Editörün seçtiği 10 köşe yazısından...

    Giriş Tarihi: 04.12.2015 11:49
    • Paris saldırılarından sonra Avrupa'da ortaya çıkan toplumsal psikoloji siyasetçilerin teröre dair fiyakalı uzlaşmasını yalanlıyor.
      Ne yazık ki, terör nereden bakılırsa bakılsın "hah işte!" denerek tanınan bir zalimlik, global bir gerçeklik falan değil.
      Bugün bir Parisli'nin gözünde terörist denen kişi "etnik ve dini kökeni farklı komşu" niteliği taşıyor. Bir örgütten değil, Müslüman komşudan korkuyor.
      Avrupa medyasında artık şöyle yazılar çıkmaya başladı: "İyi vatandaş olmayı unuttuk; ailemizi korumak için mahallemizi gözleyip korumalıyız. Gürültülü ve kuşkulu davranışlar içindeki bir komşu sıradan bir arıza karakter olmayabilir."Şimdi bu yaklaşımın, bu korku ve tedirginliğin Türkiye'deki, Irak'taki, Rusya'daki, Pakistan'daki terör ve terörist algılarıyla ortak bir yanı var mı? Yok!
      Bunları niye yazdım, anlatayım... Terör, deyince... Terörü kınayınca... Teröristten nefret edince... Bütün insanlığın el ele tutuşup teröre karşı direniş cephesi oluşturacağını sanmak hayalciliktir. Olmuyor zaten!
      Terör kavramı üzerinden yürümek yerine adalet ve merhamet kavramlarını yeniden tedavüle sokmak gerekiyor. Burada, orada, dünyada, her yerde bunu yapmak zorundayız. Teröristin elindeki silahı almanın başka yolu yok!