Editörün seçtiği köşe yazılarından...

    Giriş Tarihi: 23.04.2016 11:43
    • Kasımdaki Amerikan başkanlık seçimine uzanan yolda Cumhuriyeçi Parti'nin en güçlü adayı Donald Trump, New York'taki ön seçimi kazandıktan sonra imajını değiştirmeye karar vermiş. "Yabancı düşmanlığı" ve "İslamofobi" söylemleri ile Cumhuriyetçi Partili radikal seçmenlerin beğenisini kazanan Trump, Başkan adayının belirleneceği konvansiyonda gereken 1237 delege oyunu alabilmek için, bundan böyle ılımlı bir imaj sergileyecekmiş.
      Siyasetin özünde böyle gerçekler de var sonuçta... Siyasetçinin "İmaj"ı, siyasetçinin gerçek kimliğini genellikle yansıtmaz. Biz de demokrasi tarihimizde böyle durumlarla karşılaşmadık mı? Rahmetli Bülent Ecevit, CHP'nin Genel Başkanı olduktan sonra "Barış"ı simgeleyen güvercin görüntüleri ile topluma uzlaşmacı bir imaj sunmuştu.
      Derken Başbakan oldu ve 1974 Kıbrıs Harekâtı sonrasında Ecevit'in imajı, miğferli posterlerine dayalı biçimde oluşturuldu. "Kıbrıs Fatihi"nin kim olacağı üzerindeki tartışmalar sonunda, Ecevit ile Erbakan'ın koalisyon ortaklığı sona erdi.
      İmajı değiştirmek de galiba çok zor bir iş değil... Örneğin önceki gün İngiltere'de 90'ıncı yaş dönümü kutlanan Kraliçe Elizabeth'in imajı, müteveffa ya da maktul gelini Lady Diana sevgilisi El Fayed'le birlikte Paris'te bir trafik kazasına kurban edildikten sonra yerle bir olmuştu... O dönemde yapılan nabız yoklamalarında, İngiliz halkı kraliyet kurumuna bile karşı tutum sergiliyordu. Sebep de Kraliçe'nin kalpsiz bir kayınvalide olarak LadyDiana'nın trajik ölümüne karşı gösterdiği duyarsızlıktı.
      Ama dönemin Başbakanı Tony Blair duruma müdahale etti. Kraliçe'yi Lady Diana için bir mesaj yayınlaması ve onun hatırasına saygı olarak Saray'ın kapısına bir çiçek koyması için ikna etti. Kraliçe'nin toplum gözündeki imajı, bu davranışları ile bir anda değişti. 90'ıncı doğum günü kutlanırken, kimse o eski imajı hatırlamıyordu. İngiliz halkı Elizabeth'in tahttaki 64 yılında ülkesine hizmet ettiğini vurgulayarak şükran duygularını seslendiriyordu.
      Bütün bu gibi durumlardan çıkarılabilecek sonuç, toplumların hafızasının çok güçlü olmadığı şeklinde midir? Mesela Donald Trump bundan sonraki söylemleri ile Meksikalı göçmenlere şefkatle yaklaşan, İslam dünyasına karşı anlayışla seslenen bir siyasetçi mi olacak? Bekleyip göreceğiz... Ama bilelim ki siyasetçilerin bazıları için "Gündüz külahlı gece silahlı" olmak durumu normaldir... Önemli olan dışa vuran imajlarıdır.

      Mehmet Barlas/Sabah