Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Bu adamları çok seviyorum

İşim, televizyon izleyip kritik etmek. Kimine göre dünyanın en kolay ve zevkli işi... Ama her türlü hobinizden ve sevdiklerinize ayıracağınız zamandan fedakarlık ederek, pür dikkat, elinizde kalem kağıt, ardı ardına kayıtları teker teker gözden geçirerek 15 saatlik zorunlu bir ekran mesaisine girişmek öyle pek de özenilecek bir durum değil. Hele hayat görüşünüzle, zevklerinizle bağdaşmayan, hatta size 'iğrenç' gelen yapımları izleme zorunluluğu, giderek nasıl bir işkenceye dönüşür bilemezsiniz. Ama bazen de 'İyi ki bu ülkede televizyon yazarlığı yapıyorum' dediğim, mutlu olduğum anlar var. Son dönem aktörlerinin performansı gibi...
Bana göre televizyon dizilerinde devir aktörlerin devri... Kimseye haksızlık etmek istemem ama erkek oyuncular, bu sıralar kadınların bir adım önünde yürüyor gibi. Cuma günü bu sütunlarda sizlere Engin Akyürek'i uzun uzun anlattım. Bir kez daha tekrarlamayı lüzumsuz görüyorum.
Ekranda sevdiğim adamlar arasında Güneşin Kızları dizisinde harikalar yaratan Emre Kınay ile Tolga Sarıtaş var.
Haluk karakteri, Emre Kınay'ın kariyerinde bir milat olacak. Hem gri, hem gizemli, hem sürprizli bir karakterin ruhu ancak bu kadar başarılı bir şekilde ekrana taşınabilir. Tolga Sarıtaş ise bana göre bu diziyle birlikte yeni nesil aktörler arasında iki-üç seviye birden atladı. Hele ikisinin karşılıklı oynadığı sahnelere doyamıyorum.

ONUR LİSTESİ
Peki ya sezonun en farklı ve başarılı dizisi olarak gördüğüm Analar ve Anneler'de sıra dışı bir komiser karakterini tek kelime ile 'kusursuz' canlandıran Okan Yalabık'a ne diyorsunuz? Ya 'salon beyefendisi' kostümünü bir anda gardıroba kilitleyip Ertuğrul'un hakkını layıkıyla veren Engin Altan Düzyatan'a? Kara Sevda'yı ışığıyla pırıl pırıl parlatan Burak Özçivit'e ne buyrulur peki? Paramparça'da her bölüm daha da devleşen Erkan Petekkaya'ya, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'da canlandırdığı karakterin keyfine varmak için bir çocuğun elma şekerini yalaması gibi her bölüm keyfini çıkara çıkara oynayan Oktay Kaynarca'ya siz de şapka çıkartmıyor musunuz? Bir de Mert Fırat var ki, ayrı paragraf açılmasını sonuna kadar hak ediyor. Oyunculuk yeteneğinin yanına 'adamlığını' en mütevazı şekilde iliştiren, her sosyal sorumluluk kampanyasına şekil olsun diye değil, 'yürekten' katılan Mert Fırat, öncülüğünü yaptığı 'ihtiyaç haritası' kampanyası ile bir kez daha kalp kapakçıklarımıza kulp olmadı mı?
Teşekkürler beyler... Bana bu ülkede televizyon yazmanın keyifli bir şey olduğunu hatırlattığınız için...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA