X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "İstanbul'daki çoğu ev tabutluk"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"'daki çoğu ev tabutluk"

  • Giriş Tarihi: 16.1.2013 10:02 Güncelleme Tarihi: 16.1.2013 10:49

Valisi , İstanbul en büyük probleminin trafik değil riski olduğunu söyledi.

İHA' ya samimi açıklamalarda bulunan Vali Hüseyin Avni Mutlu, ilkokul günlerinden üniversite yıllarına birçok konuya değindi. Mutlu, ayrıca sosyal medyada yapılan Vali Amca yakıştırmasından da memnun olduğunu belirtti.

'İSTANBUL'UN EN BÜYÜK PROBLEMİ TRAFİK DEĞİL DEPREM RİSKİ'

'un çeşitli problemlerine değinen , trafiğin İstanbullular için çok büyük sorun olduğunu, ancak deprem riskinin çok daha büyük bir problem olduğunu söyledi. Binaların sağlıklı bir hale gelmesi için gece gündüz çalıştıklarını belirten Vali Mutlu; " Biz devlet olarak İstanbul'un e hazır olması için 1999'dan sonra çok ciddi tedbirler aldık. Sağlam olmayan okulları ve hastaneleri yeniden yaptık, güçlendirdik. Kamu binalarını çok sağlam bir hale getirdik. İstanbul bu anlamda depreme oldukça hazırdır. Ancak, asıl ciddi sorun kişisel konutlarda.' dedi.

'TABUTLUK MİSALİ EVLERDEN KURTULMAMIZ LAZIM'

İstanbul'da bulunan zayıf binalar için tabutluk tanımlamasını kullanan Hüseyin Avni Mutlu; "Bizim bu işi halkımızla ortaklaşa çözmemiz gerekiyor. Önce vatandaşlarımızın 'biz bu tabutluk misali binalardan kurtulmalıyız' düşüncesine sahip olması gerekir. Hiç bir anne ve baba çocuklarına miras olarak böyle bir tabutluğu bırakamaz. Bundan daha ağır bir miras olamaz. Bu mirası muhakkak nitelikli hale dönüştürmemiz lazım' dedi.

'VALİ AMCA YAKIŞTIRMASINDAN MEMNUNUM'

Günlük yoğun programına rağmen sosyal medyaya da zaman ayırdığını belirten Hüseyin Avni Mutlu, çocukların 'Vali Amca' yakıştırması hakkında şunları söyledi: ' İstanbul'umuzun birkaç gün boyunca yaşamış olduğu yoğun kış şartları nedeniyle gençlerin okula gitme gelme gibi konularda beklentileri sosyal medya üzerinden bize ulaştı. Biz de onlara ulaştık ve bu da ciddi bir muhabbete vesile oldu. Bu muhabbet halen devam ediyor. Bu durumdan oldukça keyif alıyorum. Yoğun gündemimizde sosyal medyaya vakit ayırmak sıkışıklığa neden oluyor ancak gençlerimiz ve takipçilerimize helali hoş olsun' dedi. Vali Mutlu ayrıca gençlerin taktıkları 'vali amca' yakıştırmasından da memnun olduğunu belirtti.

'SOSYAL MEDYADA OLAMAYI, TELEVİZYONDA OLMAYA TERCİH EDERİM'

Sosyal medyada İstanbullularla daha sıcak iletişim kurabildiğini söyleyen Mutlu; " Televizyon programlarında milyonlara hitap etme imk'nı buluyorsunuz, ancak sosyal medya dediğimiz platformda birebir sohbet edebiliyorsunuz. Talepleri ve duyguları bire bir paylaşıyorsunuz. Bu durum özele inmesi itibariyle çok daha sıcaktır. Yani ben televizyonun karşısında olmak yerine sosyal medyada birebir olmayı tercih ederim. İçinde duygu olan sosyal medya benim için daha kıymetli. Sosyal medyada 'merhaba vali amca' gibi bir mesaj aldığımda cevap yazıyorum. Gözler birbirini görmese de gönüller görüyor " dedi.

'ÇOCUKLUĞUMU YAŞADIĞIM ŞEHRE AŞIĞIM'

İstanbul'un kendisi için çok anlamlı bir şehir olduğunu söyleyen Vali Mutlu; 'İstanbul benim çocukluğumun geçtiği şehirdir. Ben Fatih'te İlkokulu, Bostancı'da ortaokulu okudum. Ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrencilik yaptım. Daha sonra bu şehirde kaymakam oldum. Şimdi valiliğini yaptığım bu şehrin muhtelif zamanlarda hep hemşehrisi oldum. O nedenle köklerim Karadeniz'de de olsa İstanbul'la küçüklükten beri böyle bir muhabbetimiz var. Yani hem çocukluk hem gençlik hem de hizmet yıllarım İstanbul'da geçti, geçiyor. Şehrin hangi köşesine baksam geçmişime ve aileme ait pek çok şey görebiliyorum. O yüzden bu şehre ayrı bir aşkımız ayrı bir sevdamız var' dedi.

'OTOBÜS PARAMIN OLMADIĞI GÜNLERİ YAŞADIM, BU ŞEHRE BORCUM VAR'

İstanbul'a vali olduktan sonra üniversite yıllarında yaşadığı semtlere gittiğini söyleyen Hüseyin Avni Mutlu; 'Şimdi üniversite yıllarımı hatırlıyorum, İstanbul'da Beyazıt bölgesinde, Aksaray'da, Fındıkzade'de gezerken eski günleri hatırlıyorum. Öğrencilik yıllarında yürüyerek okuluna gittiğim, otobüs bileti için bile paranın olmadığı, günü 2 öğün yemekle geçiştirdiğim yıllarda aklımdan bu şehrin yöneticisi olmak hiç geçmiyordu. Ama yüce Allah'ın lütfu, şimdi bu şehre hizmet etmek nasip oldu. Nereden nereye geldiğimi gördükçe bu şehre borçlu olduğumu düşünüyorum ve borcumu ödemek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum, o yüzden uyumaya gerek yok' dedi.