İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi. Yepyeni bir anlayışla kültür ve sanatın tüm dallarında adını duyurmaya çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen ile 2016 yılındaki hedeflerini konuştuk.

  • 1
  • 18
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi

1. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük ödülleri verilirken Sayın Cumhurbaşkanımız 'milli' ve 'yerli' sanat vurgusu yaptı. İBB bu çerçevede neler yapıyor?

İBB kültür birimi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994'de açtığı belediyecilik anlayışı ışığında başlayan çalışmalarını o günden bugüne artan, günün ihtiyaçlarına göre eklemeler yapan bir bakış açısıyla yürütüyor. Özellikle dünyanın yaşadığı değişime bağlı çalkantılar arasında en öne çıkan kavramın kültür olduğunu fark edersek, uluslararası arenada "milli" ve "yerli" olabilmek ayrı bir anlam kazanıyor. Burada dikkat etmemiz gereken incelik; nüfus kâğıdında "Türk" yazanların yazıp – yönetip- oynadığı film veya tiyatro oyunlarının "milli" olmak ve "yerli" olarak tanımlanmak için yeterli olmadığıdır. Çünkü "milli" ve "yerli" olmak gibi kavramlar "milli" ve ""yerli" bir ruha sahip olmakla ilgilidir. İBB Kültür birimi de bu bakış açısından sapmadan etkinliklerini sürdürmektedir.

  • 2
  • 18
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi

2. AK Parti iktidarının bu dönem öncelediği ve başarı hedeflediği alanların başında kültür sanat geliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde kültür birimini yöneten isim olarak kültürel iktidar konusunda istenilen noktada olunmayışını neye bağlıyorsunuz?

Özellikle 1988 yılından itibaren sadece kültür sanat konularında yazan biri olarak da şu anda bu alanın bir yetkilisi olarak da şöyle özetleyebilirim bu detaylı konuyu… Kültürel bir dağılma yaşayan / yaşatılan insanımız, kendisine "yenilik" adı altında dayatılan tüm kavramlara olduğu gibi "sanat" kavramına da soğuk baktı. Genel anlamda "Kültür" den uzak durmayı "kendini" korumak için "gerek şart" gibi gördü. Aradan geçen yıllarda; "hayat gailesi" , "inancını koruma" gibi gerekçeler giderayak "hayat biçimi" hatta "inancın gereği" hâline geldi. Tam da Üstad Necip Fazıl'ın dediği gibi imanı camilere mahpus etmeyi -üstelik kendiliğinden- önceleyen bir anlayış benliğimizi sardı. Bu sürede kolaycılık, şekilcilik, slogancılık da toplum olarak kolayımıza geldi. Kültür ve sanat için ise bilgi lâzım, birikim lâzım, estetik bakış açısı lâzım. Oysa şekilcilik ve slogancılık çok çabuk yayılan bir hastalık. Unutmayalım ki kaynak olarak kitap bir süredir hayatımızdan çıkarken, her geçen gün "Google amca" her şeyimizi biliyor ve bildiriyor…

  • 3
  • 18
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi

3. Yerel yönetimlerin kültür işleri konuşulurken en çok eleştirilen konulardan biri de kültür ve sanat projelerinin hizmet alımı şeklinde ihale yoluyla gerçekleşmesi. Aynı zamanda bir kültür adamı olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz, çözüm noktasında girişimleriniz var mı, neler?

Elbette kültür ile paranın ilişkisini doğru ayarlayamazsak para araç olmaktan çıkıp amaç olmaya başlar ki… Kültür adına bir kayıptır, zarardır bu durum. Böyle giderse, kültürün yerini kültürcülerin alacağını, kültürün ticaretini yapanların ortama hâkim olacağını yazışımın üzerinden 10 yılı aşkın zaman geçmiştir… Bugün tam da o ortamın içindeyiz amma… Günümüzün devlet işleyişi içinde, paranın takibi için ihale olmasından başka çıkar yol düşünülemez… Yoksa konu ilgilisinin dilediği gibi para dağıtabildiği bir sisteme dönüşür ki… Sakıncaları saymakla bitmez... Ama şunu da söylemek lâzım. Kültürün para kullanımının, ihale biçiminin daha uygun ve esnek hâle getirilmesi gereklidir. Mevcut ihale mantığı, birçok konuda olduğu gibi kültürün ihalesinde de kaliteyi yakalamayı engeller özellikler taşıyor. Kültür sanatın gerekleri göz önünde bulundurularak, ihale sisteminin düzenlenmesi acil ihtiyaçtır ama şu hâliyle ihalesiz, hizmet alımsız çözüm gerçekçi görünmüyor…

  • 4
  • 18
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi

4. Şehir Tiyatroları geçmişten bugüne bitmeyen kavgaların odağında. İstifa haberleri, tartışmalar durulmuyor. Bu tartışmaların kaynağı nedir? Belediyeye yönelik suçlamalar hakkında neler söylersiniz?

Şehir Tiyatroları, geride bıraktığı bir asırlık birikimle, Türkiye'de tiyatronun lokomotifi olmuş bir kurum. Ancak… 70'li yıllardan itibaren giderek artan biçimde siyasileşmeye başlaması da takip edenlerin gözünün önünde yaşanmakta olan bir gerçek. Bu siyasileşme, her fırsatta adı öne sürülen Muhsin Ertuğrul ustanın, telaffuzuna bile utandığım biçimde bugün adını taşıdığı binadan kovulmasına şahit olmuştu. 12 Eylül sonrasındaki çalkantılı dönem, 1994 mahalli seçimlerine gidilirken özel amaçlarla İŞTİSAN'ın kurulması, yakın zamanlarda yaşanan Gezi olayları… Özetle ifade etmem gerekirse; bu en önemli dönemeçlerde Şehir Tiyatrosu'nun "tiyatro"yu, "sanatı" öncelediğini söylemek çok zor. Siyaset daima ön plandaydı…"Sanatçı" duyarlığıyla açıklanamayacak kadar maksatlı ve siyasi bir dil oluşturanların, bu davranışlarını "açıktan taraf" olarak sürdürüp, "işini yapmasını" hatırlatanları bile "sanat düşmanı" olarak suçluyor olması ise ayrıca üzerinde durulması gereken bir sorun. Şehir Tiyatrosu'nun bir kamu kurumu olduğunu hesaba katmadan özel sanat kurumlarında bile sergilenemeyecek tavırlar içinde olunulması ise ayrı bir sorun… Eğer sanatçılarımızın büyük çoğunluğunu da üzen tavırlarla kurum adınaymış havasında ucuz siyaset yapanlar, siyasetle sanat ve kurum arasındaki tercihini gerçek anlamda yapabilseler, tiyatronun estetik seviyesi de yükselmeye başlayacak…

  • 5
  • 18
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi

5. Neden ısrarla teşvik ve kadro meselesi öne çıkarılıyor bazı çevreler tarafından? Yoksa konuşulması istenmeyen başka şeyler mi var?

Kadro konusunda yıllar içinde bir zafiyet oluştuğu doğrudur. Sağlıklı biçimde çözülebilmesi için de ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Teşvik konusunda ise şu bilgileri paylaşmam gerek. 2012 yılına kadar "teşvik" neredeyse bütün personel için kazanılmış bir hak gibi görülmüş. Göreve geldiğimde, bu teamülün değiştirilmesine yönelik Sayıştay uyarılarının varlığıyla karşılaştım. Olması gereken; çok başarılı olmak gibi ölçülere uyan sanatçıların dışında kalan sanatçılara teşvik verilmemesi yönündeydi. Ancak, belediye yönetiminin girişimleriyle 2 dönem daha teşviklerin ödenmesi gerçekleşti. Sonrası malum. Burada, biraz da önceki sorunuzla bağlantılı şu bilgiyi de paylaşmak isterim. Tiyatromuzun sanatçılarının bir bölümü yevmiyeli oyuncuydu ve sezonun kapalı olduğu dönemde de ücret alamıyorlardı. Bu olumsuz durum sessiz sedasız telafi edildi ve o sanatçılarımız da düzenli bir gelire kavuştu. Ama ne tiyatro adına konuşanlar ne de İŞTİSAN kurum içinde de dışında da tek bir bilgi paylaşmadı, olumlu bir cümle kurmadı. Tamamen siyasî bir üslupla suçlamalar sürdürüldü...

  • 6
  • 18
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
  • 7
  • 18
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Birimi 2016 yılına hızlı girdi

6. İstanbul son dönemde dünya çapında büyük sanat organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Giderek bir sanat başkentine dönüşüyor. Bu anlamda kültür sanat alanında faaliyet gösteren özel kurumlarla İBB Kültür Dairesi'nin ne türden işbirlikleri oluyor? Önümüzdeki dönemde ortak çalışma ve organizasyonlar olacak mı?

İstanbul gerçek anlamda dünya başkenti bir şehir… İBB'nin bütün birimleri de bu gerçeğin bilgisi ışığında branşlarında gereğini yapmaya çalışıyor. Kültür alanında da bu durum fazlasıyla geçerli. Bir yandan yurt içinde bir taraftan yurt dışında kamu ve özel sektörden kurumlarla ortak etkinlikler yapılmasından daha doğal bir şey olamaz. İBB, İstanbul'da STK'lar ve özel sanat kurumlarınca gerçekleştirilen birçok etkinliğe altyapı desteği vermekte, ortaklıklarla programlar gerçekleştirmektedir… Bu durum bundan sonra da aynıyla devam edecektir.