X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Diyarbakır’da sürpriz buluşma
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Diyarbakır’da sürpriz buluşma

  • Giriş Tarihi: 15.3.2013 17:45

Dışişleri Bakanı , ''Allah muhabbetimizi daim eylesin, aramıza fitne fesat sokmak isteyenlere fırsat vermesin'' dedi.

Kentteki temaslarını sürdüren Bakan Davutoğlu, beraberinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Vali Mustafa Toprak, AK Parti milletvekilleri Mine Lök Beyaz ve Cuma İçten ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret etti.

Belediye Başkanı , belediye önünde karşıladığı Bakan Davutoğlu'na bir demet nergis verdi. Baydemir, "İnşallah barışa vesile olması umuduyla bu çiçeği size getirdim." dedi. Çiçeği koklayan Bakan Davutoğlu, çok güzel koktuklarını ifade ederek, ''Bu koku inşallah barışın da kokusu olur'' dedi. Daha sonra makama geçen bakanlar Davutoğlu ve Eker ile beraberindekiler, Baydemir ile görüştü.


''DİYARBAKIR AŞIK OLDUĞUMUZ ŞEHİR''

Bakan Davutoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada, Diyarbakır'da hafızalarından silinmeyecek hatıralarla yüklü bir ziyaret gerçekleştirdiğini söyledi.

Diyarbakır'ın insanlık tarihinin ders alacağı bütün birikime sahip nadide bir şehir olduğunu vurgulayan Davutoğlu, ''Diyarbakır aşık olduğumuz şehir. Kadimin tüm kültürlerini Diyarbakır'da bir şekilde görüyoruz. Kadimin en önemli simgesi selamdır. Selam verdiğimiz her anda aslında sadece karşınızdakilere, 'merhaba' demiş olmuyor, 'doğaya, insanlara, herkese barış ve huzur' diye dua etmiş oluyoruz. Onun için selam ibadettir, barıştır. Selam veren herkes aynı zamanda karşı taraf, 've aleyküm selam' derken, 'ben senden eminim, sen de benden emin ol' demiş olur. Benim Diyarbakır sokaklarında gördüğüm bu selam bilincidir'' dedi.

''Diyarbakır'ın kıymetini bilelim'' diyen Bakan Davutoğlu, Diyarbakır gibi bir şehri emanet olarak almanın büyük bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Bakan Davutoğlu, Baydemir'e, büyük bir vazife yürüttüğünü, Diyarbakır gibi bir şehri emanet almanın büyük sorumluluk ifadesi olduğunu dile getirerek, ''Her taşı, her taşın üzerindeki her kitabeyi, her kitabenin her harfini korumak, o taşın kıymetini idrak ederek gelecek nesillere aktarmak boynumuzun borcudur. Diyarbakır tüm insanlığın hazinesi, bizim ise göz bebeğimizdir. Bu açıdan Diyarbakır'da bu vazifeleri üstlenmiş herkes için bu büyük bir sorumluluk ve büyük bir onurdur'' diye konuştu.


BAŞBAKANIN 2005 YILINDA VERDİĞİ MESAJ

Bakan , hükümetin çözüm süreci ile ilgili son derece güçlü bir iradesi olduğuna dikkati çekerek, ''Sayın başbakanımızın 2005 yılında Diyarbakır'da yaptığı konuşma ile başlayan süreçte, Diyarbakır, bölge ve tüm Türkiye'ye verdiği temel hak ve özgürlük ile demokrasi mesajı, o gün olduğu gibi bugün de taptaze. Bu süreç yine başbakanımızın güçlü iradesi ile tüm hükümetimizin benimsediği bir süreç. Herkesin tam bir bilinçle bunu sahiplenmesi ve bir selam bilincinin yaygınlaştırılması lazım. Bayramımızı bayram etmek için onu yaygınlaştırmak lazım. Nevruz çiçekleri ile karşıladığımız Nevruz aynı zamanda cemrenin havaya suya veya toprağa düşmesidir. Cemre burada sembolik olarak halkımız ve tüm kesimler arasındaki muhabbettir'' dedi.

Bu sırada söze giren Bakan Mehdi Eker de, ''Cemre, aşkın ateşidir'' derken Bakan Davutoğlu, ''Cemre nasıl Nevruz'da havaya, suya ve toprağa düştüyse, muhabbet cemresi de Diyarbakır'a, Bursa'ya, İzmir'e, Ankara'ya, Hakkari'ye, Edirne'ye ve her yere düştü. Zaten vardı, yenilendi'' dedi.

Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunu Diyarbakırlı kardeşlerimizin de çok idrak ettiğini görüyorum. Bu gelişimde gördüğüm misafirperverlik dolayısıyla bir kez daha teşekkür ediyorum. Diyarbakır'ı son ziyaretimde Cuma namazında terlemiştim. Arkadan uzanan bir el bana, 'Sayın bakanım biraz önce aldım tertemiz' diyerek bir mendil uzattı. Ben de, 'eğer senin terin bulaşmış olsaydı benim için çok daha kıymetli olurdu' dedim. Çünkü biz terlerimizle terlerimizi karıştırmaya, acılarımız varsa acılarımızı acılarla karıştırarak aynı ağıtları yakmaya, muhabbeti paylaşarak gelecek nesillere güzel bir emanet bırakmalıyız.''


''ALLAH MUHABBETİMİZİ DAİM EYLESİN''

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hazreti Süleyman Camisi'nde vatandaşların caminin etrafında çevre düzenlemesi yapılması talebinde bulunduğunu ifade ederek, bunun sağlanması halinde Diyarbakır halkına güzel bir hediye olacağını belirtti.

''Allah muhabbetimizi daim eylesin, aramıza fitne fesat sokmak isteyenlere fırsat vermesin'' diyen Bakan Davutoğlu, herkese bu toprakların, bu tarihi birikimin nimetinin farkında olarak davranmanın nasip olmasını diledi.

Davutoğlu, sorumluluğun herkese ait olduğunu, yaşanan sıkıntıların konjöktürel olduğunu söyleyerek, ''Yaşanan sıkıntılar bin yıllık tarihte aslında parantez içinde kalması gereken sıkıntılardır. İnşallah bunlar aşıldığında hem ülkemizdeki restorasyon hem bölgedeki restorasyon yeniden imar, yeniden bir düzen inşa etme faaliyeti başarıya ulaşır ve bu da aynı zamanda tüm insanlığa barış mesajı olur'' diye konuştu.


''TARİHİ BİR ZAMAN DİLİMİNDEN GEÇİYORUZ''

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise konuşmasına, ''8 bin yıllık tarihe sahip ve kurulduğu günden bu yana yaşamın hiç kesintiye uğramadığı, dünyanın narin ve nadide şehirlerinden biri olan Diyarbakır'a hoş geldiniz'' diyerek başladı.

Diyarbakır'ın 33 farklı medeniyete ev sahipliği yaptığını, tüm farklı inançları, kimlikleri, kültürleri ve dilleri bünyesinde barış içerisinde yaşattığını ifade eden Baydemir, ''Umuyor ve diliyorum ki; yakın gelecekte el ve yürek birliğiyle ortak akıl ve vicdanla inşasına başlanan barış süreci nihai ve kalıcı bir barışa vesile olur ve bu kent daha nice 8 bin yıllar medeniyetlere, insanlığa, insanlara ev sahipliği yapar. Gelişinizi bu manada değerli buluyoruz. Ülkemiz ve Diyarbakır'ın kardeşlik hukukunun inşası açısından çok değerli buluyoruz'' dedi.

Baydemir, uzun yıllar ülkede ciddi sorunlar yaşandığına değinerek, şöyle dedi:

''Neredeyse cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar ciddi sıkıntılar yaşadık. Bu ciddi problemler belki de çözme algısı ve bakış açısından kaynaklı ama maalesef sorun daha da katmerleşti. Üzülerek ifade etmeliyim ki; ülkemizin doğu ve batı, kuzey ve güney yakası arasında algıda bir farklılık, sevinçte ve tasada uzaklaşma süreci yaşandı. İnşallah ortak çaba ile hak, özgürlük, eşitlik ve adalet temelinde yaşam temelli yeni bir süreci ve sayfayı hep birlikte açma imkanına sahip oluruz. Bu sayfada da inşallah barışı, dostluğu, adaleti, hukuku ve birlikte yaşamı hep birlikte nakşedebiliriz. Diyarbakır ile Ankara arasında inşa edilecek barış köprüleri Diyarbakır ile Trabzon, İzmir, Çanakkale arasında inşa edilecek barış köprüleri inşallah sadece ülkemizdeki tüm insanlara ve sizin ifadenizle hazinelere katkı sunmakla kalmayacak, bu barış köprüleri Ankara ile Mahabad arasında, Bağdat ile Hewler arasında Şam ile Kamışlı arasında yani Ortadoğu coğrafyasında yaşayan tüm insanlar için de barışın ve birlikte yaşamın zemini haline dönüşür. Tarihi bir zaman diliminden geçiyoruz. İnşallah bu kez mahcup olmayacak, samimiyetle, kararlılıkla, cesaretle insanlarımızın tümüne hak ettiği barışı armağan etme imkanına sahip olacağız. Sadece yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da mesulüz. Bu itibarla mutlaka gelecek nesillere çatışmayı, kavgayı değil, inşallah barışı miras bırakabileceğiz.''

Baydemir, konuşmasının sonunda Kürtçe ve Zazaca lehçesinde, ''hoşgeldiniz, baş göz üstüne geldiniz'' dedi.

Ziyaretin sonunda Baydemir, Bakan Ahmet Davutoğlu'na, Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel değerlerinin yer aldığı bir plaket ile GAP Belediyeler Birliği'nce hazırlanan yayın ve Türkçe Kürtçe basılan Diyarbakır kent rehberi hediye etti.

Bakan Davutoğlu da, üzerinde çınar ağacı bulunan bir plaket verdiği Baydemir'e ''Böyle bir çınar ağacının altında hep birlikte ebediyete kadar barış ve huzur içinde yaşayalım'' derken Baydemir de, ''İnşallah bu çınar ağacını sevgiyle sulayıp büyüteceğiz'' karşılığını verdi.