X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: Bakanlık kalıcı değil, geçici
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan: Bakanlık kalıcı değil, geçici

  • Giriş Tarihi: 26.1.2013

katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan kabine değişikliğiyle ilgili "Değişimi gerektiren bir şey yakalıyorsanız bunu yapmak zorundasınız" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bakanlıkların kalıcı değil geçici olduğunu söyledi. Erdoğan önceki gün yapılan nu ilk kez değerlendirdi ve "Değişimi gerektiren bir şey yakalıyorsanız idareci olarak bunu yapmak zorundasınız"dedi. Erdoğan 24 TV'de 'Sansürsüz Özel' programında gündeme ilişkin soruları yanıtlarken, değişikliği Cumhurbaşkanı Gül'ün onayına sunmadan önce eski bakanlarla telefonda görüştüğünü belirterek "Anlayışla karşıladılar. Bu beni duygulandırdı"diye konuştu Erdoğan'ın mesajları şöyle:

'SÜRATLE AŞMAMIZ GEREK'
"Kabineler göreve başladıktan sonra ilanihaye görev yapar diye kayıt yok. Süreç içerisinde zaman zaman zayıflama oluyor, performans düşüyor. Bakıyorsunuz toplumla olan ilişkilerde sıkıntılar yaşıyorsunuz. Bizim de sorumluluklarımız var. Değişimi gerektiren bir şey yakalıyorsanız idareci olarak bunu yapmak zorundasınız Arkadaşlarımdan farklı noktada Allah göstermesin olumsuz yaklaşım tarzı olarak değerlendirilmemeli. Sağlık bakanım 10 yıldır elinden gelen gayreti ortaya koydu. Milli eğitimde yeni bir süreç içindeyiz. Kod olarak '444' dediğimiz 4+ 4+ 4 süreci hakikaten çok farklı bir yapı. Bakanların kalıcı değil geçici olduğuna inanan partiyiz. Bu bir sene, 2 sene olur." Tarih ve kültür varlıklarında sıkıntı yaşıyoruz. Diyorsunuz ki ,Taksim Kışlası vardı. Gösteriyorsunuz. Taksim'i bu kışla ile yeniden zenginleştireceğiz. Kurul buna müsaade etmiyor. Uluslararası ülkelerde dev meydanlar var. Taksim'de öyle olsun istiyoruz."

MORAL DEĞERLERİ ALT ÜST EDER
"TSK'nın özellikle bu dönem içersinde şu anda geldiği nokta bana göre kendi demokratik parlamenter sistemi ile en uyumlu çizgiye gelmiş durumdadır. Şu anda içerde 400'e yakın emekli, muvazzaf subay, astsubayımız var. Ağırlıklı kısmı tutuklu. Bu arada mağdur şüpheli şeklinde zaman zaman çağrılanlar oluyor. Bazılarında bir de ajan meselesi ortaya çıktı biliyorsunuz. Hele hele çok daha ağır olan örgüt kurmaktan örgüt elemanı olmaktan. Böyle bir şeyin delili kesinse ver hükmünü işi bitir. Ancak elinde kesin hükümler yok da yüzlerce subayı, astsubayı örgüt elemanı olarak veya örgüt kuran olarak hele hele emekli Genelkurmay Başkanı'nı kalkar bu şekilde değerlendirirsen burası gerçekten Silahlı Kuvvetler içinde bütün moral değerlerini altüst eder. O zaman terörle nasıl mücadele edecek bu insmanlar. Benim Genelkurmay Başkanım sağ olsun ta Şemdinli'ye kadar gidip operasyon yönetebiliyor. Çünkü diyor ki 'ben gitmezsem oradaki subayım teröriste karşı can feda mücadele veremez.' Ama siz şimdi orada bu mücadeleyi veren insanlara arka taraftan 'bu örgüt elemanıdır' dersen nasıl oluyor da bu örgüt elemanı gidiyor da terör örgütü ile orada bu mücadeleyi veriyor. Bu yenilir yutulur bir şey değil."

#Sayfa#

"ORMANI KURTARMAYA ÇALIŞIYORUM"
(CHP'li vekilin sözleri) Geçenlerde milletvekillerinin yaptığı açıklama ile baltayı taşa vurdular. Bunların millet nedir? Ulus nedir? Bu kavramları öğrenmeleri lazım. Biz kalktık milletin tanıtımını yaptık. Bunlar bunu öğrenemedi. Tıpkı asabiyetin tanımını öğrenemedikleri gibi. Bunu da öğrenecekler yavaş yavaş.
Bazı BDP 'li arkadaşlar beni arıyorlar. Diyorum ki bu noktada benim samimiyetimden endişeniz varsa bu beni üzer. 'Biz size inanıyoruz' diyorlar. Bana inanıyorsanız o zaman şu yaptığınız açıklamaların dozunu bu kadar köşeli, sert tutmayın. Tutarsanız ben bunun altında kalmam. Çünkü ben ormanın kenarındaki bir ağaçla uğraşmıyorum. Ben ormanı kurtarmaya çalışıyorum.
(BDP Heyetinin ikinci kez İmralı'ya gönderilmediği iddiası) Şu tarihte diye belirlenmiş bir şey yok. Bu işin süresi diye bir şey söz konusu değil. Ne zaman gidilmesi gerekirse MİT ve Adalet Bakanlığımız bu işi karara bağlayıp 'uygundur veya uygun değildir' der. İlla iki kişi gidecek anlamına gelmez. Kiminle, aklı selimle bu iş gidecek. Buradan gelenler farklı şekilde geliyorsa, tahrike dönüyorsa aynı şekilde bu yola devam edemeyiz.

BİZİ ALIN AB'Yİ UNUTALIM
Bizim için Avrupa Birliği sürecini unutmak diye bir şey söz konusu değil. Fakat AB bizi unutmak istiyor ama çekiniyor unutamıyor. Halbuki bir açıklasa rahatlayacağız. Biz de işimize bakacağız. Onun için Sayın Putin'e 'Şangay 5'lisine bizi alın. Biz de Avrupa Birliği'ne Allahısmarladık diyelim' dedim. Şangay beşlisi daha iyi. Çok daha güçlü. Gelin derseniz geliriz dedik. Pakistan istiyor. Hindistan istiyor. Onların da talebi var. Hep beraber gideriz. Nüfus olarak falan onları çok çok aşar.

ANLAŞAMAZSAK TEKLİFİMİZİ SUNARIZ
Başkanlık sistemi, partimizin yönetim sistemi noktasındaki teklifidir. Yürütme noktasında bizim böyle bir teklifimiz var. Müzakere edilsin. Tartışılsın. Bu konuda söyleyecek sözü olanlar söylesin. Halkımız bu konuda bilinçlensin. Ana muhalefet partisi genel başkanı başkanlık sisteminde parlamento yoktur diyorsa bizim üzerimizde görev var. Anlaşamadığımız zaman yapabileceğiniz bir şey yok. Kendimiz hiç anlaşamadığımız takdirde anayasa paketimizi getireceğiz.

HAKKARİ'DE PİSLİK DİZ BOYU
Erdoğan Diyarbakır'da Suriçi ile kendilerinin ilgilendiğini belirtirken Hakkari konusunda ise şunları söyledi: "Hakkari, inanın pislik diz boyu. Afrika'ya gittik. Orada neyse orada da o. Ama nedense yaşayanlar olaya şehircilikte hizmetten bakmıyor.'Bana ne hizmet verdin' diye sormuyor. Yine oyunu ona veriyor. Herhalde bir gün idrak edecekler. Doğru neyse ona gelip oyunu verecekler' diyoruz. Neden Hakkari öyle kalsın."