Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Defne Samyeli ile bambaşka

  • 1
  • 35
Defne Samyeli ile bambaşka
Defne Samyeli ile bambaşka

Defne Samyeli, iki yıl aradan sonra atv ile ekranlara döndü. “Defne-Her Şey Bambaşka” adlı gündüz kuşağı programı tam gaz sürüyor. Yeni programı hakkında Aktüel'e açıklama yapan Samyeli, özel hayatı hakkında merak edilenlere ise tüm samimiyetiyle yanıt verdi.

İşte Defne Samyeli hakkında merak edilenler...

  • 2
  • 35
Defne Samyeli ile bambaşka
Defne Samyeli ile bambaşka

Programının adı Defne-Her Şey Bambaşka”… Adı üzerinde, bu program senin için “bambaşka” bir format. Programı çekici kılan neydi ve ilk günlerin izlenimi ne?

  • 3
  • 35
Defne Samyeli ile bambaşka
Defne Samyeli ile bambaşka

Tamamıyla farklı formatta işler yapmaya hazırlanırken atv ve proje sahibi Tayfun Dinçer’den gelen bu teklif beni önce şaşırttı, sonra da heyecanlandırdı. Zira haberle talk-show arasında bir yerde. Saat olarak bu tip programları görmeye alıştığımız saatte değil. Benim için bu işi cazip kılan, seyirciyle samimi bağ kurabilmeye, birlikte gülümseyebilmeye olanak tanıması. Çünkü seyirciye sığınmak, bire bir konuşabilmek, sohbet edebilmek istiyorum. Haber bülteninde konu seçme ve ayıklama şansın yok, gündemi haberin kendisi belirliyor. Bu formatta cinayet, asma, kesme, çocuk ölümü… ne kadar önemli olursa olsun, yayınlamamak gibi bir seçim yapabiliyorum. Bu dönem ruhumun böyle bir işe ihtiyacı var. Saati de önemli bir etken. Eve artık erken gidebilmek istiyorum. Çocuklarımla daha çok birlikte olabilmek için. Hoş, program için bir aydır öyle yoğun çalıştık ki yine yüzümü göremez oldu kızlarım ama her şey rayına oturur nasılsa yakında.

  • 4
  • 35
Defne Samyeli ile bambaşka
Defne Samyeli ile bambaşka

Seninle uzun süre çalışmış bir meslektaşın olarak biliyorum ki spikerlikten daha avantajlı olmasına rağmen Anchor’lık kendini ifade edebilmen açısından tatmin edici değildi. Ne tür sorunlar yaşıyordun kendi içinde?

  • 5
  • 35
Defne Samyeli ile bambaşka
Defne Samyeli ile bambaşka

Anchor’lık, haber bülteni yayıncılığında gelebileceğin en üst nokta. O koltuğa çok genç yaşta oturdum, yaptığım işten hep gurur duydum. Yine de bülten, doğası itibarıyla evrensel doğrular ve yayın ilkeleri dışında bir konuda anchor’ın fikir, görüş bildirmesine sıcak bakan bir format değil. Habercinin ve bültenin iyisi, tarafsız olmak durumunda, bu da biraz anchor’ın rengini saklamasını, rolünü sınırlamasını gerektirebiliyor. En sevdiğim yayınlar, bir son dakika gelişmesiyle başlayan ve akışı, prompter’ı çöpe atıp tamamen doğaçlama tam gaz gittiğimiz, muhabirlerle an be an gelişmekte olan olayları aktardıklarımız. O zaman kamera önündeyken adeta yeniden doğuyorum. Canlı yayın, hayatta en mutlu olduğum an. Bu, önemliydi. Eğer ekstra bir haber programım olsaydı ve istediğim konuları işleyip, istediğim insanlarla derinlemesine röportaj yapabilseydim, o zaman bülten de mutlu mesut gidebilirdi. İnsanlara seslenmeyi seviyorum çünkü. Benim derdim, daha çok ses çıkarayım (gülüyor).

  • 6
  • 35
Defne Samyeli ile bambaşka
Defne Samyeli ile bambaşka

Peki, o zaman şöyle düşünelim, atv’den gelen bu teklif olmasaydı gelecek kurgunda neler vardı, mesela İngilizceyi ana dilin kadar iyi konuştuğuna göre uluslararası bir kanaldan anchor’lık teklifi gelse “anchor olmama” fikrin değişir miydi? CNN International ya da CBS gibi örneğin…

  • 7
  • 35
Defne Samyeli ile bambaşka
Defne Samyeli ile bambaşka

Güzel soru! Zira ABD’de habercilik yapma hayalim hep var ve de olacak. Ama “anchor olmama” kararımın arkasında yatan neden, mevcut düzeni değiştirememem. Yoksa çok marjinal
fikirler var kafamda ama benimle bu yola çıkacak kanal yok. Son birkaç yıldır ABD kanallarına freelance iş yapıyorum. Christiane Amanpour, Wolf Blitzer ve Meredith Vieira gibi TV dünyasının dev isimlerinin menajeri olan Michael Glantz, benim de menajerim olmak istedi, iki yıl kadar birlikte çalıştık. Show’dan ayrıldıktan hemen sonra Fox News yöneticileri, o zaman yeni kurulmuş olan business haber kanalında muhabirlik ve anchor’lık yapmam için görüşmek istediler. Çok sevindim o zaman, ne yalan söyleyeyim. Ne var ki çoluk çocukla istenen sürede böyle bir hayat değişikliği yapmak, hele o zamanki aile düzenim içerisinde mümkün değildi. Yani yabancı kanal teklifleri ve onların takibinin zamanlaması yanlış oldu (gülüyor)! Haa, bugün olsa düşünür müydüm, şartlara bağlı. Ama ABD’den “sen bize Defne adlı program yap” diye teklif gelmez ki. Benim için, atv’nin, proje sahibi şirketin, tamamen benim üzerime kurulu bir formatın sevileceğini düşünmeleri büyük bir onur. Umarım onları hayal kırıklığına uğratmam.