X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cemil Çiçek'ten Anayasa açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'ten açıklaması

  • Giriş Tarihi: 2.1.2013 14:57 Güncelleme Tarihi: 2.1.2013 16:07

Başkanı , konusunun, toplumsal talep olmaktan çıktığını belirterek, ''Bizim için yeni bir anayasa yükümlülük haline geldi. Bunu, bu dönem başarmak mecburiyetindeyiz'' dedi.

Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüşmesinin ardından 'de basın toplantısı düzenledi.

, siyasi parti genel başkanlarına, yapım süreciyle ilgili değerlendirme fırsatı verdikleri için teşekkür etti.

19 Ekim 2011'den bu yana anayasa yapım süreciyle ilgili çalışmaları sürdürdüklerini anımsatan Çiçek, 2013'ün başarılı bir yıl olmasını temenni ettiklerini söyledi. Çiçek, Türkiye'nin başarıya giden yolda çözmesi gereken en önemli sorunlarının başında anayasa sorunu geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye, bu anayasa sorununu çözemediği takdirde karşılaştığınız her sorunla ilgili bana veya siyaset yapanlara, 'şu sorun ne olacak, sorun nasıl aşılacak, bu konuda ne düşünüyorsunuz?' diye sormanızın pratikte hiçbir faydası olmayacak. Yanlış kurallar yürürlükte olduğu sürece, doğru sonuçlar elde edemezsiniz. Yanlış kurallar varlığını sürdürdüğü sürece, temennilerinize göre sonuç bekleyemezsiniz. Nitekim Türkiye'nin, son 1 yılı aşan zamandan beri yaşadığı sorunların önemli kısmı, bu anayasadan kaynaklanıyor. Anayasada o hükümler varlığını sürdürdüğü sürece, 'şu konuda ne düşünüyorsunuz, bu sorun nasıl aşılacak?' gibi soruların da anayasal dayanağını bulmakta gerçekten zorluk var. Başarıya giden yolda kanaatimce en önemli konu, anayasa sorununu halletmektir.''


''ŞİMDİ ÇÖZEMEZSE NE ZAMAN?''

Çiçek, bu dönem 4 siyasi partinin, kendisi ve Meclis'in önemli, tarihi bir sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Türkiye'nin her sorununun burada konuşulacağını, çözüleceğini ifade eden Çiçek, Türkiye'nin 30 yıldır bir anayasa sorunu olduğunu meslek örgütlerinden partilerin tamamına yakınının kabul ettiğini söyledi.

Çiçek, seçimlere giderken 4 partinin yeni bir anayasa konusunu en önemli mesele kabul ettiğini, seçimden sonra da böyle bir komisyonun kurulmasına destek verdiğini anımsattı.

Her sorunun çözüm adresinin TBMM olduğuna işaret eden Çiçek, ''Artık 2013'te bundan farklı yol, yöntem, merci düşünmek demokrasiyle bağdaşmaz. O halde anayasa sorununu çözüme kavuşturacak olan siyasi partilerimiz ve TBMM'dir. Şimdi çözemezse ne zaman? 30 yıldır tartıştığımız bir konuyu, anayasa sorununu bir 30 yıl daha sürdürme imkanımız yoktur. Türkiye her geçen gün anayasadan kaynaklanan gerilimleri, sıkıntıları yaşamak mecburiyetinde kalır'' diye konuştu.

TBMM Başkanı Çiçek, gelinen noktada artık anayasa konusunun toplumsal talep olmaktan çıktığını dile getirerek, sözlerini, ''Bizim için yeni bir anayasa yükümlülük haline geldi. Bunu, bu dönem başarmak mecburiyetindeyiz'' diye sürdürdü.


''HERKESİN KARŞILIKLI FEDAKARLIKTA BULUNMASI GEREKİYOR''

Anayasanın, sadece Türkiye'nin ilgilendiği bir konu olmadığını belirten Çiçek, anayasayı halk, millet için yaptıklarını kaydetti. Çiçek, şöyle devam etti:

''Dışarının ne deyip ne demediği bizi fazla ilgilendirmiyor olabilir ama küreselleşen bir dünyada Türkiye gibi önemli bir ülkenin, aktörün anayasa sorunuyla boğuşur olması bizim bakımımızdan büyük eksiklik olur. Anayasa konusu Türkiye'de olduğundan çok daha fazla dış dünyada ilgiyle takip ediliyor. Bu sürecin nasıl işlediği, nasıl sonlanacağı onlar tarafından da merak konusu.

Bu sorunu bu defa çözebilmiş olmamız gerekiyor. Bu, siyaset kurumuna çok büyük itibar kazandıracaktır, TBMM'ye olan güveni daha da artıracaktır, Türkiye'nin imajı açısından da önemlidir. Dünyada şu zaman diliminde anayasa yapan sadece biz değiliz; Macaristan başta olmak üzere birçok ülkede yeni anayasa yapım süreçleri başladı. Bunların bir kısmı anayasalarını yaptı, bitirdi. Başka ülkeler bunları başarmışken bizim başaramamış olmamız, kendi hesabımıza eksiklik olur. 1876'dan bu yana parlamento tecrübesi olan bir ülke, halen bu sorunu daha uzun süre gündeminde tutamaz. Bunun için yeni bir anayasa yapmak artık bizim için yükümlülüktür.

Anayasayı her parti kendisine yapmıyor, milletimiz, halkımız için birlikte anayasa yapıyoruz. Bunu uzlaşarak yapacağız. Uzlaşmak zafiyet değildir; uzlaşmak demokrasiyi kurumsallaştırmak, uzlaşma kültürünü geliştirmek, birlikte yaşamak bakımından ön şarttır. Uzlaşmak, Türkiye'nin geleceği bakımından sorun çözmedeki en önemli yöntemlerden biridir. Uzlaşma söz konusu olduğunda da herkesin bu noktada karşılıklı fedakarlıklarda bulunması, birlikte olumlu katkıyı da vermesi gerekiyor.''


18 BİN 350 SAYFALIK GÖRÜŞ

Çiçek, ''anayasa yazmıyoruz, anayasa yapıyoruz'' dediklerini hatırlatarak, bu iki kavramın birbirinden farklı olduğuna işaret etti.

19 Ekim 2011'de bu çalışmaları başlatırken öncekilerden farklı olarak, halkın ne dediğini bilmeleri gerektiğini söylediklerini anımsatan Çiçek, 30 Nisan 2012'ye kadar başta 13 bölge toplantısı olmak üzere çok sayıda toplantı yaptıklarını anlattı.

Türkiye'nin, anayasa yapan birçok ülkeden farklı olarak önemli bir çalışma gerçekleştirdiğini, önemli bir külliyat oluştuğunu dile getiren Çiçek, komisyonun web sayfasına 30 Nisan'a kadar 66 bin 15 kişinin görüş bildirdiğini kaydetti. Çiçek, bin 872 kişinin e-postayla görüşlerini ilettiğini, 221 vakıf, dernek, platformun gelerek görüşlerini anlattığını, komisyona bin 50 kişi, kuruluştan görüş geldiğini bildirdi.

Çiçek, komisyonun elinde, nasıl bir anayasa istenildiğine dair görüşlerin 18 bin 350 sayfada toplandığını ifade etti.


''DEVLET ORGANLARININ İŞLEYİŞİ İLE İLGİLİ BUGÜN YAŞADIĞIMIZ ÇOK CİDDİ SORUNLAR VAR''

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, devlet organlarının işleyişi ile ilgili bugün yaşanılan çok ciddi sorunlar olduğunu belirterek, ''Yürürlükteki Anayasa'nın ne felsefesi ne öncelikleri ne de erkler arasındaki dengeler günün ihtiyaçlarına cevap vermediği için zaman zaman ciddi sıkıntılar yaşanıyor'' dedi.

Çiçek, ''Bu Anayasa'nın dengelerini yeni baştan kurmak, devlet erklerinin yetki, görev ve sorumluluklarını günün ihtiyaçlarına uygun yeni baştan yola çıkarak ele almak gerekmektedir'' dedi.

Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, Meclis Başkanlığı olarak bu sürece katkı verilmesi için, bazılarına iki kez yazılmak kaydıyla, 165 üniversiteye, 78 il barosuna, 60 siyasi partiye, 18 belediye birliğine, 17 kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşuna, 7 yüksek mahkemeye, 7 kamu görevlileri sendikası üst kuruluşlarına, 6 muhtarlar birliği derneklerine, 4 işçi ve işveren sendikaları üst kuruluşuna ve Vilayetler Hizmet Birliği'ne yeni Anayasa ile ilgili görüşlerini sorduklarını anımsattı.

Meclis Başkanı sıfatıyla, 14 bin 538 derneğe, 4 binden fazla vakfa, bin 700 yerel ve ulusal radyoya, 197 yerel televizyona da görüşleri için yazı gönderdiğini ifade eden Çiçek, gelen görüşler doğrultusunda, her bir partiden birer milletvekilinin temsiliyle 3 alt komisyon kurarak, bazı görüşlerin sahiplerini yüzyüze dinlediklerini kaydetti.

Çiçek, Anayasal kuruluşlar ve siyasi partilerin görüşlerini değerlendiren 1 numaralı komisyon, 19 toplantıda 42 siyasi partiyi ve üniversitelerden gelenleri dinlediğini kaydetti. 2 numaralı komisyonun 15 toplantıda 39 meslek örgütünü ve sendikayı dinlediğini belirten Çiçek, sivil toplum kuruluşları ile ilgili 3 numaralı komisyonun da 19 toplantıda 79 dernek ve platformu dinlediğini söyledi.

1 Mayıs 2012'den itibaren ikinci aşama olan yazım bölümüne geçtiklerini dile getiren Çiçek, ''Doğrusu bu sürecin en zor kısmı da budur. Bu süreçte başarılı bir çalışmayı sürdürebilir ve olumlu bir şekilde sonlandırabilirsek, ondan sonraki kısım artık işin en kolay kısmıdır'' dedi.


''23'ÜNDE GENEL MUTABAKAT VAR''

Cemil Çiçek, şu ana kadar 71 maddenin, temel hak ve özgürlükler ile ilgili konuların tamamının müzakere edildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

''Bunun 23'ünde genel mutabakat vardır. Bazı maddeler ile ilgili olarak ise yoğun bir çalışmayla bu sayıyı 2'ye, 3'e katlamak mümkün olabilecektir. Çünkü orada teknik olarak Anayasa hukukçuları ve konuya ilgi duyanlar gelecektir ve özellikle hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasıyla ilgili uluslararası metinlerde de sözkonusu olan bir kısım kavramlar, değerlendirme farklılıkları var, bunlara ortadan kaldırmak suretiyle ki bu mümkün gözüküyor. Bu sayıyı daha yukarılara çıkarma imkanı var.

Şimdi üzerinde çalıştığımız konu yasama ve yürütme organı ile ilgili kısımdır. Devlet organlarının işleyişi ile ilgili bugün yaşadığımız çok ciddi sorunlar var. Maalesef yürürlükteki Anayasa'nın herkesin kabul ettiği şekliyle, ne felsefesi ne öncelikleri ne de erkler arasındaki dengeler günün ihtiyaçlarına cevap vermediği için zaman zaman ciddi sıkıntılar yaşanmakta ve bu da Türkiye'de enerjimizin içe dönük kullanılması gibi olumsuz bir sonuç doğurmaktadır. O halde bu Anayasa'nın dengelerini yeni baştan kurmak, devlet erklerinin yetki, görev ve sorumluluklarını günün ihtiyaçlarına uygun yeni baştan, yaşadığımız tecrübelerden de yola çıkarak ele almak gerekmektedir. Sonuç olarak şunları söylemek isterim:

4 siyasi parti olarak geri dönülmez bir noktadayız. Yozgat'ta bir atasözü vardır. Ata binmek bir ayıp, inmek iki ayıptır. Bize de ayıp iş yapmak yakışmaz. Dolayısıyla bizim bu işi ne yapıp yapıp sonlandırmamız lazım. Bu Anayasa'yı biz yapamadığımızda kim yapacak? Meclis yapacak. Meclis'in dışında bir başka yöntemi artık Türkiye'nin kabul etmesi mümkün değil. Zaten böyle bir komisyonun kurulmasının gerekçesi de önceki Anayasaların anti demokratik yol ve yöntemlerle yapıldığıdır. Bu yeni dönemde elbette 'Anayasa yapıyoruz' dedik ve çala kalem bir Anayasa yazamayız. Ama ucu açık da günlerce, aylarca bu konu gündemde kaldığı takdirde de kamuoyunda olumsuz beklentiler, değerlendirmeler oluyor. Biz de kamuoyu adına görev yapan insanlarız. Dolayısıyla bu ikisini bir noktada buluşturacak makul bir süre içerisinde bunu sonlandırmamız gerekiyor. Makul süre zaten bu çalışma sürecinin içerisinde vardır. Bir takvim verdiğimiz takdirde, bu, çek ve senet üzerindeki bir tarih gibi kabul ediliyor, onun baskısı oluyor deniliyor. Bunun doğru yanı var ama bu ikisini birleştirmemiz gerekiyor. Ucu açık, nihayetsiz bir müzakere tarzı kamuoyunda çok uygun karşılanmaz ama çala kalem bir Anayasa yapmamız da doğru değildir. Bu ikisini birlikte komisyon değerlendirerek... Ama şu ana kadar yaptığımızdan daha yoğun bir çalışma yaparak, öncelikli meselemizin sadece Anayasa olduğunu kabul ederek bu süreci yeni baştan değerlendirmemiz gerekiyor.''


''GENEL BAŞKANLARIN DESTEKLERİ MEVCUT''

TBMM Başkanı Çiçek, görüştüğü siyasi partilerin genel başkanlarının bu konuda iradesi ve desteklerinin mevcut olduğunu belirterek, şimdi komisyonun daha yoğun bir çalışma yapması gerektiğini vurguladı.

Geçen dönemki genel mazeretlerin de bu dönem sözkonusu olmadığını dile getiren Çiçek, ''4 siyasi partinin genel kurulları, bayramlar bu döneme denk geldi. Ama artık bunların hiçbirisi bu dönem sözkonusu olmadığına göre, gece gündüz en öncelikli mesele kabul ederek bu çalışmaları sürdürmemiz gerekiyor. Ümit ederim, sizlerle başka bir basın toplantısı yaptığımızda, daha olumlu cevapları verme imkanı olacaktır'' diye konuştu.

Çiçek, bir gazetecinin, ''Makul süreye ilişkin belirli bir tarih verilemiyor'' sözleri üzerine, ''Bu sürecin içerisinde o makul süre vardır zaten, o kendi kendini tanımlar. Şu ana kadar olan çalışmalarımızdaki tempo, zaten o süreyi belli bir noktaya getirir'' dedi.

''Olmayacak, yapılmıyor, yapılmayacak, aldatıldık'' gibi bir kısım nitelendirmeler olduğunu anımsatan Çiçek, onlara tekrar sebebiyet verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Cemil Çiçek, ''Liderlerden destek aldınız mı?'' sorusuna, ''Şu ana kadar 4 siyasi partimizin genel başkanları ile görüştüğümüzde, 'Bu iş olmadı, bırakalım' tarzında bir şey olmadı. Tam tersi, bu işin bir an evvel yoğun bir çaba ile sürdürülmesi noktasında da genel bir yaklaşım var. Bu da önemlidir'' yanıtını verdi.


''MUHAKKAK ÇÖZMESİ GEREKEN NE KADAR SORUNU VARSA...''

Bir gazetecinin, ''Süre tartışması, başkanlık sistemi önerisinin iktidar partisince gündeme getirilmesinden sonra ortaya çıkmış gibi görünüyor. İktidar partisinin bu önerisi gündemdeyken, muhalefet partileri devam etmesini isterken... Sistem bir yerde kangren olacakmış gibi görünüyor?'' sözleri üzerine Çiçek, şunları kaydetti:

''Bu komisyon önemli tecrübeler de elde etti. '23 madde de mutabık kaldık' dedik. 23 madde daha başlangıçtı, hemen bir günde bir saatte mutabık kalınan maddeler değildi. Her siyasi partinin farklı görüşleri vardı. Müzakeresi yapıldı, bir noktaya geldi. 71 madde görüştük. 71 madde de herkesin farklı görüşleri var. Bu komisyonun konumunu iyi değerlendirmek lazım. Bu komisyon Türkiye'yi sıkıntıya sokan, muhakkak çözmesi gereken ne kadar sorunu varsa Anayasa ile bağlantılı, bunların hepsini konuşuyor, görüşüyor. Her parti birbirimiz için ne kadar ters de gelse, bu görüşlerini komisyona bildirecek, bildiriyor. Sonuçta müzakeresi yapılıyor, mutabık olunan noktalarda birlikte mutabakat, olmayan noktalarda... Bazılarında 3 parti evet diyor, bir parti farklı görüş söylüyor. Onu paranteze alıyoruz tekrar oraya dönmek üzere. Bazı konularda 2 parti bir yaklaşım, 2 parti farklı bir yaklaşım sergiliyor. Onları da bu şekliyle not ederek, önemli bir mesafeyi bugüne kadar aldık, geldik. Bundan sonraki konuları da lütfen siz de bu çerçevede mütalaa edin. Başka da zaten bir Anayasa yapımı sözkonusu olmaz. Konuşarak, görüşerek, uzlaşarak, kendi içinde yeni yöntemler bularak, akademik tecrübelerden, başka ülkelerden, partilerin geçmişte hazırladığı metinlerden... Türkiye bir çok konuda AİHM tarafından mahkum edildi. Yargı içtihatlarından istifadeyle, bu sorunları bizim çözmemiz gerekiyor. Bugün olmadı, diyelim 3 sene sonraya kaldı. 3 sene sonra bu yine aynı yöntemlerle çözülecektir.''

Çiçek, vefat eden gazeteci Ümit Enginsoy için gazetecilere başsağlığı diledi.