Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 17.12.2015 10:35
    • İki yıl önce bugün Türkiye, dünyada da örneği olmayan bir darbe girişimi yaşadı. Aslında 1913'teki ilk darbeden 1960'a, oradan da 28 Şubat'a uzanan tarih diliminde çok sayıda darbe girişimine tanık olmuştuk ama böylesi hiç görülmemişti.
      Gülen Cemaati, yargı ve polis içindeki gücüyle, harekete geçmiş, birbiriyle ilişkisi olmayan düzmece iddialarla ve yasadışı dinlemelerle hükümeti devirmek istemişti. Düğmeye Pensilvanya'da basılmıştı ama uygulayıcıları polis ve yargı mensuplarıydı. Bir anlamda klasik bürokratik devletçi, zihniyet bu kez "cemaatçi" kılığıyla sivil siyasete darbe yapıyordu.
      Bu konuda son günlerde çok dikkat çekici bir gelişme oldu. 17 Aralık'ın asıl yürütücüsü İstanbul Emniyeti'ne bağlı Mali Şube Müdürlüğü'ydü. O tarihte Mali Şube Müdürü de cemaatçi kimliğiyle bilinen Yakup Saygılı'ydı. Saygılı Savcı İsmail Uçar'ın yürüttüğü 25 Aralık kumpasından şu anda tutuklu. Ve 9 Aralık 2015'te de bildiğim kadarıyla ilk kez 17 Aralık'la ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca ifadesi alındı.
      Ancak, savcılık ifadesini okuyunca şaşırıp kaldım. Çünkü FETÖ ile ve darbe girişimiyle ilgili tek soru ve cevap yoktu. En önemli darbe girişiminin en önemli şüphelisine örgütü ve bağlantılarıyla ilgili soru sorulmamıştı. Ayrıca bu suçtan hakkında tutuklama istenmemesi de ilginçti. Acaba bu işte bir terslik mi var yoksa ben mi yanlış yorumluyorum. Merak ettim.

      Mahmut Övür/Sabah