Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

  • 1
  • 15
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

Şahan Gökbakar'ın 2000 sonrasının sinemadaki en başarılı ismi olduğunu söylemek sanıyorum doğru olur. Çünkü yaptığı her film gişe rekorları kırdı. Özellikle Recep İvedik filminin dört serisi de aynı başarıyı gösterdi. Bu devasa başarının dışında sinema otoritelerinin ve entellektüel sınıfın eleştirilerine de maruz kaldı.

  • 2
  • 15
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

Açıkçası bu eleştiriler o kadar arttı ki "Ben ayrıcalıklıyım, entellektüelim" demenin bir ön şartı olarak görülmeye başlandı. Halbuki aynı sınıfın çok daha kaba espriler üreten ABD'li sanatçı Borat'ın filmlerine kahkahalarla güldüklerini biliyoruz. Şahan Gökbakar, son filmi Osman Pazarlama ve başından beri birlikte çalıştığı kardeşi Togan Gökbakar'la nasıl bir yolculuğa çıktığını anlattı.

  • 3
  • 15
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

- Osman Pazarlama karakteri nasıl ortaya çıktı?

Togan Gökbakar: Osman Pazarlama karakteri, Şahan ile geçen muhabbetlerden yavaş yavaş doğmaya başladı. Aslında Osman bizim küçüklüğümüzden beri gördüğümüz esnaf tiplemesinin bir ortalaması, birçok insanın bir birleşimi diyebiliriz. Herkesin hayatında en az bir kere karşılaştığı, girişimci bir esnaftan, vapurda tarak satan işportacıya kadar aşina olduğumuz karakter özelliklerinin birleşiminden oluşuyor. Şahan Bey'in önceden oynadığı ve sonradan filme dökülen bir karakter değil.

  • 4
  • 15
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

Esprileri köpürtmek kalıyor

- Recep İvedik gibi birçok karakteri sinemaya uyarladınız. Bu karakterler sinemaya geçtiğinde ne tarz değişimlere uğruyor?

Şahan Gökbakar: Haftalık yaptığım televizyon şovlarında o karakterin sadece üç veya beş dakikalık bir anını gösteriyordum, daha yüzeysel bir şekilde yaklaşıyordum karakterin derinliğine. Fakat iş film boyutuna taşındığında bu yetmiyor tabii. Bir dünya kurmanız gerekiyor o karakterin etrafında. Her şeyini düşünmeye başlıyorsunuz. Bu tabii ki çok daha uzun bir süreç. Ancak benim en büyük şansım hem film hem de karakter anlamında sürekli fikir alışverişinde bulunabileceğim bir kardeşimin olması.

  • 5
  • 15
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

Aynı zamanda yönetmen olması hasebiyle de bu işin dramatik yapısına ve akışına başka bir gözle de şahit olabiliyor. Dolayısıyla bana da sadece Togan'la beraber bu esprileri köpürtmek kalıyor. Mesela Recep'i ilk yaptığımızda sadece pencere önünde oturan bir adamdı. Sonra Recep'i bir hikayenin içine koyduk. Sonrasında kuzeninden babaannesine kadar her şeyi içine aldık. Bu karakterde de öyle. Büyük bir perspektiften bakınca büyüyor haliyle. Sinema bence apayrı bir şey.

  • 6
  • 15
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

- Komedi yapmak zor. Bir yönetmen olarak baskı hissediyor musunuz?

T. G.: Açıkcası hissetmiyorum. Biz genelde aklımıza ve ruhumuza hoş görünen şeyleri yapıyoruz. 'İnsanlar şunu dedi öyleyse bunu yapayım' demedik hiçbir zaman. Onun için bize komik gelen, biz izlesek eğleneceğimiz filmleri yapıyoruz. Yani eleştiriler ve beğeniler her zaman olacaktır ancak biz kendi rüzgarımıza göre yön alıyoruz.

  • 7
  • 15
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor
Abi kardeş Türkiye’yi güldürüyor

Ş.G.: İçinde yaşanılan toplumun sıkıntıları dertleri tabii ki sen de o toplumda olduğun için seni de etkiliyor. Kimi zaman çok kötü sabahlara uyanıyoruz. O zamanlarda bazen komedi senaryosuyla uğraşıyor oluyorsun modun düşük olduğundan çalışmak içimden gelmiyor. Bu tarz günler yaşadığım oldu ancak önünde sonunda bir şekilde hayat devam ediyor ve insanlar bu karamsarlıkla uzun süre yaşayamıyor bu hem ruha hem de sağlığa zararlı. Bir yandan da bir rahatlama, gülme ihtiyacı hissediyor insanlar ve ben de aslında yaptığım o filmlerin toplumsal tedavi yönü de olduğunu düşünüyorum. Hep beraber bir salona girip kahkaha atmak aslında tedavi edici bir şey. Iki saat de olsa bunu sağlayabilmek için yılmadan devam ediyoruz. Tabii ki etkileniyoruz kötü olaylardan ancak yılmıyoruz. Gülmeye ve güldürmeye çalışarak devam ediyoruz.