobilini, bu tür teknolojik donanımlarla zenginleştirmeye büyük önem verdiklerini dile getiren Işık, "Piyasaya çıktığında, herhangi bir araç olarak çıkmayacak. Dünyaya, birçok yeni teknolojiyi sunan, farklı, yeni bir araç olacak. İddialı bir cümle kullanıyorum, üreteceğimiz araç dört tekerlekli yürüyen bilgisayar olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Işık, Türk Otomobili Projesi'nin sadece otomotiv sektörünü ilgilendiren bir proje olmadığına işaret ederek, "Evet, bu projenin çıktılarından biri olarak, Türk markası altında otomobiller üreteceğiz. Ancak bu projenin esas çıktısı, hayatın her alanına dokunacak yeni teknolojiler olacaktır. Türk otomobili, üniversitelerimizin ve sanayimizin inovasyon gücünü hayata geçirecek, tetikleyecek ve ülkemizi küresel rekabette söz sahibi yapacak bir projedir. Otomobilimiz, yeni teknolojiler geliştirmek için adeta bir platform işlevi görecektir." diye konuştu.

Özellikle sensör teknolojileri, otonom araç sistemleri, yazılım, nesnelerin interneti gibi alanlarda, birçok Ar-Ge projesini, bu platform üzerinden ticarileştirmiş olacaklarını anlatan Işık, Türk otomobili sayesinde fikirlerini ticarileştirme imkanı bulan mucit ve girişimcilerin, işlerini büyütebileceğini ve geliştirilebileceğini söyledi.

Işık, Türk otomobili ile yeni teknolojilere tarihçe kazandırmış olacaklarını vurgulayarak, "Burada tarihçe kazandırmak derken şunu kastediyoruz, Türk otomobili, yerli ve yeni teknolojilerin sahaya inmesini, pratiğe dönüşmesini, gerçekleşmesini sağlayan bir platform vazifesi üstlenecek. Türk otomobili sayesinde, bu teknolojiler, raflarda veya proje dosyalarında kalmayacak, rüştünü ispat eden ürünler olarak, dünyaya açılacak." değerlendirmesinde bulundu.

"2 LİRALIK ŞARJ MALİYETİYLE ŞEHİR İÇİNDE 100 KİLOMETRE YOL YAPABİLECEK"

Bugün araçlardaki parçaların yüzde 70'inin gelecek dönemde kullanılmayacağını, 2030'lu yıllarda bir aracın maliyetinin yarısını otomotiv elektroniği ve yazılımın oluşturacağını anlatan Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"TÜBİTAK'ta geliştirdiğimiz batarya teknolojilerini, Türk otomobilinde kullanacağız. Bu araç, 2 liralık şarj maliyetiyle, büyük şehir trafiğinde 100 kilometre yol yapabilecek. Şehirler arası yolculuklarda ise arabadaki küçük jeneratör devreye girerek bataryayı şarj edecek. Yani şarjı istasyonda değil de aracımızda taşıyacağız. Bunun anlamı şu, 20 litrelik yakıtla bin kilometre mesafeyi katedeceğiz. Bunun anlamı, şu anda yakıt tasarrufu en yüksek olan aracın bile yarısından daha az yakıtla aynı mesafeyi gitmiş olacağız. Aracımızın en belirgin vasıflarından birisi de otonom araç sistemleriyle donatılması olacak. Savunma sanayiinde hava araçlarında kullandığımız Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi'ni, Türk otomobiline de uyarlamayı hedefliyoruz. Bu sistem, aracın kontrolü, güvenliği ve yakıt tüketimiyle ilgili önemli avantajlar sağlayacak. Mesela bu sistem, yolun, havanın, araç ekipmanlarının durumuna ve sürücünün kullanım tarzına göre, yakıt tüketimini anlık olarak ayarlayacak."

"ÜRETECEĞİMİZ ARAÇ DÖRT TEKERLEKLİ YÜRÜYEN BİLGİSAYAR OLACAK"

Işık, araçta sensör teknolojilerini ve araçlar arası iletişim sistemlerini de kullanacaklarını vurgulayarak şunları kaydetti: "Diyelim ki öndeki araca, kaza riski oluşturacak şekilde aşırı yaklaştınız. Araç, mevcut sensör teknolojilerinden çok daha hızlı bir şekilde bunu tespit ederek fren sistemini devreye alacak. Ancak fren yapma mesafesi yeterli olmazsa, öndeki araçla iletişim kurarak, eğer müsaitse o araçtan hızını artırmasını isteyecek. Öndeki araçta bu talebi alacak, çok hızlı bir şekilde değerlendirecek ve önü müsait ise hızını artıracak. Bütün bu işlemler, adeta saliseler içinde yapılacak."

Türk otomobilini, bu tür teknolojik donanımlarla zenginleştirmeye büyük önem verdiklerini dile getiren Işık, "Piyasaya çıktığında, herhangi bir araç olarak çıkmayacak. Dünyaya, birçok yeni teknolojiyi sunan, farklı, yeni bir araç olacak. İddialı bir cümle kullanıyorum, üreteceğimiz araç dört tekerlekli yürüyen bilgisayar olacak." değerlendirmesinde bulundu.

  • 3
  • 20
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

Emekliler için ikramiyede karar çıktı

Kamu Denetçiliği Kurumu, 7 Ocak 2015 tarihinden önce emekli olup 30 yıldan fazla hizmet süreleri için ikramiye alamayanların başvurusu haklı bulundu.

Kamu Denetçiliği Kurumu, emeklileri yakından ilgilendiren bir karara imza attı. 7 Ocak 2015 tarihinden önce emekli olup 30 yıldan fazla hizmet süreleri için ikramiye alamayanların başvurusu haklı bulundu.

NTV'nin haberine göre, şikayet başvurusunu inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumu, "Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği" gerekçesiyle "30 yılın üzerindeki çalışma yılları için emekli ikramiyesi verilmemesi"nin eşitlik, adalet ve hakkaniyete uygun olmadığını belirtti.

Şikayetçilere, başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle ödeme yapılması gerektiğine karar verdi. Kamu denetçiliği kurumu, Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na tavsiye kararını iletti.

  • 4
  • 20
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

YKB'ye 1.5 milyar dolarlık sendikasyon

Yapı Kredi Bankası, 15 ülkeden 48 bankanın katılımıyla 1.5 milyardolarlık sendikasyon kredisi sağladı. Yapı Kredi CEO'su Faik Açıkalın, söz konusu kaynakla ihracatı desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Açıklamaya göre, sendikasyon kredisi 381 milyon dolar ve 959 milyon euro olmak üzere iki ayrı döviz cinsinden temin edildi. 367 gün vadeli olarak alınan sendikasyon kredisinin maliyeti, libor + yüzde 0.85 ve euribor + yüzde 0.75 olarak gerçekleşti. Banka, 2016'nın ilk sendikasyon işlemiyle geçen yıl nisanda sağladığı krediyi, yüzde 100'ün üzerinde yeniledi. Sendikasyon anlaşmasının koordinatörlüğünü ve düzenleyiciliğini Bank of America Merrill Lynch, aracılığını ise Wells Fargo Bank üstlendi.

  • 5
  • 20
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

Petrol devleri plastik poşetçi oluyor

Petroldeki sert düşüş dev petrol firmalarını petrokimya ürünleri ve plastik üretmeye zorluyor. Bazı şirketlerin kârının yüzde 75'i artık petrokimyadan geliyor

Petrolün varil fiyatının yüksek olduğu dönemlerde milyarlarca dolarkazanan Exxon, Shell ve BP gibi dünya petrol devleri düşen fiyatlar nedeniyle plastik işine dönüyor. Kârlar eriyince plastik poşetten, boyaya kadar geniş bir yelpazede seyreden petrokimya ürünlerine ilgi arttı. Shell CEO'su Simon Henry'nin, "Kimyasallar yeniden radar ekranımıza girdi" diyerek özetlediği yeni trendte petrol arama birimleri de gözden düşüyor.

KâRIN 75'İ PETROKİMYADAN
Petrokimya ürünlerinin gelirlerin içindeki payı artarken petrolün ucuzlaması plastik ürünlerin üretiminde maliyetleri de aşağı yönde çekiyor. Çünkü petrokimya ürünleri üretiminde kullanılan hammaddelerin fiyatları da düşüyor. Total'in CFO'su Patrick de la Chevardiere, geçtiğimiz hafta "Petrokimyasallar aslında şu anda oldukça iyi gidiyor" değerlendirmesinde bulundu. Kârda büyük paya sahip olmaya başlayan petrokimya ürünlerinde en çarpıcı rakamlardan biri Exxon Mobil'de. Şirketin 1.8 milyar dolar olarak açıkladığı ilk çeyrek kârının yüzde 75'i petrokimya ürünlerinden geldi. Şirketin kârının en büyük kısmı etilen ve propilen üretiminden geldi. İki yıl önce şu anda yüzde 75 olan petrokimyanın payı yüzde 13 gibi düşük bir orandaydı. Shell'in ilk çeyrekte 1.55 milyar dolar açıkladığı gelirin 377 milyon dolarlık kısmı petrokimyadan geldi. Shell ayrıca geçtiğimiz hafta Asya'dan neftyağı talebinde artış ile birlikte satışlarında geçtiğimiz yıla oranla yüzde 82 artış olduğunu kaydetti.

  • 6
  • 20
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

Tual Bahçekent'e rekor talep

Dağ Mühendislik'in Başakşehir'deki Tual Bahçekent projesi ön talep rekoru kırdı. Metro istasyonuna 5 dakika mesafede bulunan bin 739 konutluk projeye bir haftada toplam bin adetlik talep geldi

Dağ Mühendislik, Emlak Konut GYO güvencesiyle hayata geçireceği yeni projesi 'Tual Bahçekent' için ön talep toplamaya başladı. Bin 739 konuttan oluşan projeye bir hafta içinde bin adet ön talep geldi. Dağ Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Doğan Dağ, "Tual Bahçekent projemiz peşin, vade farkı olmadan banka kredili ödeme kolaylıklarıyla birlikte mayısın ilk haftası ön lansmana çıktı. Şimdiden gelen ön taleplerden oldukça memnunuz" dedi.

METROYLA DEĞERLENECEK
Ulaşım alanında yaşanan gelişmeler ile bölgenin daha da gelişeceğini belirten Dağ, "Şubat ayında inşaat çalışmalarına başladığımız ve Başakşehir'de Bahçekent bölgesinde hayata geçecek olan 'Tual Bahçekent' projemiz, özellikle 2019 yılında tamamlanması beklenen metro projesi ile bölge raylı sisteme entegre olacak" dedi. Dağ, Tual Bahçekent'in metro istasyonuna 5 dakika mesafede bulunduğunu söyledi.

DEV ŞEHİR PARKINA KOMŞU
Tual Bahçekent, 160 bin metrekarelik şehir parkının yanında inşa ediliyor. Bin 739 konut ve ticari alanların yanı sıra, 2 özel okul, 2kreş, bir devlet okulu, bir özel hastane ile bir de sosyal tesisi bünyesinde barındıran projede, 1+1'den, 4+1'e kadar daire seçenekleri bulunuyor. Konutların 2.5 yıllık bir sürede teslim edilmesi planlanıyor.

  • 7
  • 20
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(06.05.2016)

400 çocuğa daha Eczacıbaşı dokunuşu

Eczacıbaşı Topluluğu'nun, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) işbirliğiyle Yatılı Bölge Ortaokulları'nın (YBO) fiziksel koşullarını iyileştirmek hedefiyle yürüttüğü ve çok sayıda uluslararası ödüle layık görülen Eczacıbaşı Hijyen Projesi kapsamında bir okul daha yenilendi. Sinop Boyabat Yaşar Topçu YBO'sunun tesisat altyapısınınMEB tarafından onarılmasının ardından, derslik ve pansiyonbölümlerindeki temizlik alanları ile yemekhaneyi kapsayan toplam bin 215 metrekarelik alan, VitrA ve Artema'nın ürünleriyle yenilendi.