X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Wanted' bize uymadı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Wanted' bize uymadı

Büyükelçilik saldırısı sonrası ABD'den, "Arananlar listesi olsun, ödül koyalım" önerisi geldi. Türk tarafı, "Bizim yasalara aykırı. Üstelik kaçanlar olabilir" dedi, DHKP-C operasyonu gerçekleştirildi

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne 1 Şubat'ta yapılan canlı bombalı saldırının ardından iki ülke arasında istihbarat ve işbirliğine yönelik ciddi müzakere süreci yaşandı. ABD tarafı, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile Türk polisinin sıkı işbirliği yapmasını, "arananlar listesi" ilan edilmesini, ödül konulmasını bile önerdi. Bu talebe karşın Ankara, "Türk stili operasyonda" ısrarcı oldu.

İŞBİRLİĞİ TEKLİFİ
ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone, iki örgüt arasında işbirliğine yönelik beklentilerini Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile yaptığı uzun görüşmede dile getirdi. Ardından da Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanları'na etkin işbirliği beklendiğini iletti. Türk emniyet ve istihbarat birimlerince elde edilen kanıtların stratejik bir ortak olarak kendileriyle de paylaşılmasını istedi. Büyükelçi Ricciardone, FBI ile Türk polisi arasında etkin bilgi paylaşımı için zemin hazırlamaya çalışırken, Büyükelçilik içinde ve çevresinde ele geçirdikleri son verileri de paylaştı. Ardından da FBI uzmanları ile Türk polisi aynı masaya oturdu. ABD Büyükelçisi Ricciardone, taleplerini gazetelerin Ankara Temsilcileriyle yaptığı toplantıda da açıklamıştı. Büyükelçi, ABD'de DHKP-C aleyhine dava açılması için ek kanıtlara ihtiyaçları olduğunu belirtmiş ve şöyle demişti: "Soruşturma için FBI ekibi geldi. FBI'nın kapasitesi oldukça ileri. Türk emniyetindeki uzmanların da öyle. Beraber çalışarak soruşturmayı ileri götürmeyi umuyoruz. ABD'ye karşı saldırılarda ülke dışında zanlıları yargılama yetkisine sahip kuruluşlar var. DHKP-C bu saldırıyla ABD adalet sistemini karşısına almış, Amerikan sistemine karşı suç işlemiş oldu. Şimdi Türkiye'nin yanı sıra diğer ülkelerle birlikte çalışacağız. ABD mahkemelerinin kabul edebileceği kanıtları bulma konusunda birlikte çalışabiliriz. Bu gruba karşı uluslararası işbirliği desteğini artırabileceğimizi umuyorum. Bizim hukukumuzda bu durumda dava açma hakkı doğuyor. Sağlam kanıtlar toplandıktan sonra DHKP/C'ye yönelik bir dava açılabilir."

OPERASYON GELDİ

Kanıtların, iki ülkede de yargıya taşınması için hala çalışmalar sürüyor. ABD'den gelen öneriler arasında, olası bombalı eylem yapabilecek kişilerin ABD'deki gibi "Aranıyor" posterleriyle ilan edilmesi ve başına ödül konması da vardı. Ödül yöntemine Türk yasalarına aykırı olduğu için 'Hayır' yanıtı verildi. İstihbarat sürecinin devam ettiğini belirten Ankara, Amerikan yöntemiyle Ecevit Şanlı ile iletişim kuran örgüt mensuplarının kaçabileceğini belirtti. FBI uzmanlarını kendi yöntemiyle düğmeye basmaya ikna etti. Bu istişare sürecinin ardından Ankara merkezli 28 ilde ikinci dalga DHKP-C operasyonu yapıldı.

SEVİL FRANSA'YA DÖNDÜ
Fransa'dan öğrenci değişim programı kapsamında geldiği Eskişehir'de DHKP-C operasyonunda tutuklanan ve 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan Sevil Sevimli, yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasının ardından dün Fransa'ya döndü. Sevimli'nin, 10 bin lira kefaletle yurtdışına çıkış yasağı kaldırılmıştı.

TEDAVİSİ EVDE DEVAM EDECEK
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne saldırıda gözünden yaralanan gazeteci Didem Tuncay, Ankara Numune Hastanesi'nden taburcu edildi. Prof. Dr. Nurullah Zengin, Tuncay'ın kendi isteğiyle önceki akşam taburcu edildiğini açıkladı. Tuncay'ın tedavisinin "evde bakım" uygulamaları kapsamında evinde devam edeceğini belirtti.

HASTANEDE PROTESTO
KESK üyeleri DHKP-C operasyonunda sendikalarına yönelik baskın ve gözaltıları protesto etti. İstanbul Şişli Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanları yaptıkları basın açıklamasında, hastanelerinden bir doktor ve hemşirenin gözaltında olduğunu belirterek "Kaygıyla izliyoruz. Demokrasinin en önemli unsuru, fikir özgürlüğüdür" dediler.

EMNİYET'TEN 'ŞÜPHELİ ZİYARET' İNCELEMESİ
Emniyet kaynaklarına göre, gözaltındaki zanlılardan KESK MYK üyesi A.Ş.'nin, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yönelik gerçekleşen saldırıdan 10 gün önce Paris ve Belçika'ya gittiği belirlendi. Polis, Ecevit Şanlı'nın bu ziyaretten hemen sonra Türkiye'ye gelerek eylem yaptığını dikkate alarak, keşif çalışmasının A.Ş. tarafından yurt dışına götürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde soruşturma yürütüyor.