Günün en çok okunan 20 haberi

  • 1
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı 9 mahallenin sakinleri, terör saldırılarının izlerini silmeye çalışıyor.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinin terör örgütü mensuplarından temizlenmesi, kazılan çukurların kapatılması, kurulan barikatların kaldırılması ve tuzaklanan patlayıcıların etkisiz hale getirilmesi amacıyla güvenlik güçlerince başlatılan operasyon, Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerinde devam ediyor.

Sokağa çıkma yasağının sona erdiği Abdaldede, Alipaşa, Lalebey, Süleyman Nazif, Ziya Gökalp, Camii Kebir, Camii Nebi, İskenderpaşa ve Melikahmet mahallelerinde ise vatandaşlar, terör saldırılarında hasar gören ev ve iş yerleri ile ibadethaneleri onarmaya çalışıyor.

Ziya Gökalp Mahallesi sakinlerinden U.Ö, AA muhabirine yaptığı açıklamada, terör örgütü PKK'nın saldırıları nedeniyle büyük mağduriyet yaşadıklarını söyledi.

Çocuklarının eğitimden uzak kaldığını belirten U.Ö, "Halk çok perişan oldu. Çocuklarımız okullarına gidemiyor. Her tarafı yakıp yıktılar ama bunu bilsinler ki buraları terk etmeyeceğiz. Her şeyi yakıp yıkıyorlar ama biz burayı terk etmeyeceğiz. Ne olursa olsun, bizi buradan çıkaramayacaklar" diye konuştu.

"DEMİRTAŞ'A SESLENİYORUM, GELSİN, BURANIN HALİNİ BİR GÖRSÜN!"

İş yeri yakılan V.E de teröristlerin yaptıklarının eziyet haline geldiğini kaydederek, "Biz, hepimiz Kürt değil miyiz, niye bize bu eziyeti yapıyorlar?" dedi.

"Buradan Demirtaş'a sesleniyorum, gelsin, buranın halini bir görsün. Milletin başına ne getirdiler" ifadelerini kullanan V.E, şöyle konuştu:

"Hepimiz Kürt'üz ve kardeşiz, birbirimizi bu hale mi getireceğiz? Ne cami ne de bina kaldı. Bunun kime faydası var? Bu zarar ve ziyanımızı kim verecek? 30 senelik esnafım, iş yerimde en az 20 bin lira zararım var. Kim karşılayacak bu zararı? Hepimiz kardeşiz, birbirimize bu zararı vermeye gerek yok. Burada bomba patlattın, kim zarar görüyor? Kürt halkı ve esnaf zarar görüyor. Bunlara 'dur' diyen kimse yok mu? Biz bunları seçip Meclise neden gönderdik, 'Sorunumuzu orada çözün' dedik. Onlar da sokakları patlatıyor, millete ve esnafa zarar veriyor."

  • 2
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Ekonomi eski Bakanı Nihat Zeybekci, "Cumhurbaşkanı üzerinden yapılan konuşmaları yakından takip ederim. O söylenen sözler sadece Recep Tayyip Erdoğan'a söylenen bir söz değildir. Herkes, Cumhurbaşkanı dendiğinde haddini bilecek. Çünkü o Türkiye'nin Cumhurbaşkanıdır. Ülkeyi temsil ediyor. Eleştiriler ve diğer şeyler beni rahatsız ediyor" dedi.

Ekonomi eski Bakanı ve AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci, Denizli Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti. Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Varol ve yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılanan Zeybekci, daha sonra basın mensuplarıyla tek tek tokalaştı. Cemiyette bir süre basın mensuplarıyla sohbet eden Zeybekci, İlyas Haytan Toplantı Salonu'nda basın mensuplarının sorularını cevapladı.
CUMHUBAŞKANI-BÜLENT ARINÇ TARTIŞMASI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bülent Arınç ile ilgili soruya cevap veren Nihat Zeybekci şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı üzerinden yapılan konuşmaları yakından takip ederim. O sadece Recep Tayyip Erdoğan'a söylenen bir söz değildir. Geçen yıl bu dönemlerde AK Parti olarak oyumuz yüzde 50 civarındaydı. 7 Haziran seçimlerinde ise oyumuzun yüzde 40'lara indiğini gördük. O dönemde Bülent Arınç bey, hükümeti eleştirdiği bir dönem olmuştu. Bunun sonuçlarını hepimiz gördük. Ben Cumhurbaşkanımıza karşı söylenen her sözü anlamlı bulurum. Bu parti ya da bu dava Cumhurbaşkanımızın kişiliğinde bayraklaşıyor. Buradaki bir tereddüdün nelere yol açtığını gördük. Yapılan her hareketi de böyle bir sonuç almaya yönelik gayret olarak görüyorum."
"HERKES, CUMHURBAŞKANI DENDİĞİNDE HADDİNİ BİLECEK"
Bu konuda herkesin dikkatli olması gerektiğini ifade eden Zeybekci, "Cumhurbaşkanımız hariç herkes, böyle konularda açıklama yaparken vicdani olarak sorumlu olmalıdır. Bu açıklamaların yeniden yapılması kasten mi yapılıyor dedirtiyor. Cumhurbaşkanımız da bir insandır ve eleştiriye elbette açıktır. Ancak halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı olan bir kişiye kamuoyunun önünde bu tarz yaklaşım gösterilince buna karşı gösterilen refleks de bu şekilde oluyor. Bunları yapmamak lazım. İçeride birebir mücadeleler oluyor. Bunu dışarıda da yapınca bunda kasıt aranır. Herkes dikkatli olmalıdır. Cumhurbaşkanı bu ülkenin 80 milyonunu temsil ediyor. Elbette ona karşı dikkat edeceksiniz. Yıpratılan bu ülkenin lideri olur. Bunun adı bugün Erdoğan'dır yarın Kemal Kılıçdaroğlu da olsa yine aynı şeyi söylerim. Herkes, Cumhurbaşkanı dendiğinde haddini bilecek. Çünkü o Türkiye'nin Cumhurbaşkanıdır. Ülkeyi temsil ediyor. Eleştiriler ve diğer şeyler beni rahatsız ediyor" diye konuştu.
"MİLLETVEKİLİ YEMİNİNDE KARŞI OLDUĞUM ŞEYLER VAR"
Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi ile ilgili de konuşan Zeybekci, "Başta milletvekili yemini olmak üzere değişiklikleri olmalı. Milletvekili yemini ederken külliyen karşı olduğum şeylere yemin ediyorum. Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma diyoruz ama ben bu anayasayı beğenmiyorum ve değiştirmek istiyorum. Milletvekili yemini 'vatanıma, milletime ihanet etmeyeceğime evrensel demokrasiden ayrılmayacağıma Yüce Türk Milleti önünde and içerim' şeklinde olamaz mı mesela? Ben bu anayasanın birçok maddesine karşıyım. Vatanın bölünmez bütünlüğünü ile ilgili kısımları da ekleyerek bir yemin metin ortaya çıkarılabilir. Türkiye başkanlık sistemi ile ilgili tartışmaları bitirmek zorundadır. Adına ne derseniz deyin Türkiye ikili güçlü sisteme geçmek zorunda. Yüzde 51 ile iktidar, yüzde 49 ile muhalefet anlayışı olmalı. Böyle olmalı ki muhalefet diğer seçimde iktidar olmak istemeli" dedi. Anayasa değişikliği yapılırken sistem değişikliğinin konuşulmamasının aldatma olacağını belirten Ekonomi eski Bakanı Zeybekci sözlerini şöyle tamamladı: "Başkanlık sisteminin konuşulmadığı bir anayasa değişikliği boşa vakit kaybı olur. Sistem değişikliğini beraberinde getirecek olan bir anayasa değişikliği ele alınmalı. Milletin huzuruna öyle gidilmeli. Bu iş kökten çözülmeli. Bu meclis bunu yapmalı. Bu meclis bunu yapabilir. Bu meclis bu anayasa değişikliğini yapamazsa millet bunu affetmez. Bu meclis sistem değişikliğini de içinde barındıran anayasa değişikliğini yapamazsa bunu yapabilecek bir meclis arayışı yeniden gündeme gelebilir."

  • 3
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de bulunan Almanya Başbakanı Angela Merkel'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde konuk etti.

MERKEL TABLOYU SORDU

Merkel duvarda asılı olan hat sanatıyla yazılmış tabloyu görünce Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'sen de böyle yazabiliyor musun' diye sordu.

Erdoğan'da Merkel'e "o bir sanat" cevabını verdi.

  • 4
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ortak basın toplantısı düzenleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, bireysel ve basın özgürlüğüyle ilgili Türkiye'yi suçlayan yargılarla soran Die Welt muhabirine adeta ders verdi.

Die Welt İstanbul temsilcisi Deniz Yücel, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na, "Türkiye'nin Güneydoğu'da katliam yaptığını" ifade eden sözler sarf etti. Ayrıca Türkiye'deki tutuklu gazetecileri sordu.

SORUDAN ÇOK BAŞBAKAN GİBİ KONUŞTUN

Merkel konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçınırken, Davutoğlu sözlerine bu gazetesiyi "sorudan çok 3. bir başbakan gibi konuştuğunu" söyleyerek başladı. Soruda, eleşiriyi aşan bir konuşma olduğunu ifade etti.

Davutoğlu devamında şunları söyledi:

3 TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELE EDEN TEK ÜLKEYİZ

"Türkiye, her partinin kendi görüşlerini açık şekilde dile getirebildiği ortamda seçim yaptı. Partilerin söylemlerine bakın.

Sorudan çok siyaset yapıldığı için, bu ülkenin demokratik olgunluğundan gurur duyuyorum. Dünyanın hiçbir yerinde benim konumumda bir başbakan yok. Düyanın hiçbir yerinde yüzde 85 katılımlı bir seçim olmadı. Dünyada çok az başbakan benim gibi halıkndan yüzde 49 oy almış olarak görevini yürütüyor. Türkiye 3 terör örgütüyle birden mücadele edebilen tek ülkedir.

ALMANYA'NIN İNGİLTERE'NİN ÇEVRESİNDE OLSA...

Almanya'da bazı bölgeler işgal edilse, doçkalar, silahlar depolanmış olsaydı; Almanya veya İngiltere'nin çevresinde, suriye gibi parçalanmış bir ülke olsa ne olurdu.

HOLLANDE FRANSIZ ORDUSUNU DAVET ETTİ

Paris saldırısı sonrası sayın Hollande Fransız ordusunu Paris'e davet etti. Çünkü Fransız halkının can güvenliği, teröristlerin özgürlük alanından daha önemlidir. Dünyanın her yerinde böyledir.

FRANSA İÇİN NASIL DOĞRUYSA TÜRKİYE İÇİN DE DOĞRU

Bu Fransa için nasıl doğruysa, Türkiye için de aynı şekilde doğrudur. Cizre'de, Silopi'de, Sur'da, kendi vatandaşlarımızın hayatını korumak için her türlü tedbiri alırız. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülke, ülkesinin bir yerinde, silahlı bir grubun bulunmasına izin vermez.

191 ÜLKE VAR, TÜRKİYE NASIL 195.

191 ülkenin yer aldığı dünyamızda Türkiye basın özgürlüğünde nasıl 195. sırada olabiliyor o da ayrı bir konu"

  • 5
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

CHP'nin 24 kişilik Gaziantep İl yönetimindeki 14 üyenin istifa etmesiyle il başkanı Nesrin Tuncel'in görevi otomatik olarak düştü. 45 gün içerisinde kongreye gidecek olan CHP il başkanlığı seçime kadar atanacak kayyum tarafından yönetilecek.

Aralık ayında yapılan kongre ile CHP il başkanlığı görevine Nesrin Tuncel başkanlığındaki yönetim kurulu seçildi. Çarşaf liste ile gidilen kongre sonrası CHP'nin 24 kişilik yeni yönetimi Nesrin Tuncel başkanlığında göreve başladı. Ancak, parti içerisindeki sorunlardan ötürü geçen hafta yönetim kurulu üyesi 14 kişi toplu halde istifa etti.

KAYYUM ATANACAK

Çoğunluğun istifası ile CHP yönetimi düştü ve olağanüstü kongre sürecine girildi. Tüzük gereği kongre tarihine kadar CHP il başkanlığına da genel merkezin belirleyeceği kayyumun atanması gerekiyor. CHP Genel Merkezi de kongre tarihine kadar il başkanlığı görevine atanacak ismi belirlemek üzere CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'i görevlendirdi. Kente gelerek, ilçe başkanları ve partililer ile görüşen Milletvekili Gürer, parti binasında basın toplantısı düzenledi. Kongre tarihine kadar hazırlayacağı rapor doğrultusunda genel merkez tarafından il başkanlığı için kayyum atanacağını belirten Gürer, "Tüm partilerde bu ve benzer sorunlar yaşanabilir. Bu partinin başarısızlığı anlamını taşımaz. Olağanüstü kongre tarihine kadar partimizin il başkanlığı görevini atanacak kayyum yürütecektir" dedi.

  • 6
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Trafik sigortasındaki düzenleme geçen hafta Resmi Gazetede yayımlandı. Sigorta şirketi, ölen kusurlu sürücü için ödediği tazminatı, mirasçılarından geri isteyebilecek.

Kusurlu sürücüye trafik sigortasından tazminat ödenmeyecek, sigorta şirketleri herhangi bir nedenden dolayı tazminat ödese bile sigortalı kişiden ya da yakınlarından talep edebilecek.

Hazine Müsteşarlığı, 2015 Haziran ayında uygulamaya giren trafik sigortasının genel şartlarında değişiklik yaptı ve yeni düzenleme geçen hafta Resmi gazete'de yayınlandı.

KUSURLU SÜRÜCÜ ÖLÜRSE TAZMİNATI YAKINLARI ÖDEYECEK

En önemli değişiklik ise, kusurlu sürücüler nedeniyle sigorta şirketlerinin ödediği tazminatlarda yapıldı.Geçen yıl yayınlanan genel şartlarda, sürücülerin kendi kusurundan dolayı vefatı ya da sakatlık hali, trafik sigortasının teminat kapsamı dışında tutulmuştu. Ancak düzenlemenin kanun değil de genel şart olması nedeniyle mahkemeler, sürücü kusurlu da olsa yakınlarına sigortadan tazminat ödenmesini hükmetti. Bu durum ise sigorta şirketlerini zor duruma soktu. Sigortacılar, bir taraftan yayınlanan genel şartlara göre prim belirlerken, diğer taraftan mahkeme kararları nedeniyle de beklemedikleri tazminatları ödemek zorunda kaldı.

TAZMİNAT GERİ ALINACAK

Hazine, yeni düzenleme ile bu konuya açıklık getirdi. Geçen hafta Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğe göre, sigorta şirketleri, kusurlu sürücü nedeniyle ödedikleri tazminatları kişinin mirasçılarından talep edebilecek, yani rücu edebilecek. Daha açık bir anlatımla, alkollü sürücü kendi kusurundan dolayı kaza yapıp, vefat ederse, mahkeme de bu kişinin yakınlarına vefat tazminatı ödenmesine karar verirse; sigorta şirketi, tazminatı ödeyecek, ancak sonradan rücu edebilecek.

KUSUR SÜRÜCÜDEYSE SİGORTA TAZMİNAT ÖDEMEYECEK

Yeni düzenleme ile sigorta şirketlerine, trafikte ağır kusurlu hallerde oluşan hem maddi hem de bedeni zararları sigortalıya rücu etme hakkı da getirildi. Geçen sene yayınlanan genel şartlarda, sigortacılar, ehliyetsiz araç kullanan ya da trafik kurallarını ihlal eden sürücülerin neden olduğu kazalarda ödedikleri maddi ve bedeni zararları sigortalılardan talep edebiliyordu. Yeni düzenleme de ise yine ehliyetsiz araç kullananlar sigorta kapsamı dışında tutulurken, kazanın ancak trafik kurallarının ağır ihlali sonucu oluşması halinde sigorta şirketleri, ödedikleri tazminatları sürücülerden talep edebilecek.

TRAFİKTE AĞIR KUSUR

Yani, yeni uygulamada, sigortacıların tazminatı rücu etmesi için, sürücünün trafik kurallarını ağır kusurlu olarak ihlal etmesi gerekiyor. Daha açık bir anlatımla, kırmızı ışıkta geçen sürücü, bir araca çarpıp maddi hasara neden olur ya da karşıdan karşıya geçen yayaya çarpıp, ölümüne sebebiyet verirse; sigorta şirketi maddi hasarı veya vefat tazminatını ödeyecek, sonra da sürücüden ödediği tazminatın tamamını hukuk yoluyla talep edebilecek.

Trafik sigortasının yeni genel şartlarında, aracı sigorta ettiren ile sürücü arasındaki ayrıma da açıklık getirildi. Geçen sene yayınlanan genel şartlarda, sigorta şirketlerine, aracı kullanan sürücü kusurlu da olsa maddi ve bedeni zararların aracı sigorta ettirenden talep etmesi hükme bağlanmıştı. Ancak bu düzenleme hem tepkilere hem de karışıklığa neden olmuştu. Yeni uygulamada ise sigorta şirketleri ödedikleri tazminatları, sadece kazaya neden olan kusurlu sürücüye rücu edebilecekler.

YENİ UYGULAMA NELER GETİRİYOR?

* Sürücü kendi kusurundan dolayı kaza yapıp, vefat ederse, mahkemeler tazminata hükmetse bile sigorta şirketlerine, ödedikleri tazminatı mirasçılardan talep etme hakkı getirildi.

* Kazanın, trafik kurallarının ağır ihlali sonucu oluşması halinde sigorta şirketleri, ödedikleri maddi ve bedeni tazminatları sürücülerden talep edebilecek.

* Sigorta şirketleri ödedikleri tazminatları, sadece kazaya neden olan kusurlu sürücüye rücu edebilecek.

  • 7
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Fransa'daki PKK'lılar tarafından Bordeaux kentindekiTürk Büyükelçiliği'ne saldırı düzenlendi.

Dün akşam saatlerinde ellerinde PKK flamalarıyla gelen yaklaşık 100 kişilik grup Bordeaux kentindeki Türk Büyükelçiliği önünde ilk önce Türkiye karşıtı sloganlar attı.
TÜRK BAYRAĞI İNDİRİLDİ, PKK FLAMASI ASILDI
Terörist yandaşları daha sonra da Türk bayrağını indirip yanlarında getirdikleri PKK flamalarını astı.
FRANSA POLİSİ İZLEDİ
Fransız polis görevlilerinin Türk Büyükelçiliği'ne saldıran terörist yandaşlarına karşı duyarsız kalması dikkat çekti.