Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'AİHM'ye başvursa Türkiye ceza alırdı'

Giriş Tarihi: 24.9.2009

1.5 yıl hapis cezası yüzünden Türkiye'ye iadesi kabul edilen Ekinci'nin avukatı Luigi Esposito, gıyabında yargılandığı için müvekkilinin tazminat alabileceğini öne sürüyor

Uçak kaçıran Hakan Ekinci, İtalyan makamlarına teslim olduktan sonra 2 yıl 9 ay hapis yattı. Geçtiğimiz 7 Ağustos'da Türkiye'ye iade edilmesi gereken Ekinci, bu iadeden avukatının açtığı itiraz davası üzerine kıl payı kurtuldu. İtalyan makamları, Türkiye'nin Ekinci hakkında 3 ayrı dolandırıcılık suçundan toplam 1 yıl 6 ay ceza bulunduğu gerekçesi ile yaptığı iade talebini kabul etti. Hakan Ekinci, 6 Ağustos'ta Türkiye'ye iade edilmeyi beklerken hapishanede sinir krizleri geçiriyordu. Ekinci'nin avukatları, son dakikada İtalyan adalet bakanlığına müracaat ederek, iadeye yönelik itiraz davasının sonucunun beklenmesini talep etti. Bu talep kabul gördü ve Ekinci İtalya'da kaldı. Dava, 5 Ekim'de başlayacak. SABAH, hava korsanı Ekinci'nin avukatları Mariangela Spada ve Luigi Esposito ile olayın hukuki boyutlarını da konuştu.

Hakan Ekinci'nin siyasi mülteci olarak kabul edilmesi için başvuruda bulundunuz. Türkiye'ye iadesine itiraz ettiniz, gerekçeleriniz neler? Luigi Esposito: Türkiye'nin İtalyan Adalet Bakanlığı'na yaptığı başvuruda iade için gerekçe olarak gösterdiği ve dolandırıcılık nedeniyle verilmiş 3 ayrı cezanın gerçek neden olduğunu düşünmüyoruz. Ekinci, İtalya'da Brindisi'de yakalandıktan sonra Türk Adalet Bakanı Çiçek de, Hakan'ın asker kaçağı olduğunu söyledi. Ancak Türkiye yaptığı iade talebinde asker kaçağı olduğunu dile getirmedi. İtalya'dan, Hıristiyan bir asker kaçağı olarak iadesi güç. Hakan, 2004 yılında dini inançları gereği askerliği reddediyor. Bu Türk Askeri Ceza Kanunu'na göre bir suç. Yasaların öngördüğü bir çıkış yolu yok. Vatan hizmeti vermemek, Türkler için bir ihanet.

İtalya'da da kısa bir süre öncesine kadar yasalar bu şekilde idi... Luigi Esposito: Evet, İtalya'da da vicdani retçiler 1970'li yıllara kadar hapis cezasına çarptırılıyorlardı. İtalya'da 1940'lı yıların sonunda ilk vicdani redçiler, dini veya politik nedenle askere gitmek istemediler. Bunun için öngörülen ceza da 2 yıldan 4 yıla kadardı. Yani ucu açık ve tamamen hakimin keyfine kalmış büyük bir ceza limiti yok. Daha sonra da 1972 yılında, dini, ahlaki, felsefi nedenlerle askerlik yapmak istemeyenlere sivil hizmetlerde vatan borcunu ödeme imkânı verilmek istenirken, büyük bir yasal savaş başladı. Ta ki 1998 yılında vicdani retçilik bir hak olarak kabul edilene kadar.

Türkiye'de dolandırıcılık suçundan verilmiş 1 yıl 6 aylık bir ceza var. Bu da iadesi için geçerli bir sebep.. Luigi Esposito: Bu 3 ayrı davanın cezaları Hakan'ın gıyabında verilmiş. Hakan, eğer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvursaydı Türkiye, "sanıksız dava yürüttüğü ve yargıladığı için" ceza alırdı. İtalya bu konuda çok dikkatli. Çünkü AİHM'de 70'den fazla ceza aldı. Yüzbinlerce euro tazminat ödedi. Ayrıca, İtalya bir mahkumu gıyabında yargılar ceza verirse, İspanya gibi bir ülke de o mahkûmu iade etmez. İtalya, Hakan Ekinci'nin iadesini şarta bağlayabilirdi.

Siz Hakan Ekinci'nin 1 yıl 6 aylık cezası nedeniyle değil, asker kaçağı olduğu için Türkiye'ye dönmediğini ileri sürüyorsunuz... Luigi Esposito: Ekinci, 1 yıl 6 ayı yatmamak için uçak kaçırmış olamaz, İtalya'da uçak kaçırmanın cezası 7 yıl, bu riski göze aldı, yaklaşık 3 sene hapis yattı. İtalya'ya sadece 1 yıl 6 ayı yatmamak için gelmedi. Yakalandığında İstanbul Valisi de "Hakan asker kaçağı" dedi. Arnavutluk'tan Türkiye Büyükelçiliği'nden alınan belgede de "Asker" yazıyor.

Türkiye'ye iadesi hangi şartlarda gerçekleşmeli? Luigi Esposito: Türkiye'ye iadesi halinde asker kaçağı olarak cezai takibe alınmayacağının garantisinin verilmesi lazım.

Hakan Ekinci'ye uluslararası koruma verilmedi, sadece insani koruma statüsü tanındı, bu da iadesine engel değil... Luigi Esposito: Biz içişleri bakanlığına bağlı, yabancı göçmenlerin mültecilik statülerine karar veren bölge komisyonlarına başvurduk. Hakan Ekinci'nin problemi komisyona vaftiz belgesini sunamaması, vaftiz olduğu kilise bunu vermiyor. Sadece bir asker kaçağı olarak görülüyor ve uluslararası koruma istiyor. Ancak Hristiyan olarak ayrımcılık gördüğüne inandırmak için elinde delil yok. Bu nedenle komisyon, insani yardım statüsünü Hakan'a tanıdı. Bu şekilde 3 yıllık oturma iznini de aldı. Ama "uluslararası koruma" statüsü kazanmadıkça Türkiye'ye iade edilebilmesi sözkonusu.

İadesi hangi aşamada? Luigi Esposito: Biz Bari mahkemesine itirazda bulunduk, bu mahkemeden uluslararası korumanın verilmesini talep ettik. Bunu elde edersek Hakan'ın iadesi sözkonusu değil. Hakan Ekinci'nin diğer avukatı Mariangela Spada'nın Ekinci'nin hukuki durumu ve geleceği ile ilgili yaptığı açıklama ise daha net ifadeler taşıyor. Sorular ve cevaplar şöyle:

Ekinci'nin davasının hukuki ve insani boyutu ne durumda? Mariangela Spada: Ben Türkiye'de de diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi vicdani retçiliğin yasal hale getirilmesini diliyorum. Umarım Türk Askeri Ceza Kanunu da AB ile uyumlu hale getirilir. Bu değerlendirmeyi Türkiye'nin AB'ye katılmak istediğini bildiğim için yapıyorum . Biz Türkiye'yi bir Avrupa ülkesi olarak görüyoruz.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
'AİHM'ye başvursa Türkiye ceza alırdı'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz