Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

  • 1
  • 21
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

Her yıl 150 bin kişinin hayatını kaybettiği kanser karşısında doktorlar iç hesaplaşma yaşıyor...

Durmak bilmeden habercilik yapmaya devam eden ve her sayısında okurlarına orijinal haberler sunmayı hedefleyen Aktüel’in bu sayısında Türkiye'nin en tanınmış kanser doktorları Aktüel için bu soruları cevapladı...

ÜRÜN DİRİER/AKTÜEL

  • 2
  • 21
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

* Kansere çare bulunacak mı?
* Evrimin bir parçası mı?
* Batı tıbbı doğru yolda mı?
* Onkolojinin tedavideki açmazları ne?
* Neden az onkolog var?
* Onkologlar kanseri neye benzetiyor?
* Psikolojik destek gerekli mi?
* Mucize iyileşme örnekleri var mı?

  • 3
  • 21
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

UZM. DR. YAVUZ DİZDAR

(Çapa Tıp Fak. hekimi, Radyasyon Onkolojisi)

“Bilim artık neden diye sormuyor”


>> Uluslararası tıp kongreleri saçma organizasyonlara dönüştü. İlaç firmalarının sponsorluğunda, 40 bin kişilik kongreler yapılıyor. Yayınlar tek bir bakış açısını yansıtıyor. Şu an onkolojide üç-beş ilaç haricinde gerçek bir ilerleme yok. Motor aynı, benzin aynı, model farklı ve aynı yolu gidiyor.

>> Özel muayenehanelerde zorlayıcı pazarlıklar yapılıyor. Peruk mu diye hastanın saçını çeken doktorlar var. Bir testi 10 katı fiyatına yapan merkezlere yönlendiriliyor hastalar. Üniversite hastanelerini müşteri bulma yeri gibi kullanmamalı doktor. Bu sorunlar için İstanbul Kanser Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği’ni kurduk. Doktor bir süre sonra çok hâkim bir pozisyonda olduğunu hissedip hissettirmeye başlayabiliyor, tanrı kompleksi diyoruz buna. Etik dışı davranışlar bazılarının gözünde normalleşebiliyor.

>> Onkolojinin en büyük eksikliği, elimizde hastalığı tedavi edilmemiş hasta grubunun olmayışı. Bir akciğer kanserinin tedavi edilmezse hastalığın seyrinin ne olacağını bilemiyoruz. Ölümcül diye düşünüp tedavi ediyoruz. Hiç iyileşmesini beklemediğimiz hastalar da iyileşebiliyor bu arada.

>> 300 civarı radyasyon onkoloğu, 250 civarında medikal onkolog, 125 civarında da çocuk onkoloğu var, yeni uzman da zor geliyor. Burası hüzünlü bir servis, gelen çocuklar da bırakıp yeniden sınava giriyor, başka bölüme geçiyorlar.

  • 4
  • 21
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

PROF. DR. ADNAN AYDINER

(Çapa Tıp Fak. İç Hastalıkları Ana Bil. Dalı -ABD- , Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başk.)

“Kanser evrimin bir parçasıdır”


>> Doğanın kendisi kanserojen. Doğal seleksiyonun (ayıklama) bir parçası. Kanserin temelinde mutasyon var. Evrim teorisinde de gelişim mutasyonlarla oluyor. Evrimleşme devam ediyor, bitmedi ve kanser de bunun sonucunda oluşan bir durum. Bu devam sürecinde mutasyonlar aracılığıyla kayıplar olacak. Genetik yükü olanlar erken ölecek, sayıları azalacak. İnsanlığın mükemmelleşmesi, daha uzun ömürlü olmasına doğru evriliyoruz. Kanser de bir seleksiyon. Tabi onkoloji çok geliştiği için biz bu hastaları kurtarıyoruz ya da yaşam süresini uzatıyoruz. Ama enteresan bir şekilde kurtardığımız hastalarda doğurganlık yok oluyor, evrimi engelleyemiyorsunuz yani.

Tedavi verdiğinizde yumurtalık ve üreme fonksiyonlarını yok ediyorsunuz. Sonra yapay yöntemlerle embriyo yapıyoruz, hastanın çocuk sahibi olabilmesi için ama bence bu tartışılması gereken bir konu. Genetik yükü olduğu, aile bireylerinin de kanser olduğu ispatlanmış hastalara bunu yapıp yapmama konusunu çok iyi tartmak gerek. Ciddi psikolojik sorunu olanların, eş kaybı, evlat acısı ve işini kaybetme gibi olaylardan sonra travma yaşayanların kansere yakalanma riskinin arttığını gösteren araştırmalar var. Bu tip olaylardan sonra ağır travma yaşamak da evrime göre bir tür zayıflık. Doğal seleksiyon ile bunları da eliyor. Bu tip sorunlarla baş edebilen güçlü insanları seçip koruyor.

  • 5
  • 21
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

PROF. DR. AHMET ÖZDOĞAN

(Cerrahpaşa Tıp Fak. Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cer. ABD Öğr. Üyesi, baş-boyun kanserleri üzerine çalışıyor.)

“Herkesin kanseri kendine özeldir”


>> Kanserde dünya yenilgi içinde. İki hastaya aynı tedavi uygulanıyor, biri iyileşiyor, diğeri ölüyor. Demek ki bir hata yapıyoruz. Bir ilaç tüm kanserlilere iyi gelmez, imkânsız. Herkesin kanseri kendine özeldir.

>> Türkiye’de uygulanan bazı kemoterapilere yüzde 100 karşıyım. Türk halkını zaman zaman kobay olarak kullanıyorlar. Hayvanlar üzerinde bile denenmemiş ilaçları hastalar üzerinde deniyorlar. Akıllı bomba denen ilaçlar da dâhil buna.

>> İki tedavi önemli benim uyguladığım. Birisi yüksek doz vitamin, biri de ozon tedavisi. Çünkü kanser hücresi oksijenli ortamda yaşayamaz. Ama buna rağmen ozon tedavisi bile her hastaya uygulanamaz.

  • 6
  • 21
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

PROF. DR. TUGAN BEŞE

(Cerrahpaşa Tıp Fak. Kadın Hast. ve Doğum ABD öğr. üyesi. Jinekolojik Onkoloji üzerine çalışıyor.)

“Hastanın karakterine uygun doktor şart”


>>
Hasta doktor doktor dolaşır ya, neden biliyor musunuz? Kendi karakterine uygun birini bulabilmek için. Ben bazen hastaları geri çeviririm, çünkü iletişim kurmamızın imkânsız olduğunu anlarım. Ama şu da var ki, hastalar kendisine kanser olduğunu söyleyen doktordan nefret eder ve bir daha asla ona gitmez.

  • 7
  • 21
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor
Türkiye'nin en ünlü kanser doktorları anlatıyor

PROF. DR. NİL MOLİNAS MANDEL

(Amerikan Hast. Medikal Onkoloji Bölüm Şefi. Cerrahpaşa Tıp Fak. Medikal Onkoloji Böl. Öğr. Üyesi)

“Anarşist bir hücre”

>>
Kanser hücresi, ölüme meydan okuyan, olgunlaşmadan çoğalan, baskı ve etik tanımayan anarşist bir hücredir.

>> Hastalar soru sorarken artık ellerinde internet çıktılarıyla geliyorlar. Bir zekâ artışı oldu insanlarda ve doktorun da saygı göstererek dinlemesi ve cevap verebilmesi gerekiyor. Hastanın yapısına göre bazen eksik bilgi de verebiliyoruz, çünkü her hasta detayları öğrenmek istemiyor. Hastalığın belli bir aşamaya kadar açıklanması gerektiğine inanıyorum çünkü bir kişi neye karşı savaştığını bilirse savunma mekanizmaları daha iyi çalışıyor.