X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Güler, eleştirilere cevap verdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Güler, eleştirilere cevap verdi

  • Giriş Tarihi: 28.1.2013 14:41

İzmir Milletvekili Birgül , gündem yaratan sözlerinin ardından gelen eleştirilere cevap verdi.

İzmir Milletvekili Birgül , hakkındaki eleştirilerin bir yanlış anlama olmaktan ziyade CHP üzerinde yürütülen gayrı meşru ve CHP dışından yeniden dizayn çalışmalarının bir parçası olduğunu belirterek, 'Adeta bir linç kampanyasına dönen bu şey bir kampanyadır. Hiç kimse bu kampanyanın, bu yalan haberin CHP'de bir parçalanma, bölünme, sarsılma ile sonuçlanacağını beklemesin. CHP, bunu kendi içinde tartışarak aşacak' dedi.

Güler, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, kendisinin de etnik kökeni, bir milliyeti olan Türk vatandaşlarından biri olduğunu söyledi. Boşnak kökenli bir Türk vatandaşı olduğunu ifade eden Güler, 'Babamın memleketi olan Yugoslavya gibi olmasını istemiyorum Türkiye'nin. 21. yüzyıla yakışmayan bu acılar, başka hiçbir yerde yeniden yaşanmamalıdır. Yugoslav ulus yapısı ve sosyalist alt yapı ortadan kaldırıldığında ülke milliyetler mezbahasına dönmedi mi? Yapılmak istenen Türk ulusu yapısını çözme operasyonu, buna benzer bir tehdit getiriyor gündeme' dedi.
Türk ulus yapısının Türkiye'deki tüm milliyetlerin bireysel özgürlükler temelinde ve pozitif hukuk sistemi çerçevesinde barış içinde bir arada yaşamasını sağlayabileceğini vurgulayan Güler, şöyle devam etti:
'Aşınmışlıkları onarabiliriz, kendimizi yenileyebiliriz. Bugün içine düştüğümüz bu sorunları çözememe sorunu yaklaşımdan kaynaklanıyor. 30 senedir sorunları çözmek için etnik ve dini kimlik siyaseti yapıldı. Kimliğine göre tanımladığınız bir topluluktan kimliğini çekip alın, geriye hiçbir şey kalmıyor. Sorunun tüm boyutlarını nasıl ortaya çıkartacaksınız? Bu sağcıdır, sağcı bir yaklaşımdır. Kimlik siyaseti aynı Yugoslavya'da olduğu gibi, bizde de toplumlara eşitlik, özgürlük, barış getirmiyor, ayrışma, yabancılaşma ve boğazlaşma getiriyor. Kimlik siyasetiyle meselelerimize bakmaktan vazgeçmek zorundayız. Sol yaklaşım bize 'ulusal sorun siyaseti'ne göre meselelere bakmamızı anlatıyor. Biz özgürlük, eşitlik ve barışı ancak bu sol yaklaşımla bulabiliriz. Bunu da Türkiye ancak CHP önderliğinde hayata geçirebilir. AKP'nin kimlik siyasetine dayanan çözüm önerileri, bizi daha derin sorunlara doğru itecek. Bu son derece hassas konularda sözlerimizi gerçekten söylediğimiz biçimde yansıtan gazete başlıkları okumak dileğiyle.'

Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Güler, yanlış anlaşılmasının tek nedeninin gazete başlıkları olup olmadığının sorulması üzerine, yaptığı konuşmanın basına verilmiş bir demeç değil, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmanın haberleştirilmesi olduğunu söyledi. Daha önce yaptığı 'Meşru müdafaa için saldırıdayız' sözlerinde 'saldırı' ile neyi kastettiğinin sorulması üzerine Güler, 'Onun tam doğrusu şuydu; 'Meşru müdafaa hakkı için saldırıdayız'. Türk ulusu, Türk vatandaşlığını ortadan kaldırmaya çalışan siyasetler 'ben bunu yapacağım' bilgisi vermiyorlar, kimsenin bundan haberi yok. Ama toplumda herkes biliyor ki, 'Ben Türk'üm' ya da 'Türk olduğumu söyler olmaktan artık sıkılır hale geldim, hemen ırkçısın, kafatasçısın muamelesi görüyorum 'sıkıntısı var. İzlemiyor musunuz bunu? Bana Türkiye'nin dört bir yanından bu 'aşağılanmışlık ruhu' ile ilgili pek çok sızlanma geliyor. Dedim ya, ulusal yapıyı tahrip ederek bir kimlik siyaseti yürütmek bizi öldürüyor. Artık ulusal kimliğinden söz etmenin sıkıntılı hale geldiği bir yerde kendini savunabilmek için uygun ortamı talep etmek zorundayım. Burada söz konusu olan tamamen 'lütfen beni ırkçı, kafatasçı olarak görme de, kendimle ilgili isteklerimi, hedeflerimi anlatabileyim'; bu ortamı sağlama çabası. Bu ortamı sağlamak bile büyük mücadele konusu şu anda. Kastım tamamen meşru müdafaa hakkını sağlamak için çalışma anlamındadır' diye konuştu.

'İŞÇİ PARTİSİ'NDEN NE BİR SES, NE BİR NEFES ALDIK'
CHP içindeki ulusalcı vekillerin İşçi Partisi'ne geçeceği iddialarının sorulması üzerine ise Güler, şöyle konuştu:
'İşçi Partisi'nden, orada sözü edilen genel sekreterden ne bir ses ne de bir nefes aldık. Ya da ben kendi adıma söyleyeyim, ama tüm arkadaşlarım adına da çok net söyleyebilirim bunu; o haber basın açısından büyük bir talipsizlik, diğer partinin genel sekreteri açısından daha büyük bir talipsizlik. Bunu araştırmak lazım, böyle bir haber nasıl yapılabiliyor?'
CHP'li Gürsel Tekin'in 'CHP içinde CHP'liler yok' sözlerinin hatırlatılması üzerine de Güler, 'CHP tüm toplumu kucaklamak üzere, farklı kesimlerin temsilcilerini gönüllü olarak çağırdı. Ama gelenler geldiklerinde CHP rozetini taktılar ve CHP'lidirler. 'Başka partide idi, geldi' ile '30 yıldır burada' olan arasında fark yok. Bizi birbirimizle ancak mücadele gücümüz bakımından karşılaştırmak mümkündür' karşılığını verdi.

'CHP'Yİ BÖLEMEYECEKLER'
Bazı milletvekillerinin açıklamalarını kınadığının hatırlatılması ve 'Parti içinde rahatsızlık uyandırdı mı?' sorusu üzerine Güler, 'Uyandırmaz mı? Ama mesele şu; bu açıklamamı orada arkadaşlarım dinledi, ertesi gün çok kişiyle paylaştık, hiç kimsede o gazete manşetlerinde atılan başlık anlayışı yoktu. Çünkü bizde böyle bir anlayış yok. Bu basit bir yanlış anlama olmaktan ziyade, ne yazık ki CHP üzerinde yürütülen gayrı meşru, CHP dışından yeniden dizayn çalışmalarının bir parçasıdır. Adeta bir linç kampanyasına dönen bu şey bir kampanyadır. Hiç kimse bu kampanyanın, bu yalan haberin CHP'de bir parçalanma, bölünme, sarsılma ile sonuçlanacağını beklemesin. CHP, bunu kendi içinde tartışarak aşacak' dedi.

Bir gazetecinin 'Türklerle Kürtler eşit midir? Tam olarak ne düşünüyorsunuz?' sorusuna ise Güler, şu karşılığı verdi:
'İnsani olarak Kürtler de, Türkler de, kimi söylerseniz söyleyin, elbette hiç tartışmasız eşittirler. Biz burada insani, kültürel eşitlikten söz etmiyoruz. Anayasa değişikliğinden ve bir siyasal yeniden kuruluştan söz ediyoruz. Bir seçenek var ki; 'ulus çadırımız olsun, milliyetlerimizin tümü hem o ulusun vatandaşı, yani çadırın dokusunda yer alsın, hem içinde özgürce varlıklarını sürdürsün' diyoruz. Bir başka öneri var ki; 'yamalardan oluşmuş bir çatı olsun, bütün etnisiteler kendileri birer hukuki varlık olsun'; yeni gelen öneri budur. Benim tartıştığım insani eşitlik değildir. Bir sol, bir sosyal demokrat ve hümanist bir insan olarak bu aklımın köşesinden geçmez. Aklımın köşesinden geçmediği için o başlığı görünce 'bu nereden çıktı' şaşkınlığım sürüyor. Şaşkınlığımı, bir tertiple karşı karşıya olduğumuzu düşünerek atmaktayım.'

Güler, bir soru üzerine, 'Meşru müdafaa hakkı istiyorum' sözünün tüm Türkiye ve tüm partiler için söylenmiş bir söz olduğunu belirterek, 'Siz ulusal yapıyı kaldırıyorsunuz, 'Türk' sözünü siliyorsunuz, ama nüfusun büyük çoğunluğu farklı farklı etnik kökenlere sahip, ama Türk vatandaşlığı çatısını seviyor. Bu insanların kimliğine bu kadar özenliyseniz, kimliğini onlara sormadan, rızasını almadan kaldırıyorsunuz ve bunlara çok başka bir sistem hazırlıyorsunuz. Bundan da bilgi vermiyorsunuz. Benim tüm kamuoyuna duyurmaya gayret ettiğim şey budur. Sorun CHP içi bir sorun değil, Türkiye geneli bir sorundur' diye konuştu.