X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir soru, on bilinmeyen
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir soru, on bilinmeyen

  • Giriş Tarihi: 26.1.2013

İstanbul 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin daha önce iki kez beraat kararı verdiği Pınar Selek için şimdi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetmesi, Mısır Çarşısı patlamasına ilişkin bilirkişi raporlarındaki farklılıkları da gündeme getirdi.
9 Temmuz 1998'de 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin yaralandığı patlamayla ilgili yargılama sürecinin 3 yıllık bölümünde 10 ayrı rapor alındı:
İlk olay yeri incelemesi 10 Temmuz 1998'de yapıldı. Tutanakta, "Bomba unsuruna rastlanmamıştır" dedi.
Aynı gün inceleme yapan makine mühendisleri ise "Bomba patlamasına ilişkin tavanda izler var var" sonucuna ulaştı.
Bomba imha uzmanları ikinci kez inceleme yaptı ve "Bomba bulgusu yok" raporu verdi.
Polis Kriminal Dairesi'nin raporunda, "Ölen şahıs elbiselerinde nitrit tespit edilmiştir" diyerek olayı bombalamaya bağladı.
2 Kasım 1998 tarihli Adli Tıp raporunda, "Bomba içeriğinde de bulunabilen malzemeler tespit edilmiştir" denildi.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kola kutusunu yönelik incelemede "TNT kalıplarının rendelenerek içi boş kola kutusuna konulup bomba haline getirildiği iddiası doğru değildir" dedi.
Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi, "Patlama tüp gaz patlamasından" raporu sundu.
Yeniden görevlerindirilen bilirkişiden 4'ü 'bomba' 1'i 'değil' dedi.
Adli Tıp 1'inci Dairesi "Patlamanın orijini tıbben tespit edilemez" dedi, Genel Kurul da aynı nitelikte rapor sundu.
ODTÜ, 7 Ekim 2002'de rapor verdi: Patlama belirli bir merkezdendir ama patlayıcının niteliği kesin olarak belirlenememiştir.