X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dargeçit raporu açıklandı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dargeçit raporu açıklandı

  • Giriş Tarihi: 23.2.2013 16:07 Güncelleme Tarihi: 23.2.2013 16:10

Mardin'in Dargeçit ilçesinde 1995 yılında faili meçhul cinayetlere kurban giden 6 sivil ve bir uzman çavuşun akıbetlerinin ortaya çıkarılması için geçtiğimiz yıl Dargeçit ilçesine bağlı Bağözü köyünde yapılan kazılarda ortaya çıkan cesetlerin adli tıp raporu açıklandı.

Mardin İnsan Hakları Şubesi tarafından açıklanan rapora göre, 1995 yılında Dargeçit ilçesinde faili meçhul cinayetlere kurban giden 6 kişiden biri olan M. Emin Aslan'in kimliği tespit edildi. İHD Mardin Şubesi Başkanı Erdal Kuzu dernek binasında düzenlediği basın açıklamasında, Dargeçit raporu hakkında bilgi verdi. Kuzu, "Hukuki mücadele çerçevesinde 17.02.2012 ve 25.02.2012 tarihlerinde daha önce güvenlik gerekçesi ile boşaltılmış Dargeçit Bağözü (Tiruva) köyünde yapılan kazı çalışması neticesinde bulunan kemiklerin adli tıp tarafından incelenmesi sonucu ilk gelen rapor itibari ile köyün ortasında bulunan kuyuda bulunan kafatası ve kemiklerin iki ayrı insana ait olduğu ve bunlardan bir tanesinin kayıp Mehmet Emin Aslan'a olduğu adli tıp rapor ile ortaya çıkmıştır." dedi.

Gelecek ek rapor ile diğer kemiklerin kime ait olduğunu netleşeceğini belirten Kuzu, sözlerine şöyle devam etti: "Bu rapor, evlerinden gözaltına alınan ve gözaltı biriminde sorgulanan sivil yurttaşların devlet görevlileri tarafından açıkça ortadan kaldırıldıklarının resmi belgesidir, kanıtıdır. Kuyuda yanmış halde bulunan bu kemiklerin yıllardır aileleri ve bizler tarafından izlerine ulaşmak için çaba gösterdiğimiz, aralarında çocukların da bulunduğu 6 sivil ve bir devlet görevlisinin nasıl ortadan kaldırıldıklarına, yaşamlarına son verildiğinin hikayesidir."

MARDİN'DE 52 KİŞİ FAİLİ MEÇHUL CİNAYETE KURBAN GİTTİ

Mardin ili açısından 1993-1996 yıllarının karanlık bir dönem olduğunu ifade eden Kuzu, 52 sivilin gözaltında kaybettirildiğini iddia etti. Kuzu, şöyle konuştu: "Daha önce Mardin Derik ilçesinde işlenen cinayetler ve kaybettirilme vakalarına ilişkin hazırlanan iddianame ile Dargeçit'te bulduğumuz bu kemiklerin, yargısız infaz ve kaybettirilmenin bir devlet konsepti olarak uygulandığının teyididir. Parça parça halinde bulunan deliller bir bütün olarak insanlık dışı muamele ve uygulamaların sistematikliğini, bütünselliğini ortaya koymaktadır. 1993-1996 yılları arasında işlenen cinayetler, zorla kaybettirilme vakalarının muhakkak şekilde gerçeği ortaya çıkaracak şekilde irdelenmesi gerekmektedir. Bu soruşturmanın zaman aşımına uğramadan, failleri hakkında bir an önce soruşturma makamları tarafından güvenlik tedbirine başvurulması gerekmektedir. Bulunan cesetlerin kimlik tespitleri, ölüm nedenleri, öldürülme biçimleri, öldürülme tarihleri ve yaşları adli tıp kurumunun yapacağı çalışmadan sonra belli olacağı bilinmek ile beraber, kimliklerin tespiti veya tespit olunmaması halinde dahi şik'yet hakkı kullanılacaktır. Bununla beraber şu tespitleri kamuoyu ile paylaşma ihtiyacı duymaktayız."

"ÇOCUĞUMUN KEMİKLERİNE KAVUŞMANIN SEVİNCİNİ YAŞIYORUM"

Dargeçit ilçesi Bağözü köyünde oğlunu faili meçhul cinayete kurban veren M. Emin Aslan'ın babası İbrahim Aslan ise 18 yıl aradan sonra çocuğunun kemiklerine kavuşmanın sevincini yaşadığını söyledi. Aslan, şunları dile getirdi: "Allah dualarımı kabul etti. Bu soruşturmayı yürüten makamlardan tek isteğim, bu suçu yapanlar hakkında gereken işlemlerin başlatılmasını istiyorum. 18 yıldır oğlumun kemiklerine dahi kavuşmak için hep Allah'a dua ettim."

Dargeçit ilçesinde bulunan faili meçhul cinayetlerle ilgili hazırlanan raporda şu ifadelere yer verildi:

"Bağözü köyünde şüpheli olarak tespit edilen bütün yerlerde insan kemikleri bulunması nedeni ile toplu mezar alanı olduğu, bu neden ile köyün tamamının şüpheli alan olarak kabul edilerek, delillerin karartılmaması için adli makamlar tarafından koruma altına alınması ve uzman kişilerden oluşacak bir araştırma komisyonun daha geniş bir araştırma yürütülmesi gerekmektedir. Köyün 1992 ve 2000 yılları arasında güvenlik gerekçesi ile boşattırılmış olması, giriş ve çıkışların izne tabi olması, hakim tepede askeri noktaların bulunması nedeni ile gömülmelerin ve kuyuya atılmaların o tarihteki güvenlik görevlilerin bilgisi dahilinde gömüldükleri... Kişilerin hiçbir hukuki, dini ve örfi kural dikkate alınmaksızın gömüldükleri veya kuyuya atıldıkları... Gömülen veya kuyuya atılmış kişilerin normal bir ölüm sonucu yaşamlarını kaybetmedikleri... Bir kısım cesetlerde bulunan elbiselerin sivil yurttaşların günlük yaşamda kullandıkları elbiseler oldukları ve elbiselerin üzerinde firma etiketlerinin bulunduğu... Bulunan cesetlerin başvurucu ailelere ait çıkmaması halinde dahi gömülme veya atılma biçimi, kemiklerde ki şüpheler, diğer nedenlerden dolayı savcılık tarafında özenli ve ayrıntılı bir soruşturmanın yürütülmesi, olayın gerçekleşme biçimini ortaya çıkaracak şekilde dönemin güvenlikten sorumlu görevlilerini, belediye görevlileri ve başkanlarının şimdilik bilgilerine veya ifadelerine başvurulmasını... Halen devam Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın genişletilmesi ve etkin bir soruşturmanın yürütülmesini... Faili meçhul cinayet, kayıp yurttaşların akıbetlerini ortaya çıkarılacak tarafsız ve bağımsız bir komisyonun kurulması... Yine mezar açma işlemlerinin BM protokolüne uygun bağımsız komisyonlar tarafından yapılmasını talep etmeyiz. Bu soruşturma da adli makamların delillerin toplanmasında duyarlılık gösterdikleri, adli tıp uzmanı ve yardımcılarının yeteri özeni gösterdiği tespiti yapılmıştır. Yapılan çalışmanın kamuoyu ile paylaşılması ve yargısız infazlardaki dehşetin kamuoyu tarafından bilinmesi için söz konusu çalışma rapor haline getirilmiştir."