X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Meclis'te ağlatan deprem toplantısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Meclis'te ağlatan deprem toplantısı

  • Giriş Tarihi: 1.3.2013 19:13 Güncelleme Tarihi: 1.3.2013 19:14

TBMM'de, Deprem Haftası etkinliği kapsamında düzenlenen ''Doğal Afetlerde Gönüllü Arama-Kurtarma Ekiplerinin Önemi'' konulu toplantıda gösterilen Marmara Depremi'ne ait görüntüler duygulu anların yaşanmasına neden oldu.

Toplantının açış konuşmasını yapan TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu, geçmişte meydana gelen depremler ve ardından yaşananlar incelendiğinde, toplumun bu afete karşı hazırlıksız yakalandığının görüleceğini ifade etti. Bu nedenle, başta deprem olmak üzere doğal afetlere karşı toplumu bilinçlendirmenin önemine değinen Neziroğlu, düzenledikleri etkinlikle, bu konuda katkı sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

TBMM İdare Amiri ve AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu bilgisizlik, plansızlık, aç gözlülük hatta hırsızlık gibi nedenlerle, doğal afetler karşısında insanlık felaketlerinin yaşanabildiğini belirtti.

Uslu, özellikle 1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi'nin ardından bu konuda farkındalığın arttığını, devletin, denetim zafiyetinin envanterini çıkardığını ifade etti. Uslu, afet yönetiminin devletin öncelikli işleri arasına alındığını, kentsel dönüşüme hız kazandırıldığını, arama-kurtarma ekiplerinin yaygınlaştırıldığını, toplumsal bilincin artırıldığını kaydetti.

Türkiye'deki arama kurtarma ekiplerinin afetlerin ardından çok sayıda can kurtardıklarını anlatan Uslu, bu ekiplerin yurt dışında yaşanan afetlerin ardından yapılan kurtarma çalışmalarında da önemli başarılara imza attıklarını dile getirdi.

Marmara Depremi'nin yaşandığı sırada, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ile birlikte bir televizyonda canlı yayın konuğu olduklarını anımsatan Uslu, ''Felaketleri beraber yaşıyoruz'' diye espri yaptı.

Toplantıda, Marmara Depremi'nde yıkılan bir enkazdaki çocukların, başka bir depremzede tarafından kurtarılmasının görüntüleri izlettirildi. Toplantıya katılanlar, göz yaşlarına hakim olamadı.

''Kızım Merve yaşıyor olacaktı''

Marmara Depremi'nde İzmit'teki evinin yıkılması sonucu iki çocuğunu kaybeden AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, deprem anında yaşadıklarını anlatırken güçlük çekti.

Evinin bulunduğu binanın aslında sağlam olduğunu ancak fay hattı üzerine kurulduğunu belirten Şeker, ''Depremde bina yıkıldı. Toplam 8 kişi öldü. Bunlardan ikisi benim çocuklarımdı. Eşim ve 2,5 yaşındaki çocuğumla beni, komşularımız kurtardı. Siyaset yapmıyorum ama o depremi yaşayan biri olarak şunu söyleyebilirim: Depremin ilk gününde devlet orada yoktu. Bugünkü gibi AKUT olsaydı, devlet bilinçli olsaydı, enkazda dokunduğum ama üzerindeki betonu kaldıramadığım kızım Merve yaşıyor olacaktı'' diye konuştu.

Doğal afetlerde toplumun bilinçlendirilmesi konusunda Marmara Depremi'nin milat olduğunu belirten Şeker, ''Resmi kayıtlara göre Marmara Depremi'nde 17 bin 118 kişi öldü. Bilim adamları ise bu depremde aslında yalnızca bir kişinin öldüğünü söylüyor. O da kırılan bir fay hattına düşerek ölmüş. Diğerlerinin ölüm nedeni, bina güvensizliği'' dedi.

Mehmet Şeker, bina güvensizliğinde ilk sorumluların mimar ve mühendisler, ikinci sorumluların resmi kurumlar, üçüncü sorumluların ise binasına bir kat daha çıkabilmek için yerel yöneticilere baskı yapan vatandaşlar olduğunu söyledi.

''Vakıflar, darbelerle unutturuldu''

AKUT Başkanı Nasuh Mahruki de AKUT'un kuruluşu, yurt içi ve yurt dışında katıldığı arama-kurtarma çalışmaları, toplumu afetler konusunda bilinçlendirme ve üyelerin eğitimine ilişkin faaliyetlerini anlattı. Mahruki, AKUT'un BM tarafından akredite edilmiş ilk Türk arama-kurtarma ekibi olduğunu ifade etti.

AKUT'un, faaliyetlerini dernek ve vakıf üzerinden yürüttüğünü anlatan Mahruki, vakıfların, örgütsel çalışmalardaki önemine dikkati çekti. Aslında bin yıldır devam eden vakıf kültürünü, ülkede yaşanan darbelerin unutturduğunu belirten Mahruki, Marmara Depremi'nin, toplumun örgütlenerek çalışmasının önemini bir kez daha açığa çıkardığını kaydetti.

Marmara Depremi'nde arama-kurtarma ekiplerindeki kişi sayısının kendileri ile birlikte toplam 220 olduğunu anlatan Mahruki, Van Depremi'nde bu sayının 4 bin 500 olduğunu söyledi. Mahruki, bunun, Marmara Depremi'nin ardından arama-kurtarma ekiplerine verilen önemin işareti olduğunu vurguladı.