Editörün seçtiği köşe yazılarından…

    Giriş Tarihi: 24.09.2016 13:54 Güncelleme Tarihi: 24.09.2016 14:29
    • 15 Temmuzcular bir başka dosyayı daha incelemişler, Talat Aydemir dosyasını.Rahmetli amcam albaydı, 1962 yılının şubat ayı başlarında sanırım özlük işlerini takip için Ankara'ya gidip gelmişti, bir gün babama anlatıyordu, ben de bacak kadar boyumla kulak misafiri olmuştum:

      "Bu Talat delirmiş," diyordu, "mahfelde rakı içerken (Ankara Orduevi) İsmet Paşa'yı nasıl asıp keseceğini bağıra çağıra anlatıyor, yan masada da askeri istihbarat harıl harıl not tutuyor!"
      Yıllar sonra aynı yanlışı Meserret Kıraathanesi'nde bilardo oynarken Yakup Cemil'in de yapmış olduğunu okuyup öğrenecektim.

      Talat Aydemir'in hastalık derecesinde "İnönü takıntısı" vardı, bunların da "Erdoğan takıntısı" olduğu gibi.

      Ve de anlı şanlı "cumhuriyet kızları" arasında, Talat Aydemir'i sırf "her gün tıraş olduğu, kolonya sürdüğü ve ayakkabılarını da boyattığı" için beğenen, destekleyen vardı. İsim vermeyelim de torunu torbası utanmasın.

      Darbenin iki numaralı adamı Fethi Gürcan komutanına telefon ediyor: "İsmet Paşa'yı tutukladım, ne yapayım?" "Bırak gitsin" demiş Aydemir...

      Aydemir deliydi ama bu deyyuslar gibi kan emici değildi. Onca nefret ettiği İnönü'yü öldürmeye kıyamadı. İnönü de onu önce emekli etti, ancak ikinci kere aynı haltı yemeye kalkınca hatasından ders almaya niyetli olmadığını, "uslanmayacağını" gördü ve astırdı. Aydemir canıyla ödedi. Bunlar iki yüz kırk kişi öldürdüler, biraz yatıp çıkacaklar. Gel de sinirlenme bakalım.