Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 01.04.2016 10:53 Güncelleme Tarihi: 01.04.2016 17:30
    • Bir HDP milletvekili, Burcu Çelik Özkan, meclis kürsüsüne çıkmış, kırk dört yıl önce, 30 Mart 1972'de öldürülen Mahir Çayan ve arkadaşlarını anmış. "Hayatlarını kaybeden on yoldaşımız" demiş. Saygıyla ananlara sonra AKP milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı da eklenmiş. (Bu hanımlar niçin hep böyle üç isimli yahu, Emine Ülker Tarhan ya da Catherine Zeta Jones gibi?)
      Olabilir. Mahir Çayan da saygıyla anılabilir Abdullah Çatlı da, memlekette demokrasi var. İsteyen Kamboçya lideri Pol Pot'u da saygıyla anabilir, gözlüklü gördüğü herkesi entel diye öldürtüyordu... Cem Yılmaz'ın dediği gibi, isteyen maymuna, isteyen krem peynire bile tapabilir ayrıca. Bize kalsa, Deniz Gezmiş'i daha bir saygıyla anardık ama Mahir Çayan'ı pek o kadar saygıyla anmazdık.
      Deniz ne kadar sempatikse, Mahir de bir o kadar antipatikti. Bu hanımlardan biri Çayan'ı komünist olduğu için, öteki faşistler tarafından öldürüldüğü için anıyor, arada "nüans farkı" var, olabilir. Lakin, HDP'linin lafının arkası çok ilginç: "Geçen bunca yıla rağmen onların verdiği mücadele hâlâ sürüyor" demiş. Biz tarihte kaldığını sanıyorduk. Gerçi Kandil Dağı taraflarında bir mücadele sürüyor ama... Demek ki bunlar, yirmi birinci yüzyılın ilk yarısında "komünist bir Kürt devleti" kurabileceklerine ciddi ciddi inanıyorlar...
      Amerika'nın, ya da Avrupa'nın, ya da Rusya'nın, ya da İran'ın, ya da İsrail'in, ya da şunun bunun, petrol bölgesinde komünizme izin vereceğini ciddi ciddi umuyorlar... Mücadele günümüzde de sürüyormuş. Demek ki Sovyetler Birliği yıkılmamış. Dünya değişmemiş. Küba bile Amerika'yla barışmamış. "Tam bağımsız ve gerçekten demokratik" ha, Mahir Çayan ve daha başka birçok "genç ölünün" istediği gibi? Onların yaptığı gibi NATO'da görevli teknisyenleri falan da kaçıracak mısınız, yoksa yalnızca Türk askerini ve Türk polisini öldürmekle mi yetineceksiniz?
      Yani sizce "yöresel lezzetler" mi eylem biçiminiz? "Milli demokratik devrim" ha? Yani devrim yapıp iktidarı "milli burjuvaya" vereceksiniz, onlar da aptal oldukları için sonra size devredecekler... Ne yani, Lenin'in iktidarda çuvalladığı zaman yumurtladığı NEP gibi bir şey mi uygulayacaksınız? (Novaya ekonomiçeskaya politika, yeni iktisat politikası.)
      Bir çeşit devlet kapitalizmi yani. İyi ama Kemalistler bunun daniskasını zaten yapmışlardı be Burcu Hanım! Peki, "Mahir- Hüseyin- Ulaş" üçlüsünün yaptığı gibi İsrail konsolosunu kaçırıp sonra öldürecek misiniz? (Bak, Yüzbaşı İlyas'ı hiç karıştırmıyorum.) Ama sonra İsrail sizin devlet kurmanıza izin vermeyebilir ha... Kuracağınız devlet herhalde NATO'ya da karşı olacaktır. Bu ülkede "NATO'dan çıkalım" diyen hemen herkes erken öldü. Sağ kalarak kurtulmanın yolunu da en iyi sizin samanlık güzeli Ertuğrul bilir, parti grubunda yakala da soruver.

      Engin Ardıç/Sabah