X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Önce 2 bin PKK'lı gidecek sonra...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Önce 2 bin PKK'lı gidecek sonra...

  • Giriş Tarihi: 5.1.2013

MGK, terörü masaya yatırdı. PKK'nın silahlı kapasitesinin, KCK'nın örgütlenmesinin zayıfladığını, BDP'nin de muhatap alınmadıkça siyasi aktör kimliğini yitirdiğini belirledi. MGK toplantısında ayrıntıları belirlenen terörü bitirme sürecinde ilk hedef 2 bin silahlı PKK'lıyı Türkiye'den çıkarmak, sonra Avrupa ve Kandil'le iletişim

Teröre son vermek, PKK'ya silah bıraktırmak için başlatılan tarihi süreç, Milli Güvenlik Kurulu'ndaki BDP-KCKPKK analiziyle başladı. Örgütün silahlı kapasitesinin zayıfladığı, dağda 2 bin militanının kaldığı, KCK'nın örgütlenme gücünün düştüğü, BDP'nin muhatap alınmadıkça siyasi aktör kimliğini yitirdiği ve terörle mücadelenin sadece silahla kazanılamayacağı saptaması yapıldı, "Artık oturup konuşma zemini oluştu" denildi.

2 BİN MİLİTAN ÇIKSIN
"Silahsız siyaset" için ilk hedef, terör örgütü PKK'nın dağlarda bulunan 2 bin civarındaki militanının Türkiye'den çıkarılması. MİT-İmralı, İmralı-BDP görüşmelerinden sonra "Tek bir kişinin bile yaşamını yitirmemesi" önceliği korunarak, teröristlere silah bıraktırmaya dönük görüşmeler Avrupa ve Kandil'le de sürdürülecek.

"PKK KAN KAYBEDİYOR"
MGK toplantısında, Kürt sorunun çözümü ve terörün bitmesi için yürütülen çalışma kapsamında PKK'nın durumu masaya yatırılarak, analizler paylaşıldı. 4 başlıkta toplanan analizler şöyle: 1- Terör örgütünün silahlı kapasitesi çok zayıfladı. 'Alan hakimiyeti' stratejisi çöktü. Örgütün dağ kadrosunda 5 bine yakın militan bulunuyor, bunların 2 bini Türkiye'de. Geçen yıl bini aşkın PKK'lı öldü. Dağdaki teröristin ortalama ömrü 2 yıl düştü. 2- KCK yapılanması deşifre edildi ve 'sivil itaatsizlik' ve 'Kürt baharı' girişimleri halkta karşılık bulmadı. KCK operasyonlarıyla şehirlerdeki hareketi engelledi. 3- Dokunulmazlık fezlekeleri ile BDP'de siyaset zeminini kaybetme endişesi başladı. BDP, muhatap alınmazsa siyasi aktör kimliğini kaybedeceğini gördü. 4- Hiçbir mücadelenin sadece silahla kazanılamayacağı görüldü, konuşma stratejisi gündem yapıldı ve hayata geçirildi.

BDP: ÇÖZÜMÜN ADRESİ ANKARA

Habur sürecinde "Sine-i millete döneriz, Diyarbakır'da siyaset yaparız" diyen BDP, yeterli desteği bulamadı. Ortadoğu'daki gelişmeleri de dikkate alan BDP, Ankara dışındaki bir siyasetin sonuç vermeyeceğine kanaat getirerek Hükümetle yeniden diyalog sürecini başlattı. Bağdat-Erbil, Suriye, İran'daki gelişmeler terör örgütü PKK içinde de siyasi ve silahçı çözüm konusunda görüş ayrılıklarını beraberinde getirdi. MGK toplantısında ayrıca, MİT-İmralı, BDP'nin Öcalan görüşmesi başta olmak üzere izlenecek yol haritası da şekillendi. Hükümet yetkilileri, ikinci bir Habur süreci için dikkat istedi, BDP'liler, bu konuda uyarıldı.

AÇILIMDA İKİNCİ PERDE

Demokratik açılım sürecinde ikinci perde açılırken, süreç özellikle Anayasa düzenlemesinde çözülecek. Kilit yeni anayasa olurken PKK'nın silah bırakması için de zemin hazırlanacak. Silahsız siyaset stratejinin en önemli ayağını terör örgütü PKK'nın silah bırakması veya Türkiye'deki militanlarını sınır dışına çekip Kuzey Irak'ta silahtan arındırması oluşturuyor. Bu süreçte örgütün hemen silah bırakması beklenmiyor. Uzun süreli bir eylemsizlik dönemi ardından Türkiye içindeki silahlı unsurların sınır dışına çekilmesi, son olarak da silahsızlanma planlanıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın siyasi Danışmanı Yalçın Akdoğan da, ilk adımın terörist unsurların sınır ötesine çekilmesi olduğunu ifade etti. Yeni Anayasa ve yargı paketi Kürt sorununun çözümünün hayata geçirileceği zemin olacak. Şiddet içermeyen suçların ceza olmaktan çıkartılması için terörle mücadele yasasının ilgili maddesinin değiştirilmesi planlanıyor. Müzakere süreci olumlu giderse bu düzenleme 4. yargı paketi içine sokulacak. Bu durumda KCK operasyonlarında tutuklanan, aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu çok sayıda kişinin tahliyesinin önü açılacak. Ancak düzenlemede pişmanlık, af ifadeleri yer almayacak. Sürecin önemli bir adımı da Ankara'nın Avrupa yerel yönetimler özerklik şartına koyduğu çekinceleri kaldırması olacak.