Editörün seçtiğin 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 10.01.2016 10:57
    • SENATO HAKKINDA KAÇ KEZ YAZDIK YİNE YAZALIM!

      Senato, kaç kere yazdık ama gene yazalım, 1960 darbecileri tarafından "seçilmiş iktidarı denetleyecek bir bürokrasi kamarası" olarak düşünülmüştü.
      Bir kısmını gene halk seçiyordu ama bir kısmı bizzat darbeci cuntanın kendi üyelerinden (sivilleri giymiş olarak!), bir kısmı da cumhurbaşkanının atadığı "seçkin" bürokrat ve gazetecilerden oluşuyordu...
      Çünkü iktidar "cahil halkın cahil temsilcilerine" bütünüyle bırakılamazdı!...
      Kenan Evren, eskisinden çok daha sıkılanmış bir bürokratik vesayet düzeni kurduğu için, ayrıca senatoya gerek görmedi, tarihin sepetine gönderdi.
      Osmanlı'da senato vardı, 1876'da, sonra da 1908-1920 arasında...
      Atatürk bunu kaldırmıştı. 1961'de yeniden koydular, 1980'e kadar yaşadı. Otuz altı senedir gene yoktur. Madem "iyi birşeydi", yüce önder onu niçin kaldırdı?
      Sıkı mıydı, adı konulmamış bir başkanlık sistemini fiilen uygulayan Atatürk'ü denetleyecek babayiğitlerin bir senato şeklinde biraraya gelmeleri?
      Şapka devrimi meclisten geçiyor ama senatoda takılıyor mesela... Hadi yürüyün!
      Sıkı mıydı, Milli Şef İnönü'yü frenleyecek bir senato olsun, örneğin liberaller ve sosyalistler de orada kümelensinler?
      Milli Şef köy enstitüsü kuruyor, senato iptal ediyor mesela... Hadi yürüyün.
      Şimdi senato koyarsanız oraya kimler doluşacaklar, emekli generaller mi, postalcı gazeteciler mi, karta kaçmış sivil bürokratlar mı?
      Bu "kamaranın" bir kısmı atamayla gelmeyecekse, yani bürokrasinin "kalesi"olmayacaksa, tamamını gene halk seçecekse, bir meclis seçilirken bir ikincisini de ayrıca seçmeye ne gerek vardır? Efendim, denetim...
      Diyelim AKP milletvekili Ahmet Bey bir kanunu onaylayacak fakat onun can arkadaşı AKP senatörü Mehmet Bey "eh, benim işim de bu" diyerek geri gönderecek... Hadi canım...