Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

Bir zamanlar balık cenneti olan Türkiye, şimdilerde yok olmaya yüz tutan balık türleriyle anılıyor. Balık hakları ve kültürüyle ilgili ilk gazete sayfasını hazırlayan Tan Morgül’le balık üzerine konuştuk.

  • 1
  • 16
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

ÖZGÜR ÇAKIR / CUMARTESİ SABAH

Bir zamanlar balık cenneti olan Türkiye, şimdilerde yok olmaya yüz tutan balık türleriyle anılıyor. Balık hakları ve kültürüyle ilgili ilk gazete sayfasını hazırlayan Tan Morgül’le balık üzerine konuştuk.

  • 2
  • 16
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

Çok değil bundan 20 yıl önce, ‘lüfer timi’ adlı bir grubun hallerde balıkların boylarını ölçeceğinden ya da lüfer olamayacakları için yeterince büyük olmayan çinekopları yememe kampanyası yapılacağından bahsedilseydi, herhalde hepimiz güler geçerdik. Ancak şaka değil. Balık sezonunun ortalarına yaklaşırken, balık fiyatları, aşırı avlanma ve giderek yok olan türlerle ilgili bilimsel raporların, haberlerin sonu gelmiyor. Sokakta “Ağız tadıyla palamut yiyemedik”, “Lüferi gören var mı?” sesleri yükseliyor.

  • 3
  • 16
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

Bir zamanlar özellikle de dar gelirlilerin sofralarından eksik olmayan balık, ayrıca kültürüyle de hayatlarımızda önemli bir yer kaplıyordu. Ama ‘üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz’ lakırdısı yapıp onun göç yollarını değiştiren, gereğinden fazla avlayan ve balık kültürünü yok eden de yine bizleriz.

  • 4
  • 16
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

Balıkla olan bu netameli ilişkimizi Tan Morgül’le konuştuk. Morgül, hem Ulus Atayurt’la beraber İstanbul Meyhaneleri ve Balık Lokantaları adlı kapsamlı kitabın yazarı, hem de Radikal gazetesinin balık keyfi, kültürü ve haklarından bahseden sayfasının editörü.

  • 5
  • 16
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

2500 YILLIK TARİF

“Balık sayfası fikri benden bir haber için balık tarifi istenmesinin ardından başladı. M.Ö. 350’de Sicilya’dan İstanbul’a kadar gezen ‘antik gurme’ Archestratus, ‘palamudu incir yaprağına sar ve taze kekikle beraber kızgın küllerde pişir,’ der. Bu tarifi verdim. Sonra böyle bir talep geldi ve sayfaya başladık. Rize’nin Pazar ilçesinden olduğum ve Boğaz’da büyüdüğüm için balıkla hep aram iyi oldu. Balık gurmesi değilim. Balık hakkı, keyfi ve kültürü yazıyorum. Bu devasa bir kültür. Okumasını, tutmasını ve yemesini seviyorum. İnsanın doğayla ilgili girdiği tek taraflı ilişki sürdürülebilir değil. Balık bunun bir parçası. Bir de balığın ağzı var dili yok. Birilerinin onların haklarını savunması lazım. Ne der şarkıda: ‘Balık düşünmez / çünkü her şeyi bilir.”

  • 6
  • 16
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

MEYHANE İÇİN CEBİNDE PARAN OLACAK

“Sayfada mekân da tanıtıyorum. Dışarıda balık, rakı ve muhabbet bir tür ritüel aslında. Bu kadar çok balık lokantası varsa ve açılmaya devam ediyorsa, bu kültür devam ediyor demektir. Ama öte yandan balık tezgâhları ve masalar giderek fakirleşiyor. Örneğin balık sezonun ortasında dışarıda hamsi, istavrit ve palamuda sıkışmış durumdayız. İstanbul’da meyhane ve balık lokantası geleneği çok güçlüydü.

  • 7
  • 16
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var
Morgül: Kofanayı tanımayan bir nesil var

Sadece Kuzguncuk semtinde 50’lere kadar 10’un üzerinde meyhane varmış. Boğaz’daki bu semtlerin hepsi zamanında birer balıkçı köyü. Meyhane dediğimiz şey, orta alt sınıfların gittiği bir şeydi eskiden. Şimdi ise cebinde belli bir miktar paran olacak. Meyhane kültüründe 30-40 meze ya da ara sıcak diye bir şey yokmuş. Küçük mezeler ve o gün ne hazırlanmışsa o yenirmiş balıkla. Az da olsa buna benzer mekânlar hâlâ var.”