"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"

  • 1
  • 12
"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"
Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ

Sabah, Star, Yeni Şafak, Yeni Akit ve Türkiye gazetesinden 14 köşe yazarı bugünkü yazısında "Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ" başlığını kullandı.

İŞTE 14 KÖŞE YAZARINDAN BAZI ÇARPICI BAŞLIKLAR;

GEZİ SÜRECİNDE BENZERLERİNE HEPİMİZ ŞAHİT OLDUK

Her şey bir yana, CHP'li arkadaşlarımla o meydanı dolaşırken yaşadığım pervasızlığı, terbiyesizliği ben biliyorum. Gezi'de yaşanan vandalizmi, aşağılamayı, ötekileştirmeyi Kabataş olayı üzerinden temizlemek mümkün değil. Boşuna kendinizi yormayın. Siz de biz de farkındayız, Gezi'de tıpkı 1960 veya 28 Şubat postmodern darbesinin zeminini hatırlatan kirli bir hava vardı.
Siz bu havayı seviyor olabilirsiniz ama Türkiye toplumu ezici çoğunluğuyla o zehirli havayı bir daha solumak istemiyor. Bu da sizi çıldırtıyor. Bu yüzden diliniz KABA, vicdanınız TAŞ'laşmış durumda.
#DilinizKABAvicdanınızTAŞ

MAHMUT ÖVÜR/SABAH

  • 2
  • 12
"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"
Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ

ZD O TACİZİ YAŞAMADI, PEKİ DİĞER REZİLLİKLERİ NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ?
"Zehra gelin" yalan söylüyormuş...
Zehra gelinle röportaj yapan Elif Çakır yalan söylüyormuş...
Elif Çakır'a destek çıkan yandaş kalemler yalan söylüyormuş...
Kimsenin inanç ve değer tercihlerine saldırmamışlar... Başörtüsü düşmanlığı yapmamışlar...
Öyle miymiş?
Peki, görüntülerin doğruladığı rezilliklerinizi nasıl tevil edeceksiniz?
Cam-çerçeve indiren militanlarınızı... Üçüncü köprüye olmadık isimler takan çiçek çocuklarınızı... "Devrimciler burada, makarnacılar nerede?" höykürtülerinizi... İçinde başörtülü bulunan arabaların üzerinde tepinen kart devrimcilerinizi... "O... Ç... T..." pankartlarınızı, "Geber Tayyip" dövizlerinizi... "Öteki"ne ölümü reva gören yaratıcı sloganlarınızı...
Nasıl açıklayacaksınız?
AHMET KEKEÇ/STAR

  • 3
  • 12
"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"
Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ

KAFAYA BAKIN

Gazeteci Elif Çakır için "Kabataş nedeniyle özür dilesin" diye bir kampanya açmışlar.
Ne yapmış Elif Çakır?
Gezi vandalizmi sırasında Kabataş'ta saldırıya uğradığını, en ince detaylarına kadar anlatan bir kadınla röportaj yapmış ve bunu yayınlamış.
Kadın yalan mı söylemiş?
Hayır.
Görüntü yok diyorlar.
Evet, Türkiye'de zaten 100 yıldır tecavüzler, saldırılar ve tacizlerin hep görüntüleri vardı ve öyle ispat ediliyordu.
Görüntü olmayınca, taciz ve saldırı da olmuyor demek.
Kafaya bakın.
Gezi, mobeselerin bile kırıldığı, yok edildiği bir vahametin adı. Aynı zamanda
mobeseleri de elinde tutan cemaatçi emniyetin ve polislerinin orantısız şiddetle kışkırttığı bir kalkışma.
Bir kadın, özellikle Türkiye'de, özellikle de muhafazakâr bir çevredeyse kendisine yönelik saldırıyı söylemekten kaçınır. Çünkü iki kere mağduriyet yaşar. Bu yüzden "kadın kendisine yönelik bir tacizi anlatıyorsa, bu cesaretinden dolayı kutlamak ve ona inanmak gerekir" diye düşünürüm.

  • 4
  • 12
"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"
Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ

TACİZE UĞRAYAN KADINA BELGEN NERDE DİYE SORULUR MU?
Gazetecilik açısından tacize uğradığını söyleyen bir kadına "belgen nerede" diye sormak ilkelliktir. Konunun, gazetecilik açısından tartışması kapanmıştır, ama, siyasi tartışması tabii ki sürdürülebilir.
Eğer, gazeteciler, katıldıkları TV programlarında birbirlerine bu yaptığından dolayı bir gün yargılanacaksın demeye başlarlarsa, biz, meslek grubu olarak savcıları durduramayız, özgürlüğümüzü hukukun içindeki siyasi dengelere kendi elimizle teslim etmiş oluruz.
Ben, ne, Nedim Şener ve Ahmet Şık, veya ne de Mehmet Baransu tutuklandı diye zil takıp oynarım. Gazeteciliğin "siyasetin yön veren lobilerinin" esiri olmasından da rahatsız olurum.
Gazetecilik kırılgan bir meslektir, son dönemde gördüğüm, kantarın topuzunun kaçtığıdır, üzgünüm...

ARDAN ZENTÜRK/STAR

  • 5
  • 12
"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"
Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ

BENİM VE AİLEMİN MARUZ KALDIĞI HAKARET BİLE…
İnşallah tüm bu yaşananlar koskoca bir yalan olsun.. İnşallah İstanbul'un orta yerinde, güpegündüz, minicik bebeğiyle bir genç kadın aşağılanmış, yere yuvarlanmış, pis sularda sürüklenmiş olmasın.. Daha ne isterim ki ben.. Oysa Kabataş Rezaleti üzerinden, sadece vicdanlara seslenen insanları öylesine acımasız bir dille tenkit ediyor ki bir çevre. Onlar için bir genç kadının başına bu hâlin gelmiş olması ancak ve ancak tezleri çürüyeceğinden dolayı kötü.. Yoksa haziran ayından başlamak üzere en az iki ay boyunca sadece Akit Gazetesi'nde yazıyorum diye benim ve ailemin maruz kaldığı hakaret bile bütün bir Gezi Kalkışması tayfasının nefretini anlatmaya kâfidir.. 'Zulüm 1453'te Başladı' kafasının, Kabataş'ta sadece başörtülü olduğu için bir kadına bu muameleyi reva görmesi kimseyi şaşırtmadığı için hâlâ konuşuyoruz bunu, öyle değil mi?.. Kalın sağlıcakla
#dilinizKABAvicdanınızTAŞ
ERSOY DEDE/YENİAKİT

  • 6
  • 12
"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"
Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ

TACİZ ANINDA SELFİE Mİ ÇEKMELİYDİ?
Kabataş'taki olaya gelince. Birkaç gazeteci olayın mağduru olan kadını dinledik. Onlardan biri de bendim. Elif Çakır, Balçiçek İlter ile birlikte gittik Zehra'nın yanına.
Bize anlattıkları savcılığa verdiği ifadelerin bile gerisindeydi. Elde hem kadının beyanı hem savcıya verdiği ifade varken gazeteci olarak yapmamız gereken Gezi kalkışmasına zarar verebileceğini hesap edip üstünü örtmek olmalıydı, öyle mi?
Kadının yaşamış olabileceklerinin bir önemi olamazdı, Gezi'nin devrim idealinin yanında...
Kadına şiddete hayır diyen kadın dernekleri de sus pus oldu o dönem. Çünkü Kadın değildi önemli olan, hangi kadın olduğuydu. Tıpkı başörtüsü yasağından taraf olabilen feminist kadınların hemcinslerinin mahrumiyetine seyirci kalmaları hatta bundan zevk almaları gibi...
Ama ne desek nafile işte...
Diliniz kaba vicdanınız taş olmuşsa...
#dilinizKABAvicdanınızTAŞ
HALİME KÖKÇE/STAR

  • 7
  • 12
"Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ"
Diliniz KABA, vicdanınız TAŞ

BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜ DE KURGUSAL MIYDI?
Kabataş hadisesi kurgusaldı da yıllar boyunca üniversite kapılarının önünde, devlet dairelerinin kapılarında tesettürleri yüzünden ezdiğiniz, itip kaktığınız milyonlarca kadın da mı kurgusaldı? Taciz hatta temel hak ve özgürlüklerin gaspı, işkence ve tecavüz bu ülkede sizin savunduğunuz laik-ulusolcu devlet politikasının karakterinden başka bir şey mi sanki?
Toplumsal tecrübeyle sabit ki; taciz ve dezenformasyon konusunda sizin elinize kimse su dökemez. Çünkü dünden bugüne bu ülkede tacizin mağduru Z. D.'den, taciz mekânının adı Kabataş'tan ibaret değil. Ama siz bütün taciz tarihinizi inkâr sadedinde öğrenciler, öğretmenler, doktorlar, avukatlardan sonra şimdilerde başörtülü gazetecileri de taciz etmek, linç ortamı hazırlamak üzere inat etmekteyseniz buyrun size mübarek olsun.
KENAN ALPAY /YENİAKİT