Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

  • 1
  • 47
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

Güldüren adamın ağlatan sonu

Suphi Kaner, Yeşilçam'ın en sevilen komedyenlerindendi. Milyonları güldürmüştü. Ancak alkol bağımlılığı nedeniyle prodüktörlerin boykotuna uğrayınca yaşamına son verdi. Ardında sadece 30 yıllık bir dram bıraktı...

  • 2
  • 47
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

Adamın biri, ruh doktoruna gitmiş, "Doktor" demiş, "Ne yaptımsa bir türlü gülemiyorum. Dünyada hiçbir şey beni güldürmüyor" Doktor tavsiye etmiş: "Komik filmlere gidin, neşeli müzik dinleyin, komedileri kaçırmayın..."

Ne dediyse adam "Hepsini denedim, gülemedim" der dururmuş. En sonunda doktor gülmeyen adamı pencerenin önüne çekmiş. "Bakın" demiş, "Dünyanın en ünlü palyaçosu şu karşıdaki sirkte oynuyor. Onun yeryüzünde güldüremediği insan yoktur." Suphi KanerAdam duraklamış ve ne cevap vermiş bilir misiniz?:

"O, bütün dünyayı güldüren palyaço benim!" demiş...

  • 3
  • 47
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

İşte Suphi Kaner, o palyaçonun ta kendisiydi. Otuz milyon insanı güldürdü, ama kendi gülmezdi, gülemezdi.

Cerrahpaşa'da, alt katı marangozhane olan ahşap bir kira evinde 19 Ocak 1933 te doğmuştu. Telgraf hat bakıcısı Ömer Efendi'nin tek evladıydı. Annesi Nazime Hanım'ın bir tanesiydi. Fakat bu tek evlat yedi yaşında çalışıp para kazanmaya, eve bakmaya mecbur olmuştu.

(Fotoğraf: Birçok kira evi değiştiren Suphi Kaner'in son ikamet ettiği, Kasımpaşa Bahriye Caddesi 181 numaralı ev...)

  • 4
  • 47
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

Babası Ömer Efendi, çok yaşamadı, 1956 da öldü. Annesi, yıllarca konu komşuya çamaşıra, tahtaya gitmişti. Yıpranmış, ihtiyar, hastaydı. Suphi Kaner, Göztepe'deki hastaneden babasının ölüsünü almaya gittiği zaman hayatında ilk defa bir doktorun üzerine yürüdü: «Babamı öldürdünüz! Ona insan diye bakmadınız, katiller!» diye bağırdı. Suphi KanerBabasının cenazesini omuzladı, sedyeye kendi koydu. Hastanenin ölü taşıyan arabasına tükürdü, kendisi bir taksi buldu. Babasının ölüsünü İstanbul'a taşıdı, o güne kadar içki içmemiş sayılırdı, içmeye başladı. Durmadan dinlenmeden nefes almadan içiyor, gece gündüz, kendini unutmak, kendinden kaçmak istiyordu. Etrafındaki insanlardan da sadece şefkat, samimiyet, doğruluk, sevgi bekliyordu...

(Fotoğraf: Arkadaşları Afif Yesari ile Yaşar Şenel, Suphi Kaner'in öldüğü yatağın yanıbaşında...)

  • 5
  • 47
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

Baktı ki kendi yoksul, çevresindeki dünya yoksul, büsbütün küstü; kendi yalnızlığına çekildi. Şehzadebaşı'nda Ferah ve Turan sinemalarında fıstık, gazoz sattı, geceleri sinema localarında sert iskemleler üzerinde yattı. Yorgan olarak sinema kapılarındaki perdeleri kullandı.
1946'da Eyüp Halkevi'nde sahneye çıkmıştı. "Süt Kardeşler" ve "Mozambik" revüsünde oynamıştı. Aynı yıl cebinde 15 lirayla Yeşilçam Sokağı'na ayak bastı. Film yazıhanelerini süpürüyor, masaların, iskemlelerin tozlarını alıyordu.

  • 6
  • 47
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

Üç yıl sözlü, üç yıl nişanlı durduğu Ender'le 1959'da evlendi. 9 Eylül 1961'de ikiz çocukları dünyaya geldi: Aşkın (kız), Taşkın (erkek) doğunca dünyalar onun olmuştu.

Bir aralık Fikret Hakan'la "Sahne 8"i kurdu. "Benzincinin Aşkı"nda başrolü oynayınca yıldızı parladı. "Üsküdar İskelesi", "Gol Kralı", "Çocuk Hırsızı"nda da başrolü oynadı. Artık, sinema kapısında bilet kesmiyor, günde üç dört filmde birden çalışıyor, "Uykuya hasretim, dört gündür uyumadım" diyordu.

  • 7
  • 47
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?
Yeşilçam'ın oyuncularına ne oldu?

Hatalı bir kararın kurbanı oldu, ümitsizlik içinde kendi hayatına son verdi. Eğer ona da "yaşadı" diyebilirsek... Sadece 30 yıl, 7 ay, 25 gün bu dünyada kaldı. 25 Ağustos 1963'te, geceyi geçirdiği bir arkadaşının evinde, üç tüp "Nembutal" yutarak intihar etti.

Ölümü garantilemek için, yatarken «Beni 12'den önce uyandırmayın» demişti. Şimdi, yıllardır hasret kaldığı rahat uykusunu bol bol uyuyacak. Hiç bir iş davetiyesi veya boykot kararı da uykusunu kaçıramayacak.

(Fotoğraf: Suphi Kaner, hayatta dost edinememiş olmaktan şikayetçiydi. Cenazesi az insana nasip olan bir dost kalabalığı topladı.)