X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Acıyı bal eylemeliyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Acıyı bal eylemeliyiz

  • Giriş Tarihi: 20.3.2013

Diyarbakır'da 5 yıl önce oğlunu teröre kurban veren AK Parti'li Oya Eronat'tan çağrı: "Bu süreci sonlandırırsa, annelerin yüreğindeki acı ve sevgi sonlandıracaktır"

Barış sürecinin en kritik virajı sayılan, 21 Mart'taki nevruz öncesi Diyarbakır izlenimlerine devam ediyoruz. Bu aşamada en önemli söz sahipleri arasında evlatlarını teröre kurban vermiş anneler yer alıyor. Bu acılı annelerden biri var ki o, barış umudunu yaşadığı evlat acısından daha yüce tutuyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yürekli anneler sürece destek versin" sözlerine sembol olacak bir tavır gösteriyor. Bu bilge anne, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat. 5 yıl önce Güneydoğu'da yılbaşı haberlerini takip etmek üzere yine Diyarbakır'daydım. 3 Ocak 2008 günü bir dershanenin önüne park edilen bomba yüklü araç, askeri servis otobüsünün geçişi sırasında patlatıldı. Bomba kaldığım Dedeman Oteli'nin dibinde patlamış, vahşeti gözlerimle görmüştüm. Dershaneye giden 6 öğrenci ve bir sivil ölmüştü. Hayatını kaybedenlerden biri Eronat'ın henüz 17 yaşında olan oğlu Eren Şahin'di. İşte o yürek yangını günlerinde tanıştığım Oya Hanım ile tekrar görüştüm.

* Bir yanda içinizde evlat acısı yangını var, bir yandan itfaiyeci olup başka yüreklerdeki yangını söndürmeye çabalıyorsunuz. İç dünyanızı herkes öğrenmeli sanki?
Bu süreci sonlandırırsa annelerin yüreğindeki acı ve sevgi sonlandıracaktır. İkisi karmaşık duygulardır ama sırrı da budur. Acının bal eylenmesi gerekiyor. Evlat acısı yaşayanlar daha çok katkı sunuyor ve sunacak. Çünkü acı o kadar büyüyor büyüyor ki insanın yüreğinde kin ve intikam duygularına yer kalmıyor. Hiçbir anne ağlamasın diyor ve bu sürece katkı sağlıyor. Canı yanmayan insanlardan da empati kurmalarını bekliyoruz. Evladı dağda olan anneler var, çocukları gelsin istiyorlar. Gene evladını askere gönderen anneler var, davul zurnayla göndermek istiyorlar. Her telefon çaldığında yürekleri pır pır etsin istemiyorlar.

ANNELERE ÇAĞRI

* Bütün annelere seslenmeniz için haklı koşullarınız var. Nedir seslendirecekleriniz?
El ele verelim, savaş baronlarına karşı çıkalım, kol kola girelim, herkes üzerine düşen vazifeyi yapsın. Asarım keserimli cümlelerle 30 yılda 35 bin insanımızı kaybettik. Herkes yumuşak bir dille çevresini etkilesin ki, bizde böyle bir barış ortamına kavuşalım. Batılısı, doğulusu hep birlikte.

* Çok uzun bir zamana yayılır mı endişesi var sürecin? İngiltere'de IRA ile barış sürecinin tam 10 yıl sürdüğünü söylüyorlar.
IRA'nın 128 tane silahlı militanı olmasına rağmen 10 yıl sürmüş. Diyelim ki bizim dağlarda 5 bin silahlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var. Sayı fazla diye bu sorunu çözmek daha mı zor olacak? Bana sorarsanız hayır. IRA ile İngiltere'ye baktığımız zaman biri Protestan, biri Katolik. Bir Müslüman ile Hıristiyan kadar fark var aralarında. Buradaysa herkes Müslüman ve Sünni. O nedenle barış ve huzurunTürkiye'de çabuk olacağına inanıyorum.

'BİTİRİN DE NASIL BİTİRİRSENİZ BİTİRİN'
* Halk desteği çok önemli elbette değil mi?
Sadece tepedeki insanların barışmasıyla bu iş çözülmez tabii ki. Halkın desteği çok önemlidir. 2011'de Türkiye'de çözüme destek yüzde 19'du. Öcalan ile görüşmelerden sonra destek halk tabanında yüzde 42 olmuş. Bunun da en az yüzde 35'inin kadınlar olduğuna inanıyorum. Çünkü, bir genç öldüğü zaman annenin yüreği babalardan daha çok yanıyor. MHP'lisi de istiyor bu sürecin olumlu sonuçlanmasını. Çünkü onun oğlu da askere gidecek. Batı'daki insan da istiyor barışın gelmesini? Çünkü oğlunu davul zurna ile askere yollamak istiyor. Çalan telefonda yürüği pır pır etmesin istiyor.

* Askerde ya da dağda ölen gençlerin aileleriyle görüşme şansınız olmuştur sanırım?
Elbette. Gerek asker, gerekse de PKK'lı aileler ile çok defa görüştüm. Terör alt komisyonunda görev yaptım çünkü. Evladını dağda kaybetmiş babayı dinledik, evladını askerde kaybetmiş anneyi dinledik. Ortak ses çıkıyor: "Bu işi bitirin". Doğuda soruyoruz 'Amca nasıl bitirelim?' Diyor ki, "Bitirin de nasıl bitirirseniz bitirin."