X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'İmralı heyeti değişecek!'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'İmralı heyeti değişecek!'

  • Giriş Tarihi: 2.3.2013

Hükümet ve AK Parti, tutanakların yayımlanmasının sorumluluğunun BDP heyetinde olduğu sonucuna vardı. Hâkim düşünce ise "BDP ve Kandil'de bir grup 2014'teki yerel seçimlerle cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar silah bırakılmasını istemiyor" şeklinde

İmralı'ya giden BDP heyetinin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin tutanaklarının kamuoyuna sızmasından sonra Ankara "Bunu kim ve ne amaçla yaptı?" sorusuna yanıt aradı. Hükümet ve AK Parti'de yapılan değerlendirmelerde varılan sonuç ise "BDP ve Kandil'deki bir grup 2014'teki yerel seçimler ile cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar silah bırakılmasını istemiyor. Hedef süreci sabote etmek" oldu.

KAYIT CİHAZI İLE Mİ GİTTİLER?
İmralı tutanaklarının sızması ile birlikte tartışmalar içerikten çok bunları kimin ve ne amaçla sızdırdığı sorusuna odaklandı. Tutanaklar yayınlandığında önce "BDP'lilerin görüşmeye giderken yanların kayıt cihazı (kalem şeklinde olanlardan) götürmüş olabilecekleri düşünüldü. Yayınlanan metin ile MİT'in elindeki tutanaklar karşılaştırıldığında birebir aynı olmadığı, Öcalan'ın konuşmasının bazı bölümlerinin tutanaklara yansıtılmadığı görüldü. Bu da görüşmeye kayıt cihazı sokulduğu tezini çürüttü. Geriye görüşmeye gelenlerin daha sonra bunları kaleme almış olabileceği ve üzerinde eklemeler yaptığı ihtimali kaldı.

HEDEF İKİ SEÇİME SİLAHLA GİRMEK
Tutanakların kim tarafından ne amaçla sızdırıldığı konusunda masada iki seçenek vardı: "BDP ve MİT." İktidar, "Orada güvenilir kişiler var ve sızdırmaları mümkün değil" diyerek MİT'i eledi. Geriye BDP kaldı. BDP ve neden sızdırıldığına ilişkin şu değerlendirme yapıldı: "Öcalan, haziran ayına kadar terör örgütü PKK'nın sınır dışına çekilmesini istiyor. BDP ve Kandil'deki bir grup ise bunun iki yıla yayılmasını, yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimine silahlar bırakılmadan gidilmesini istiyor. Bu grup, Öcalan uzun süredir cezaevinde olduğu için ütopik kaldığını ve gerçeklerden, alandan kopuk olduğunu düşünüyor. İddiaya göre, silahların bırakılmasını istemeyen bu grup tutanakların sızmasına sağladı. Tutanakları İmralı'ya giden heyette yer alan ve iki seçime silahsız gidilmesini istemeyen gruba yakın bir ismin sızdırmış olabileceği kanaati oluştu. Kandil kanadından gelen "Çekilme için iki yıla ihtiyaç var" açıklamaları da bu tezi güçlendirdi. Silahlar bırakılmadan seçime gidilmesi, PKK'nın bölgede vatandaş üzerindeki baskısını sürdürmesi ve oylarda herhangi bir kaymanın önüne geçilmesi anlamına geliyor.

BDP VEYA HEYET DEVRE DIŞI KALACAK
Gelinen noktada iktidar kanadındaki genel hava sürecin devam etmesi gerektiği yönünde. Ancak BDP veya İmralı'ya gidecek heyetin pozisyonu ile ilgili ayrıca bir değerlendirme yapılacak. Bu konuda iki alternatif bulunuyor. BDP'nin tamamen sürecin dışında bırakılması veya İmralı'ya gidecek heyetin değiştirilip yeni isimlerle yola devam edilmesi. BDP devre bırakılırsa siyasi aktör olmayacağı için ikinci seçenek olarak heyetin bileşiminin yenilenmesi daha güçlü görünüyor.

'BAŞBAKAN'A KOMPLO İÇİNDE OLMAYIZ'
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, görüşme notlarını kendilerinin sızdırmadığını belirterek, "Baldıran zehri içeceğini söyleyen Başbakan'a karşı komplo içinde olmayız. Biz de içimizde araştırma yapıyoruz. Sayın Başbakanın içinin rahat olması lazım. Hiçbir arkadaşımız süreci tıkayacak, durduracak bir tutum içerisinde asla olmayacak" dedi.

'GERÇEKLE İLGİSİ YOK'
DTK eşbaşkanı Ahmet Türk ise "Bu tartışmaları spekülasyon olarak değerlendiriyoruz. Araştıracağız. Tutanakların gerçekle bir ilgisi yok gibi görünüyor" dedi. BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de "Tutanakların ortalığa dökülmesinden Öcalan ve BDP'nin bir yararı olamaz" diye konuştu.

TAN MI SIZDIRDI?
Başkent dün tutanakları sızdıran kişinin Diyarbakır Milletvekili Altan Tan olduğu iddiaları ile çalkalandı. Bazı internet sitelerinde, tutanakları yazan gazetecinin, Tan'ın TBMM'deki odasında öğle saatlerinden 15.30'e kadar kaldığına ilişkin kamera kayıtlarının olduğu yazıldı. Görüntülerin Meclis tarafından incelendiği iddia edildi. Bir başka iddia ise gazetecinin BDP Genel Merkezi'nde akşama kadar kaldığıydı. Milliyet gazetesinin Ankara Temsilcisi Fikret Bila ise tutanakların BDP'den alındığını açıkladı.