Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 08.12.2015 09:53
    • Başkanlık tartışmasını "tek adamlık arayışı" olarak nitelemek yeterli olmuyor. Mevcut sistem krizini çözmeye yönelik önerileri sadece Ak Partili siyasetçilere bırakmanın muhalefete ne faydası olabilir? Muhalefet değişim isteği kartını ele alabilir. İkincil aktör olmayı terk ederek tartışmaya katılabilir. Erkler arasındaki yetkinin nasıl paylaşılacağına dair modellemeleri gündem yapabilir. Bırakın başkanlık ya da yarı başkanlık modeli sunabilmeyi muhalefet kendi parlamenter sistem önerisini bile getirebilmiş değil. Hem etkin yürütme sorununu çözen hem de daha "demokratik" olduğunu düşündükleri hükümet modelleri üretebilirler.
      Türkiye 1 Kasım seçimlerinden tek başına iktidarın istikrarı ile çıkmış olsa da hükümet sistemi tercihini yapmadan, yani mevcut anormalliği düzeltmeden yönetimde gerçek istikrarı sağlayamaz. Erdoğan-Davutoğlu arasında çıkabilecek yetki paylaşımı gerginliğinden medet ummak muhalefetin kendisini AK Parti siyasetinin sınırlarına hapsetmesi anlamına gelir.
      Belki de muhalefet tek başına iktidarı tahayyül edemediği için parlamenter sistemden yana. Bir gün koalisyonda yer alabilmek ümidiyle. Bence bu da nafile bir beklenti. Zira 7 Haziran sonrasında muhalefet partilerinin bir araya gelemeyecek kadar parçalanmış ve kutuplaşmış olduğu görüldü.
      Murat Somel muhalefeti bu defa hiç olmazsa kendi yarı başkanlık modelini getirerek "demokratik meşruiyetlerini ve inandırıcılıklarını" güçlendirmeye çağırıyor.
      İsabetli bir çağrı. Ancak belli ki, muhalefet sistem tartışmasına girdiğinde inisiyatifi Erdoğan'a ve AK Parti'ye kaybetmekten korkmayı daha çok önemsiyor. Hep ikincil kalma pahasına da olsa.

      Burhanettin Duran/Sabah