Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 01.02.2016 10:13
    • Ara ara hatırlamak gerek...
      AK Parti'nin yakın çevresinden pek entelektüel, pek barışçı, pek liberal ve hatta bazıları pek İslamcı kişilerden oluşan bir kesim...
      Kılıçdaroğlu'yla koalisyon istiyordu. Gerekçeyi de şöyle açıklıyorlardı: "Bizzat kendisini ve imajını yönetmekte yetersiz kalanAKP'nin global meşruiyetini kazanması için..." Burada "global meşruiyet" deyimine özellikle dikkatinizi çekerim. Sandıktan çıkan sonucun meşruiyetini tartışmalı hale getirmenin bu kadar sinsi fakat çekici bir ifadesi olabilir mi? Yine hatırlamak gerekir; bu furyaya "el ele verelim, uzlaşalım" diyerek hem Kılıçdaroğlu'na, hem de paralel yapıya selam çakanlar da katılmıştı.

      Tabii bu çevreler 1 Kasım'dan sonra bambaşka havalara girdiler. Fakat Türkiye'nin Kılıçdaroğlu sorunu sürüyor. "Nihayetinde ezeli muhalefetin lideri, üzerinde çok da durmak gerekmez" diyenler,Kılıçdaroğlu'nu hafife alanlar yanılıyor. Madem özellikle şu konjonktürde ayakları yere sağlam basan ve "milli" bir muhalefete demokrasimizin çok ihtiyacı olduğu konusunda herkes hemfikir... O halde böyle bir muhalefetin oluşmasına engel olanın adını net biçimde koymalıyız.

      Engel Kılıçdaroğlu'dur.
      …Oysa liderliğe seçildiği günden beri yazıp çizdiğim gibi Kılıçdaroğlu çark etmek, tutarsız olmak, müzmin kriz halini sürdürmek için var.
      Sosyolojik bakımdan güçlü iktidarın karşısında bir "siyasal anafor" aktörüne ihtiyaç oluşmuştu. Kaset komplosuyla bu aktörü sahneye ittiler.
      Bu durum siyasetten tutarlılık ve ilkeyi, dolayısıyla hakiki bir müzakere zeminini silip attı.

      Haşmet Babaoğlu/Sabah