Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı

  • 1
  • 14
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı

Erhan AFYONCU/SABAH


Rusya tarihte en çok savaştığımız ülkelerden biridir.

  • 2
  • 14
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı

Rusya ile dostluk ilişkilerimiz tam 524 yıl önce, Moskova Prensi Üçüncü İvan'ın Osmanlı padişahı İkinci Bâyezid'e mektup göndererek tüccar ve elçileri için serbest geçiş müsaadesi istemesiyle başladı.

  • 3
  • 14
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı

Fatih Sultan Mehmed döneminde 1474'te bir taraftan Erdel'e akınlar yapılırken, diğer taraftan Arnavutluk'ta İşkodra kuşatıldı. Daha sonra kuzeye yönelindi. Kırım Hanlığı'nda, kurucusu Hacı Giray'ın 1466'daki ölümünden sonra oğulları arasında taht mücadeleleri başlamıştı. Şirin Beyi Eminek, Cenevizliler'e karşı Osmanlılar'dan yardım istedi. Bu fırsatı değerlendiren Fatih, 1475'te Gedik Ahmed Paşa komutasındaki bir donanmayı Kırım'a gönderdi. Cenevizliler'in elindeki Kefe ve Kırım'ın sahil kesimi ele geçirildi.

  • 4
  • 14
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı

RUSYA İLE ELÇİ KRİZİ
Fatih Sultan Mehmed, Kefe'yi fethedip, ardından da Kırım Hanlığı'nı himaye altına alınca, Osmanlı Devleti ile Rus prenslikleri komşu oldular. Moskova Prensi Üçüncü İvan, Kefe'deki Osmanlı makamlarına Türkiye ile ilişki kurmak istediğini bildirdi. Olumlu cevap gelince 1492'de İkinci Bâyezid'e bir mektup göndererek tüccar ve elçileri için serbest geçiş müsaadesi istedi. Kırım Hanı Mengli Giray Han, Üçüncü İvan'ın elçilerine dostane bir arabuluculukla İstanbul yolunu açmıştı.

  • 5
  • 14
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı
Türk-Rus dostluğu ticaretle başlamıştı

Bu dönemde dünyanın önde gelen devletlerinden biri olmayan Rusya birçok knezlikten oluşuyordu ve Rus prenslikleri Altınordu Devleti'ne vergi veriyorlardı. Üçüncü İvan, İstanbul'a gönderdiği elçisi Pleşçeev'den çok dikkatli davranmasını, Osmanlılar'ın tâbiiyet işareti olarak algılayabilecekleri herhangi bir hareket yapmamasını emretmişti. Osmanlı yönetimi ise Ruslar'ın tâbiiyet sunmak istediklerini düşünüyordu. İki devlet arasında eşitlik gibi bir durum hayal bile edilemezdi.